

“IT’S ALWAYS SUNNY IN PHILADELPHIA”
Günlük hayatın sıradan meselelerine absürd yorumlar...
Philadelphiada kendi halinde bir İrlanda barı işleten dört kafadar, iş yaşamının ve insan ilişkilerinin yetişkin dünyasına adım attıklarında hayatın sadece kendileri etrafında dönmediğini görecek; çarpık ve küstah bakış açıları, yanlış yargıları ve tutarsız kararları başlarını sık sık derde sokacak. Hepsi birbirinden sahtekar ve muhalif olan ve kişisel çıkarları için yalan söylemekten çekinmeyen bu sıradışı işletmecilerin karakterlerindeki kusurlar onları zor durumda bırakacak ve can sıkıcı sonuçlar doğmasına sebep olacak. Her seferinde yaptıkları hataların sorumluluklarını yüklenmekten de kaçınan ve yaşama olabildiğince günü birlik ve yüzeysel yaklaşan kafadarlar aslında hayatta karşılaşabilecek en kötü insan örnekleri olarak izleyicileri hem kızdıracak hem de bol bol güldürecek.
MAC BİR SERİ KATİL!
Mac’in bara boynunda çiziklerle gelmesi ve tuhaf davranışlar sergilemesi üzerine, Frank onun Philadelphia sokaklarını mesken tutan seri katilin kendisi olduğu sonucuna varır. Charlie’den yardım isteyen Frank, Mac’e karşı kanıt toplamak için hemen harekete geçer. Bu arada Dennis ve Dee de kurguladıkları ufak oyunla nasıl birisiyle karşı karşıya olduklarını anlamaya çalışacaktır.
Dee, o çevrenin ünlü rapçilerinden biriyle çıkmaya başlar. Genç zeka seviyesi pek de yüksek olmamasına rağmen son derece başarılıdır. Bu durum ekibe kendi müzik gruplarını kurmak konusunda ilham verir.
