Yayın Akışı

> Arşiv > Televizyon Programlari Arşiv > Kürşat Başar’la

Kürşat Başar’la
Bu hafta; Tamer Karadağlı, Gülşen, Haluk Şahin, Deniz Çakır ve Zerrin Tekindor, Kürşat Başar’ın yemek masasında, sohbetin tadına bakıyor.

KÜRŞAT BAŞAR’LA

CNN TÜRK, 24 Ocak Cumartesi günü “Kürşat Başar’la”yı saat 22.00’de ekrana getiriyor.

Bu hafta; Tamer Karadağlı, Gülşen, Haluk Şahin, Deniz Çakır ve Zerrin TekindorKürşat Başar’ın yemek masasında, sohbetin tadına bakıyor.

Zerrin Tekindor Aşk-ı Memnu dizisinden ve rolünden ve açtığı sergilerden bahsediyor. Resim yaptığını çok insanın bilmediğine değinen Tekindor, Murathan Mungan’ın Geyikler Lanetliler oyununda oynadığını ve çok mutlu olduğunu söylüyor. Evliliğin çok başka bir durum olduğunu değinip, 13 yıllık evliliğin sonunda hala eski eşini sevdiğini görüştüğünü bir pişmanlık duymadığını belirtiyor.

Eskiden kendisinin TRT’de görevli olduğu sürede Aşk-ı Memnu kitabının diziye çekiminden bahseden Haluk Şahin, yazılarından dolayı bazen teşekkürler bazen ise tehditler aldığını söylüyor. Türk olmak kolay değil kitabının isminin nereden geldiğini anlatıp gerçek büyük şöhretlerin arkasında gerçekten bir marifet olduğunu düşünüyor. Bu yıl şiir kitaplarının ikincisinin çıkacağını belirtiyor. Babasıyla olan iyi ilişkisinden bahsedip, babasının ölümüne kadar yazdığı tüm kitaplar için bir okuyucunun garanti olduğunu söylüyor. Kendisi ilk eşinden ayrıldıktan sonra oğluna hiç annesiyle ilgili kötü söz söylemediğine değiniyor ve eski eşiyle hala görüştüğünü anlatıyor.

Basının insanı kışkırtacak cümleleri çok iyi bildiğini vurgulayan Deniz Çakır, kendisi daha genç ve yolun başında olduğu için başta çıkan haberlerden sarsıldığını fakat şu an önemsemediğini ve cevap vermemek gerektiğini söylüyor. Kadınsanız ve güzelliğiniz varsa işin daha zor olduğunu, güzelliğin artık dezavantaja döndüğünü düşünüyor. Fotoğrafçılığı şu an hobi olarak yaptığını ama çok sevdiğini söylüyor.

Basında yazılan şeylerle kendi karakteri arasında büyük fark olduğuna değinen Gülşen, saygın olmak için çok çirkin olmak gerektiğini, bir insan güzelse bunun üretkenliğin önüne geçtiğini, çirkinlerin ise bir yer sahibi olduklarını söylüyor. Magazin anlayışının insanı yerle bir etmek olduğuna vurgu yapıp, zaman ile asılsız şeyler yüzünden karalansalar da aklanacaklarını düşünüyor. Bir çoğuna göre kendisinin sadece seksi şarkıcı olduğunu söylüyor. Seksi olması üretkenliğin önüne geçince kötü olduğunu düşünüyor. Daha adını koymamış olduğu çıkacak olan yeni albümünden söz ediyor. “Şarkı yazmam için ya çok acı çekmeli ya da platonik aşık olmalıyım” diyor. Son dönemde platonik aşk ile yazdığını belirtiyor. Şiirler ile ilgileniyor yazıyor fakat kitap çıkartmak için daha vakti olduğunu düşünüyor ve “Aşkta mantık yoktur” diyor.

Tamer Karadağlı önceden okuduğu tüm haberlere inandığını, daha sonra kendi ile ilgili asılsız haberler çıktıkça haberlerin hepsine olan güvenini kaybettiğini söylüyor. Türkiye’de şöhret olmanın çok kolay olduğunu söylüyor. Amerika’da basın Türkiye gibi olduğunu düşünmüyor. Kendi haklarını aramak için basın mahkemesi olmadığını düşünüyor. ‘Sanatçı örnek olmalıdır’ felsefesine sonuna kadar karşı çıkarak ‘Sanatçı özgür olmalıdır’ diyor. Amerika’da insanların 4 ay film çektiklerini diğer aylar boş kaldıklarını ve başka önemli işlere imza atabildiklerini söylüyor. Burada ise televizyonda sürekli çalıştıklarını söylüyor. Bu işe girerken alkışı sevip girdiğini pişmanlık duymadığını söylüyor fakat zaman zamanda sıkılıyor. Gün içinde çıkan haberlerin sonunda insanın sinirlendiğini söylüyor. Yakın bir zamanda bir film olacağını, televizyona biraz ara vereceğini söylüyor.

YAYIN TARİHİ:  24 OCAK 2009 / CUMARTESİ
YAYIN SAATİ:  22.00




Site linki: http://www.yayinakisi.com/program/17960/kursat-basarla.html