(i). dok denilen bez, branda bezi.
duck : (i). ördek dişi ördek; Anatidea familyasından ördek; (ing.), (k.dili) sevgili yavru; sakat kimse veya şey, kolay ele geçirilebilen hedef; (A.B.D.), (ask). hem karada hem suda işleyebilen kamyon. duck and drake (veya) ducks and drakes suda taş kaydırma oyunu . duckboard (i). ıslak veya çamurlu yolda yürümek için döşenmiş bir iki sıra tahta. duck on the rock kaydırak oyunu. fine day for ducks yağmurlu hava. Iame duck (A.B.D.) yeni devre için seçilmemiş fakat kısa bir müddet için daha çalışan senato veya kongre üyesi. Iameduck (s). seçimden sonra eski üyelerin toplantısına ait. Iike water off a duck's back tesirsiz, etkisiz, sonuç vermeyen, faydasız .make ducks and drakes of (veya) play ducks and drakes with hesapsız para harcamak, har vurup harman savurmak. pintail duck kılkuyruk, (zool.) Anas acuta. shoveler duck kaşıkçın, (zool.) Spatula clypeata. take to it like a duck to water seve seve bir işe girişmek, kolay alışmak. duckling (i). ördek yavrusu, ördek palazı duck soup kolay iş.
duck : (f)., (i). başını veya vücudunu suya sokup çıkarmak, suya daldırmak; başını çabucak eğip kaldırmak; bir darbeden sakınmak; dalmak, batmak, başını eğmek, eğilmek; bir vuruştan kaçmak için süratle yana çekilmek; (i).eğilme, başını eğme; birden dalış, batış. ducking stool eski zamanlarda ceza olarak üzerine suçluların bağlanıp suya batırıldığı sandalye.
duck : (i). dok denilen bez, branda bezi.
Sözlükten Diğer Sözcükler
duckbill : (i). vücudu kunduza benzeyen, ördek gibi gagası olan ve ayakları perdeli Avustralya'ya mahsus bir hayvan,(zool.) Ornithorhynchus anatinus.
duckweed : (i). su mercimeği, (bot.) Lemna minör.
ducky : (s)., (argo) mükemmel, fevkalade; sevgili, aziz.
duct : (i)., (anat.) özellikle guddelerden sıvı maddeleri nakleden kanal, bezlerin salgısını akıtan kanal; tüp, mecra, kanal; (bot.) damar. ductless (s). mecrasız, kanalsız. ductless gland tıb salgısını doğrudan kana veren iç salgı bezi .
ductile : (s). haddeden çekilebilir, dövülünce uzayabilir; şekil verilebilir, yumuşak, plastik. ductileness, ductil'ity (i). haddeden çekilebilme özelliği, kolayca şekil alabilme kabiliyeti .