Yayın Akışı

> Arşiv > Televizyon Programlari Arşiv > Göç Hikayeleri

Göç Hikayeleri
TRT, Balkanlardan, Kafkaslardan ve Orta Asya'dan Türkiye'ye uzak ve yakın geçmişte yaşanan göçleri, "Göç Hikayeleri" başlığıyla ekrana taşıyor.

Göç Hikayeleri
 
Yönetmen: Sibel DEÐER
Program Ekibi: Görüntü Yönetmeni:Kamil KAYALI
Yapım Yardımcısı:Bülent SARPKAYA
Kurgu:Füsun GÜNERSU
Metin Yazarı: Halime TOROS
Özgün Müzik: İrfan GÜRDAL
Işık Şefi: Tarık Sami DEMİRCİ
Ses: Selçuk SEÇKİ, Muharrem ARMAN, Haşim DURTAŞ, Doğan YENER
 
 

"Türkistan'dan Anadolu'ya bir uzun yürüyüş"

TRT, Balkanlardan, Kafkaslardan ve Orta Asya'dan Türkiye'ye uzak ve yakın geçmişte yaşanan göçleri, "Göç Hikayeleri" başlığıyla ekrana taşıyor.

"Ey Altay Dağları... Benim öksüz vatanım" diye başlıyorsa bir şiir, sözcükler muhakkak vatanından ayrı düşmüş bir insanın yüreğinden kopmaktadır. O topraklar ki bağrından Türk dilinin iki büyük anıtını diken Yusuf Has Hacib ile Kaşgarlı Mahmud'u çıkartmıştır. Bir medeniyet merkezi olarak yüzyıllarca parlamıştır. Ve artık bize, büyük savaşlar ve işgallerin yaşandığı yirminci yüzyılda göç hikayeleri anlatmaktadır. Göç Hikayeleri belgeseli bu bölümünde; Doğu Türkistan'ın Altay bölgesinden kalkıp dünyanın en yüksek dağlarını, geçit vermez sarp vadilerini aşmış "Vatan için vatanlarından ayrılmış" Kazaklar Türklerinin göç hikayesini anlatıyor.

Uzun tarihi boyunca Türk devletlerine ve hanlıklarına merkez olmuş Doğu Türkistan'ın Çinliler tarafından ele geçirilme teşebbüsleri 18.nci yüzyılda başlamıştı. Doğu Türkistan Halkları bu işgallere karşı direnişleriyle binlerce can verdiler belki ama, üç kez de hürriyeti tadıp bağımsızlıklarına kavuştular. 1949 yılına gelindiğinde ise Komünist Çin kuvvetleri Stalin'in de onayı ile Doğu Türkistan'a girerek bu tarihi Türk ülkesini resmen istila ettiler. Büyük göç kafilesi Ekim 1949'da gruplar halinde Hindistan'a doğru yola koyuldu. Burada bir araya gelenler, açlığın, soğuğun ve hastalıkların hüküm sürdüğü göç yollarında hayatta kalmayı başaranlardı. Ölülerini gömerek ilerledikleri bir yolun Hindistan durağına geldiklerinde 1850 kişiydiler...

Doğu Türkistan'ın liderleri İsa Yusuf Alptekin ve Mehmet Emin Buğra'nın uzun uğraşları sonucunda Türkiye'ye göçmen olarak kabul edilmeleri sağlandı. İlk kafile 12 Kasım 1952 yılında Türkiye'ye ayak bastı ve İstanbul'daki geçici ikamet merkezlerine yerleştirildi. Daha sonra çiftçi ya da esnaf olmak yolundaki tercihlerine göre Konya, Kayseri, Aksaray, Niğde ve Salihli'ye dağıldılar. Bu, ilk göç dalgasıydı. Bundan sonra da vatanından ayrılmak zorunda kalan Doğu Türkistanlıların Türkiye'ye doğru olan göçleri sürecek ve iskânlı göçmen olarak çeşitli illere yerleştirileceklerdi. İsa Yusuf Alptekin'nin deyişiyle "Türkiye dünya Türklerinin yegâne istinatgâhı" olmuştu. Biz, Salihli'ye yerleşen Kazak Türklerine konuk olduk. Kazak Türklerinin büyük bir konukseverlikle önümüze açtıkları sofrada oturduk. Hayat değişiyor, beklentiler değişiyor ve Kazak göçmenlerin İstanbul Zeytinburnu'na yönlerini çevirmeleriyle Salihli'deki Kazak nüfus yarı yarıya azalıyor. Bir anlamda, Salihli'nin Kurtuluş Mahallesi geçici iskan merkezi işlevini üstleniyor. Salihli'ye yerleşme kararının nasıl verildiğine ilişkin yapılan araştırmalar, göç önderlerinin bu kararda etkili olduğunu ortaya koymuştur. Göç önderi Hacı Ali Bey Hakim kafilesini selametle Türkiye'ye ulaştırdıktan sonra, bu kez göçle birlikte yaşanan sorunların çözümü gibi önemli bir misyonu yüklenmiş. Bugün sünnet, nişan, düğün, ölüm törenlerini imkânların elverdiği ölçüde Kazak geleneklerine göre yaşatmaya çalışan Kurtuluş Mahallesi'ndeki Kazaklar, tarihin en büyük göçlerinden birini yapmış olmanın hüznü kadar yarınlara ilişkin umudu da taşıyorlar yüreklerinde. Bugün Doğu Türkistan'da Uygur, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatar Türklerinin toplam sayısının otuz milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. Türkiye'de ise beş bin civarında Uygur Türkü ve yirmi bin civarında Kazak Türkü yaşıyor. Doğu Türkistanlılar bir yandan yeni menzillerinde hayatlarını sürdürürken, öte yandan anavatanlarında yaşayan kardeşlerinin yaşam mücadelesini, var olma mücadelesini de küreselleşen dünyanın gündemine sokmaya çalışıyorlar. Çileli, acılı, sancılı uzun göç yollarından sonra Türkiye'de yeniden filizlenen yaşama umudu ise Kazak Türklerinin hayat denilen zorlu serüvenine güç katıyor.


 
Yayın
04.04.2007  02:05 / TRT2
04.04.2007  22:30 / TRT2
05.04.2007  07:25 / TRT2




Site linki: http://www.yayinakisi.com/program/2956/goc-hikayeleri.html