(çoğ. li) (i). yün yumağı gibi herhangi bir şey; (anat). beyinciğin bir kısmı: (astr). kalsiyum ile hidrojenden ibaret olup güneşin çevresinde bulunan ve buluta benzer şekil.
flocculus : (çoğ. li) (i). yün yumağı gibi herhangi bir şey; (anat). beyinciğin bir kısmı: (astr). kalsiyum ile hidrojenden ibaret olup güneşin çevresinde bulunan ve buluta benzer şekil.
Sözlükten Diğer Sözcükler
flock : (i)., (f). sürü; küme: güruh kalabalık, yığın: cemaat, grup, zümre: (f). sürü halini almak, sürü halinde gitmek, toplanmak, üşüşmek.
flock : (i). saç veya yün yumağı şiltelere doldurulan kaba pamuk veya paçavra, kıtık; duvar kağıdına kumaş görünüşü kazandırmakta kullanılan ince ince kesilmiş kumaş veya yün parçaları: (kim)., (çoğ). pamuğa benzer ufak parçalar. flock bed kıtık şilte. flocky (s). yünlü, top top yün gibi, topak halinde.
floe : (i). denizde yüzen üstü düz buz kitlesi, buz sahrası.
flog : (f). (ged, ging) dövmek dayak atmak kamçılamak. flogging (i). dayak kötek, kamçı ile dövme.
flood : (i)., (f). sel, taşkın tufan, seylap: met, kabarma; su, deniz, derya, nehir: bolluk: (f). üstüne sel gibi su salıvermek, sel basmak, istilâ etmek: sel gibi akmak, taşmak coşmak; (tıb). (rahim) fazla kanamak. flood control su baskınını önleme. floodgate (i). set kapak. floodlight (i). projektör. floodlighting (i). projektörle aydınlatma. flood of light bol ışık, bol ziya. flood plain (coğr). taşkın ovası. flood of tears sel gibi akan göz yaşı. flood tide met, kabarma. the Flood Nuh tufanı. flooded with letters mektup yağmuruna tutulmuş.