(i). curry powder ile pişirilmiş et veya pilav. curry powder Hint mutfağında kullanılan biberli karışık baharat.
curry : (f). tımar etmek, kaşağılamak; dayak atmak, dövmek; deriyi işleyip kullanılır hale getirmek, sepilemek. curry favor with yaranmak, yaltaklanarak birisinin gözüne girmeye çalışmak.
curry : (i). curry powder ile pişirilmiş et veya pilav. curry powder Hint mutfağında kullanılan biberli karışık baharat.
Sözlükten Diğer Sözcükler
currycomb : (i)., (f). kaşağı; (f). kaşağılamak.
curse : (f)., (i). Iânet etmek, beddua etmek, sövmek, sövüp saymak; belâ getirmek; (i). Iânet, beddua, inkisar; belâ, felâket, gazap. the curse (k).dili aybaşı, regl. cursed (s). Iânetli. cursed (s). talihsiz; hırçın. cursed with çeken, -den mustarip.
cursive : (s)., (i). el yazısı gibi; (i). el yazısını andıran baskı.
cursorial : (s)., (zool). koşmaya uygun yapıda.
cursory : (s). gelişigüzel, aceleye gelen, dikkatsizce yapılan. cursorily (z). gelişigüzel olarak, bir bakışta, çabucak. a cursory glance göz gezdirme.