Erkan Can: `Tam bir mahalle çocuğuyum`
`Bıçak Sırtı`yla ara verdiği dizi setine `Düğün Şarkıcısı`yla dönen tiyatro oyuncusu Erkan Can ile Kocamustafapaşa`da bir kahvehanenin önünde sohbet ediyoruz. Kahvehane, Kudret Düğün Salonu`nun da bulunduğu hanın girişinde yer alıyor...
Erkan Can, herkesle ahbap olmuş, tıpkı dizideki Kudret gibi. Ne tiyatro, ne oynadığı onlarca dizi, ne sinema filmi ne de aldığı ödüller değiştirmiş Can`ı. Tam bir mahalle çocuğu. Zaten kendisi de doğruluyor, `Mahalle âşığıyım. Arkadaşlarım var, toplanırız sürekli. Hiç öyle burnu büyüdü durumu olmaz. 25 yıl önce neysem şimdi de oyum.` diyor. `Düğün Şarkıcısı`nın heyecanlandıran yönü de mahalle dizisi olmasıymış; yıllar önce oynadığı `Mahallenin Muhtarları` gibi... Oyunculuğunu konuşurken de son derece mütevazı. Toz kondurmadığı 1959 model Chevrolet`yi, siyah gözlükleri ve elinden düşürmediği tesbihi ile öyle uyumlu ki, siyah beyaz bir filmin afişinden fırlamış gibi duruyor. `Düğün Şarkıcısı`nın Kudret abisini, diziyi, dizinin dışına taşıdığı antika araba tutkusunu konuşuyoruz oyuncuyla.
Mahalle dizisi tadında bir proje Düğün Şarkıcısı. Rol almanızda bu yönü etkili oldu mu?
Yapımcılar baştan söylediler, eski Türk sineması tadında olacak diye. Kısa zamanda ekip de uyum sağladı. Birinci neden Türk filmi tadında olması tabii. O dönem birçok senaryo geldi; ama ne bileyim şans işte. Biraz bana sıcak geldi.
Dizi kısa sürede sevildi...
Evet doğru. Kullandığımız müzik ve konusu itibarıyla insanların kafasında bazı şeyler oturdu. Bizim ülkemizde bir de reyting durumu var.
Siz ilgileniyor musunuz reytingle?
Ben hiç takılmam, ama `Reytingler ne oldu?` diyorsun. `Pat` silahı patlattılar, bir yarış, toz duman gidiyoruz. Bu da heyecan verici bir şey.
Düğün Şarkıcısı`nı izleyiciye sevdiren arabesk yönü mü?
Tam olmasa da öyle diyebiliriz. Bir yerden yakalıyor izleyiciyi. Bu da reytingi yükseltmek için yapılan bir durum. Biraz da nostalji yönü var.
Kudret`in eski model araba merakı var dizide. Gerçek hayatta böyle bir hobiniz var mı?
Her çocuğun hayalinde bir klasik araba yatar. Biz de çocukluğumuzda onlarla büyüdük. İnsanı 50 yıl geriye götürüyor. Ben klasik araba toplarım. Eskiden çok araba bozduk, topladık, sattık. En son bir tane yapacağım çocuğuma miras. Kahvem, kumarım yok, ben arabayla oynarım. Dizideki arabanın da hikâyesi var. Onu sonraki bölümlerde göreceğiz.
Mahalle dizileri size özellikle mi denk geliyor?
Ben gerçekten mahalle çocuğuyum. Mahalle âşığı biriyim. Arkadaşlarım var, toplanırız. Hiç öyle burnu büyüdü durumu olmaz. 25 yıl önce neysem şimdi de oyum.
Oyunculuğunuz konusunda hep iyi şeyler yazılıp çiziliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Oynamaya çalışıyorum aslında. Ben de arıyorum. Oynadığım hiçbir şeyi beğenmiyorum sonradan. Keşke bu sahneyi şöyle yapsaydık diyorum. Ancak bir daha oynasan başka türlü oynarsın. Sonu yok.
Oynarken çok rahat görünüyorsunuz.
Rahat değilim aslında. Boyunlarıma, omuzlarıma ağrılar giriyor. Bu oyunculuk denen şeyde yaptıkça kendini işine veriyorsun.
Yetenek de önemli tabii.
Çalışmak da lazım. Çocuklar, borç, harç durumu olmamalı. Konsantre olacaksın. Kimi oynuyorsan onun gibi düşünmeye çalışacaksın.
Oyunculuk konusunda gençlere yardımcı oluyor musunuz?
Bildiğimizi saklayamayız. Ne biliyorsak anlatıyoruz. Tiyatronun başka bir disiplini, ahlakı ve saygınlığı var. Bunları anlatıyoruz.
Tiyatro, sinema ve dizi dışında neler yapıyorsunuz?
Ailem benim için çok önemli. Hayatı seviyorum, arkadaşlarımı severim. Asker arkadaşlarımı severim.
Hayatta gerçekleştirmek istediğiniz şeyler var mı?
Yok. Topu her seferinde gelişine vuruyorum. En iyi bildiğim işi yapmaya çalışıyorum.
Mahallenin
Muhtarları`nda piştim
`Mahallenin Muhtarları benim ilk TV işimdi. O zamanlar fazla kanal da yoktu. Bu bizim şansımızı artırdı. Tam bir mahalle dizisiydi ve sıcaktı. 12 yıl sürdü. Orada ben de kamerayla, sinemayla olan durumumu pişirdim. Çalıştım yani, sırf Temel`i oynamadım. Temel`i oynarken kafamın bir tarafında başka şeyler oynuyor ve deniyordum.`


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla