Yayın Akışı

       
Yayın Akışı
Kanal Listesi
Yayın Akışı Duyurular
Köşe Yazıları
Sinemalardan seçmeler
Yayın Akışı Haberler
Reklamlar
flock sözlük çevirisi ve anlamı



İngilizce Türkçe sözlük flock

flock İngilizce Türkçe çevirisi:
(i). saç veya yün yumağı şiltelere doldurulan kaba pamuk veya paçavra, kıtık; duvar kağıdına kumaş görünüşü kazandırmakta kullanılan ince ince kesilmiş kumaş veya yün parçaları: (kim)., (çoğ). pamuğa benzer ufak parçalar. flock bed kıtık şilte. flocky (s). yünlü, top top yün gibi, topak halinde.

Diğer eş anlamlılar :
flock : (i)., (f). sürü; küme: güruh kalabalık, yığın: cemaat, grup, zümre: (f). sürü halini almak, sürü halinde gitmek, toplanmak, üşüşmek.
flock : (i). saç veya yün yumağı şiltelere doldurulan kaba pamuk veya paçavra, kıtık; duvar kağıdına kumaş görünüşü kazandırmakta kullanılan ince ince kesilmiş kumaş veya yün parçaları: (kim)., (çoğ). pamuğa benzer ufak parçalar. flock bed kıtık şilte. flocky (s). yünlü, top top yün gibi, topak halinde.

Sözlükten Diğer Sözcükler floe : (i). denizde yüzen üstü düz buz kitlesi, buz sahrası.
flog : (f). (ged, ging) dövmek dayak atmak kamçılamak. flogging (i). dayak kötek, kamçı ile dövme.
flood : (i)., (f). sel, taşkın tufan, seylap: met, kabarma; su, deniz, derya, nehir: bolluk: (f). üstüne sel gibi su salıvermek, sel basmak, istilâ etmek: sel gibi akmak, taşmak coşmak; (tıb). (rahim) fazla kanamak. flood control su baskınını önleme. floodgate (i). set kapak. floodlight (i). projektör. floodlighting (i). projektörle aydınlatma. flood of light bol ışık, bol ziya. flood plain (coğr). taşkın ovası. flood of tears sel gibi akan göz yaşı. flood tide met, kabarma. the Flood Nuh tufanı. flooded with letters mektup yağmuruna tutulmuş.
floor : (i)., (f). taş veya tahta döşeme, yer, zemin; dip; kat; yasama meclisi salonunun üyelere ayrılmış kısmı; mecliste söz söyleme hakkı; taban ücret, asgari ücret veya fiyat; (f). taş veya tahta döşemek, kaplamak: vurup yere yıkmak; (k).dili şaşırtmak, ağzını kapatmak; (k).dili yenmek. floorcloth (i). döşemelik muşamba; tahta bezi. floor lamp ayaklı abajur. floor plan (mim). kat planı. floor show varyete, atraksiyon, eğlence programı. floorwalker (i)., (A.B.D). büyük mağazalarda işi idare eden ve müşterilere yardımcı olmak üzere dolaşan adam. ground floor zemin kat. in on the ground floor başlangıçta işe giren. have the floor mecliste söz söyleme hakkı olmak, kürsüye çıkmak. take the floor mecliste söz almak. completely floored tamamen saşırmış. floorer (i). döşemeci. flooring (i). döşemelik.
floozy : (i)., (A.B.D)., argo hafifmeşrep kadın.



Reklam : Arşiv : TV Programları : Sinema : Dizi : Forum
Copyright Mai Yazılım © 2005-20011 Tüm Hakları Mai Yazılım'a aittir
Yayın Akışı