s. yerli; doğuştan olan.
indigenous : s. yerli; doğuştan olan.
Sözlükten Diğer Sözcükler
indigent : s. fakir, züğürt, yoksul. indigence i. fakirlik, züğürtlük.
indigested : s. iyice düşünülmemiş; düzensiz, intizamsız, biçimsiz, biçime girmemiş; hazmolunmamış, sindirilmemiş.
indigestible : s. hazmolunamayan, sindirilemeyen.
indignant : s. hiddetlenmiş, kızmış. indignantly z. hiddetle, kızgınlıkla.
indignation : i. kızgınlık, öfke, gazap; haksızlığa karşı öfke, kızma. indignation meeting bir haksızlığı protesto amacıyle yapılan toplantı.