z. birazdan; şimdi, şimdilik; (eski) veya leh. derhal, hemen.
presently : z. birazdan; şimdi, şimdilik; (eski) veya leh. derhal, hemen.
Sözlükten Diğer Sözcükler
presentment : i. sunma, takdim; göz önüne koyma, sergileme; betimleme, resim; huk. büyük jüri raporu; tic. senet gösterme.
preservation : i. saklama, saklanma; muhafaza, koruma.
preservative : s., i. saklayan, koruyan; i. koruyucu şey, bozulmayı önleyici kimyasal madde.
preserve : i., gen. çoğ. reçel, şekerleme; av hayvanları için ayrılmış koru.
preserve : f. korumak, esirgemek, vikaye etmek; saklamak; reçelini yapmak; konsevesini yapmak; çürümesini veya bozulmasını önlemek, sağlam tutmak, dayandırmak. preservable s. korunabilir, saklanabilir; konservesi yapılabilir. well preserved dinç, genç kalmış.