(z.), (leh.) hiç bir suretle, asla. noise tnoyz) (i.), (f.) ses, gürültü, patırtı, şamata, velvele, yaygara; haberleşmede gönderiler haberi değiştiren veya karıştıran parazit. enerjide düzensizlik; (f.) gürültü etmek, ses çıkarmak. noise about yaymak, neşretmek, ilân etmek. noise pollution insan ve çevresine zararlı olan gürültü. make noises bahsetmek.
nohow : (z.), (leh.) hiç bir suretle, asla. noise tnoyz) (i.), (f.) ses, gürültü, patırtı, şamata, velvele, yaygara; haberleşmede gönderiler haberi değiştiren veya karıştıran parazit. enerjide düzensizlik; (f.) gürültü etmek, ses çıkarmak. noise about yaymak, neşretmek, ilân etmek. noise pollution insan ve çevresine zararlı olan gürültü. make noises bahsetmek.
Sözlükten Diğer Sözcükler
noiseless : (s.) sessiz, gürültüsüz. noiselessly (z.) sessizce. noiselessness (i.) sessizlik.
noisemaker : (i.) merasimlerde gürültü çıkaran zil, borazan ve benzeri; gürültü yapan kimse.
noisome : (s.) iğrenç, pis kokulu; zararlı, muzır. noisomely (z.) iğrenççe. noisomeness (i.) iğrençlik; muzırlık.
noisy : (s.) sesli, gürültülü; gürültücü, yaygaracı. noisily (z.) gürültülü olarak. noisiness (i.) gürültü.
noknock : (s.), ABD istediği yere zorla girebilme yetkisini belirten.