(i.) arasöz; konu dışına çıkma, konudan ayrılma.
excursus : (i.) arasöz; konu dışına çıkma, konudan ayrılma.
Sözlükten Diğer Sözcükler
excuse : (i.) özür, mazeret, bahane, sebep; özür dileme; izin verme, izin, hâk verme.
excuse : (f.) affetmek, mazur görmek, göz yummak, kusura bakmamak; suçsuz çıkarmak, haklı çıkarmak; from ile izin vermek, müsaade etmek. Excuse me özür dilerim, affedersiniz, kusuruma bakmayın. excuse oneself özür dilemek, izin istemek. excusable (s.) affedilebilir. excusably (z.) affolunacak şekilde.
execrable : (s.) alçak, melun, Lânete lâyık, murdar, tiksindirici, iğrenç; berbat, kötü, süfli. execrably (z.) kötü bir şekilde; alçakça, murdarca.
execrate : (f.) Iânet etmek, belâ okumak, nefret etmek. execra'tion (i.) lânet, nefret; melun şey.
executant : (i.) icra eden kimse; konser veren kimse.