(z). evvelce; şimdiden, halen; zaten.
already : (z). evvelce; şimdiden, halen; zaten.
Sözlükten Diğer Sözcükler
alsatian : (s)., (i). Alsas'a ait; (i). Alsas'lı; iri bir çeşit Alsas çoban köpeği.
also : (z). da dahi, hem, hem de, yine, aynı zamanda, keza.
also-ran : (i). ABD, (k).dili yarışı kaybeden at; başarısızlığa uğrayan politikacı.
altar : (i). kurban kesilen yahut buhur yakılan özel yüksek yer, sunak, kurban taşı, mezbaha; altar, mihrap; aşai rabbani sofrası. altar-piece (i). mihrabın arkasındaki veya üstündeki mozaik, heykel veya resim. altar rail mihrabın önündeki parmaklık. Iead to the altar evlenmek.
altazimuth : ().i (astr). gökcisimlerinin açı ve yüksekliklerini ölçmeye yarayan ve biri yatay diğeri dikey iki tane dereceli dairesi olan bir alet.