Yayın Akışı

       
Yayın Akışı
Kanal Listesi
Yayın Akışı Duyurular
Köşe Yazıları
Sinemalardan seçmeler
Yayın Akışı Haberler
Reklamlar
fabric sözlük çevirisi ve anlamı



İngilizce Türkçe sözlük fabric

fabric İngilizce Türkçe çevirisi:
(i). kumaş, bez, dokuma; bünye, nesiç, doku.

Diğer eş anlamlılar :
fabric : (i). kumaş, bez, dokuma; bünye, nesiç, doku.

Sözlükten Diğer Sözcükler fabricate : (f). imal etmek, parçalarını bir araya getirerek yapmak; uydurmak yalan söylemek, slang atmak. fabrica'tion (i). imal etme; yalan, uydurma. fab'ricar (i). imalatçı; uyduran veya atan kimse.
fabulist : (i). hayal unsuruna dayanan hikâyeler yazan kimse; yalan uyduran kimse.
fabulous : (s). inanılmaz, müthiş, mükemmel, fevkalade; uydurma, hayal mahsulü, efsanevi; abartılmış, mübalâğalı. fabulously (z)., (k.dili) inanılmaz mükemmellikte.
face : (i). yüz, çehre, surat, sima; küstahlık, cüret; (ticari evrakta yazılı olan) asıl değer;on taraf; (sikke) resimli yüzey; (matb.) yazı;görünüş, üst, düzey, satıh; (mat.) düzey, yüz; (mad.) üzerinde çalışılan tünel duvarı veya sonu. face card resimli iskambil kağıdı. facedown yüz üstü, yüzü koyun .face lifting (tıb.) yüze uygulanan estetik ameliyatı. face to face karşı karşıya, yüz yüze. in the face of karşısında, dikkate alarak, rağmen. fly in the face of karşı gelmek. have the face yüzü tutmak, cüret etmek.Iose face itibarını kaybetmek. make a face yüzünü gözünü buruşturmak. make faces alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak. onthe face of it dış görünüşe göre. pull along face suratını asmak. put a bold face on (zor bir durum) karşısında cesaret göstermek. put a new face on the matter işin şeklini değiştirmek, işe baska cephe kazandırmak. save one's face kabahatini örtbas etmek.show one's face meydana çıkmak, kendini göstermek. to my face yüzüme karşı.
face : yüzüne bakmak; yönelmek; karşılamak, karşı karşıya gelmek, yüz yüze gelmek, karşısında olmak; cesaretle karşılamak;iskambil kâğıt açmak; kaplamak, astarlamak;taşın yüzünü yontup düzeltmek, düzgünleştirmek; bakmak, dönmek; nâzır olmak, nezareti olmak face about aksi istikamete dönmek face down sukut ile veya küstahlıkla hasmını susturmak, karşısındakini sindirmek; yüzü koyun, yüzü alta gelerek face the music ABD, argo cezalandırılma ihtimali karşısında yılmamak face out sonuna kadar dayanmak face up to cesaretle karşılamak,farkına varmak



Reklam : Arşiv : TV Programları : Sinema : Dizi : Forum
Copyright Mai Yazılım © 2005-20011 Tüm Hakları Mai Yazılım'a aittir
Yayın Akışı