(i). para basma; meskukât; tedavüldeki para, geçerli para; bir memleketin para sistemi; icat, imal edilmiş herhangi bir şey, yeni kelime. Ioose coinage bozukluk, bozuk para, ufaklık.
coinage : (i). para basma; meskukât; tedavüldeki para, geçerli para; bir memleketin para sistemi; icat, imal edilmiş herhangi bir şey, yeni kelime. Ioose coinage bozukluk, bozuk para, ufaklık.
Sözlükten Diğer Sözcükler
coincide : (f)., with ile rastlaşmak, aynı zamanda meydana gelmek, tesadüf etmek; uymak, bir olmak. coin'cident (s). birbirine rast gelen, mütesadif; mutabık, birbirine uyan. coin'cidence (i). tesadüf, rastlantı. coinciden'tal (s). rastlantı eseri olan, tesadüfi. coinciden'tally (z). tesadüfen, şans eseri olarak.
coiner : (i). para basan kimse; (ing). kalpazan; yeni kelime ve deyimler icat eden kimse.
coinheritance : (i). müşterek miras, miras ortaklığı. coinheritor (i). miras ortağı.
coinstantaneous : (s). aynı dakikada vaki olan.
coinsurance : (i). ortak sigorta poliçesi.