f., i., s. dışa doğru meyletmek, meyil yapmak; yayılmak; meyilli olmak; atın omuzunu yerinden çıkarmak; i. yayvanlık; mim. (çerçevede) meyilli kısım, pah, şataf; s. geniş ve yayvan; pahlı; kaba; acayip; eğri büğrü.
splay : f., i., s. dışa doğru meyletmek, meyil yapmak; yayılmak; meyilli olmak; atın omuzunu yerinden çıkarmak; i. yayvanlık; mim. (çerçevede) meyilli kısım, pah, şataf; s. geniş ve yayvan; pahlı; kaba; acayip; eğri büğrü.
Sözlükten Diğer Sözcükler
splayfoot : i. enli ve yayvan ayak, taraklı ayak.
splaymouth : i. büyük ve biçimsiz ağız, yayvan ağız.
spleen : i., biyol. dalak; terslik, huysuzluk; garaz, kin; eski melankoli. spleeny s. ters, huysuz, titiz.
spleenful : s. ters huysuz.
splendent : s. parlak ışıklı; şaşaalı, gösterişli.