(s.), (i.) gülen, güldüren; gülme, gü1üş. laughing gas güldürücü gaz, (tıb.) azot monoksit gazı (anestezi için kullanılır). laughing hyena benekli sırtlan. laughing jackass (bak.) jackass laughing stock gülünecek kişi. no laughing matter şakaya gelmez durum, gülünmeyecek şey. laughingly (z.) gülerek.
laughing : (s.), (i.) gülen, güldüren; gülme, gü1üş. laughing gas güldürücü gaz, (tıb.) azot monoksit gazı (anestezi için kullanılır). laughing hyena benekli sırtlan. laughing jackass (bak.) jackass laughing stock gülünecek kişi. no laughing matter şakaya gelmez durum, gülünmeyecek şey. laughingly (z.) gülerek.
Sözlükten Diğer Sözcükler
laughter : (i.) gü1üş, gülme, hande; gülünecek şey.
launch : (f.), (i.) kızaktan suya indirmek (gemi); roket fırlatmak; başlatmak (yeni iş); mızrak gibi atmak; (i.) gemiyi kızaktan suya indirme; roketi fezaya fırlatma; (den.) işkampaviye; harp gemisinin en büyük sandalı. launch forth, launch out işe başlamak, işe atılmak. motor launch motorlu sandal, motorbot. steam launch buharla işleyen sandal, çatana, istimbot.
launcher : (i.) mancınık, katapult, fırlatıcı, atıcı.
launching : (i.) suya indirme; hareket ettirme. launching pad roketin hareket sahası; yeni bir teşebbüse atılmak için seçilen yer veya vesile.
launder : (f.) yıkayıp ütülemek (çamaşır). laundress (i.) çamaşırcı kadın. laundry (i.) çamaşırhane; çamaşır yıkama; kirli çamaşır. laundry list çamaşır listesi; uzun ve etraflı liste. laundryman (i.) umumi çamaşırhanede çalışan adam .