i., f. kayık, sandal, gemi, filika; kayık tabak; f. sandalla gezmek; sandal ile taşımak, nakletmek. be all in the same boat aynı halde olmak.
boat : i., f. kayık, sandal, gemi, filika; kayık tabak; f. sandalla gezmek; sandal ile taşımak, nakletmek. be all in the same boat aynı halde olmak.
Sözlükten Diğer Sözcükler
boatage : i. kayıkla taşıma ücreti. boat hook den. kanca, çengelli uzun sırık.
boathouse : i. kayıkhane.
boating : i. sandal, kayık, gemi v.b.'nin eğlence yeri olarak kullanılması.
boatload : i. bir geminin alabileceği miktar.
boatman : i. kayıkçı. boatmanship i. kayık kullanma kabiliyeti.