i. kazıma aleti; greyder.
scraper : i. kazıma aleti; greyder.
Sözlükten Diğer Sözcükler
scraping : i. kazıma; kazıma sesi; gen. çoğ. kazıntılar.
scrapple : i., A.B.D. kaynatılmış mısır unu ve et parçaları kızartması.
scrappy : s. kırıntı veya parçalardan ibaret. scrappily z. parça halinde, parça parça. scrappiness i. parça halinde olma.
scrappy : s. kavgacı. scrappiness i. kavgacılık.
scratch : f., i., s. tırmalamak; keskin bir şeyle kazıyarak yüzeyini bozmak; kaşımak, tahriş etmek; k.dili acele ile kötü bir şekilde yazmak veya çizmek; karalamak; çizmek, silmek, bozmak; yarış listesinden çıkarmak; eşelemek; kaşınmak; cızırdamak; zahmetle para biriktirmek; i. tırmık, tırnak izi; hafif yara; karalama; cızırdama, gıcırdama; başlama çizgisi; cesaret ölçüsü, yiğitlik de nemesi; s. tesadüfi, rasgele; handikapsız. scratch ones back yağcılık etmek. scratch out üstünü çizmek, karalamak; oymak, içini kazımak. scratch paper müsvedde kâğıdı. scratch sheet( A.B.D.), (argo) atların yarış şeceresi. scratch test tıb. cilt üzerinde alerji testi. scratch the surface ilk adımı atmak. start from scratch hiçten başlamak, sıfırdan başlamak. old scratch şeytan. up to scratch k.dili iyi durumda.