(f). muvafakat etmek, razı olmak, kabul etmek.
consent : (f). muvafakat etmek, razı olmak, kabul etmek.
consent : (i). rıza, muvafakat, uygun bulma; ittifak, oy birliği. by common consent umumun rızasl ile. Silence gives consent. Sükut ikrardan gelir. with one consent hep birden.
Sözlükten Diğer Sözcükler
consent : (i). rıza, muvafakat, uygun bulma; ittifak, oy birliği. by common consent umumun rızasl ile. Silence gives consent. Sükut ikrardan gelir. with one consent hep birden.
consentaneous : (s). aynı fikirde, mutabık.
consentient : (s). razı, muvafık birbirine uygun.
consequence : (i). sonuç, netice, akibet; eser, semere; ehemmiyet, önem. in consequence of neticesinde, sebebiyle. of no consequence önemsiz. take the consequences cezasını çekmek.
consequent : (s). (i). neticesi olan; bağlı, tabi; takip eden; (jeol). toprağın asıl meyline göre akan; (i)., (man). istidlâl, netice, istintaç; (mat). bir oranın ikinci rakamı.