s. hiddetlenmiş, kızmış. indignantly z. hiddetle, kızgınlıkla.
indignant : s. hiddetlenmiş, kızmış. indignantly z. hiddetle, kızgınlıkla.
Sözlükten Diğer Sözcükler
indignation : i. kızgınlık, öfke, gazap; haksızlığa karşı öfke, kızma. indignation meeting bir haksızlığı protesto amacıyle yapılan toplantı.
indignity : i. hürmetsizlik, hakaret, yakışıksız muamele.
indigo : i. (çoğ.- gos,- goes) çivit; çivit rengi. indigo plant çivit fidanı, nil, bot. Indigofera tinctoria.
indirect : s. dolaşık, dolambaçlı, doğru olmayan, dolaylı; hile türünden; dolaylslyla olan; doğrudan doğruya olmayan, araçlı. indirect cost dolaylı masraf. indirect damage dolaylı zarar. indirect discourse sözcünün söylediklerinin şahıs ve zaman değişimiyle nakli. indirect lighting dolaylı ışıklandırma. indirect object dolaylı tümleç,- e halindeki isim. indirect result dolaylı sonuç. indirect tax dolaylı vergi. indirectly z. dolaylı olarak. indirectness i. dolaylılık.
indirection : i. dolaylı söz veya hareket; doğru olmayan hal veya hareket, hilekârlık.