Bilgisayar mühendisiydi. Havana'da bir duvarda gördüğü "Creemos En Los Suenos" sözü üzerine hayallerine yön vermeye başladı. Sinema - dizifilm sektörüne atıldı, 40 yaşından sonra yepyeni bir kariyer. Yaptığımız söyleşi de sektör üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Sitemiz yöneticilerinden Skuğusu'nun dizimizin yapımcılarından Mehmet Altıoklar'la yaptığı o söyleşinin detayları:

Skuğusu: Öncelikle merhababa , davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkürler.
Öncelikle benim birkaç sorum olacak, daha sonra sitedeki arkadaşların sorularına geçeceğim ..
Mehmet Altıoklar : Buyurunuz.

Skuğusu : Bildiğim kadarıyla bilgisayar mühendisiydiniz neden sinema sektörüne geçiş yaptınız?

Mehmet Altıoklar : Hayallerimin peşinden koşmak için. Küba seyahatim sırasında Havana'na bir duvar yazısı gördüm: "Creemos En Los Suenos" diye, (hayallere inanıyoruz) bunun üzerine hayallerime yön vermeye karar verdim.

Skuğusu : Hayallere ulaşmak bazen zordur siz ne tür zorluklarla karşılaştınız bu yolda?

Mehmet Altıoklar : 40 yaşından sonra yeni bir kariyer. Hiç bir sektör bu kadar zor değil her anlamda. Krumsallık yok, bayağı yok yani, varmış gibi bile değil.Medya güç savaşlarının ortasında.Keşke sadece ticari olsa, alt yapı kokuyor, çalışanlar yeterli değil. Yeterli olmamanın ötesinde çok kötü iş yapma alışkanlıkları var. Sadece alt yapıda değil yapımcı tarafında da çok yanlış oluşumlar olmuş zamanında. Kurumsallığa giden birkaç yapım şirketi var; TMC, Med yapım ve Altıoklar Prodüksiyon. Mevcut yapıyı silkeleyip, yeniden sıfırdan, taze anlayışla, sıfır yıpranmış ve kirlenmişlikle yeniden kurmak gerekiyor sektörü.

Skuğusu : Bence siz bu yolda emin adımlarla ilerliyorsunuz yapımlarınız çok farklı ve fazlasıyla harcanılan emeği hak ettiren tarzdalar.

Mehmet Altıoklar : Bilmiyorum, umarım.

Skuğusu : Bizlerin bilmesi yeterli değil mi sizler için?

Mehmet Altıoklar : Aslında biliyorum da şu an ne kadar doğru yapıyoruz onu bilmiyorum. Sektörün çamuru içinde debeleniyoruz. Bilmesi ve bize başka türlü bakması bizim için çok önemli. Amacım biraz düze çıktıktan sonra sıfırdan insanlar alıp yetiştirmek.

Skuğusu : Ne kadar güzel sadece kendini düşünen bencil egolardan sıyrılmış bir yapınız var bu yapınız eminim ki sizi ileride çok daha iyi yerlere getirecek her ne kadar çamur dolu sektörde olsanız da temizler her zaman fark yaratır.

Mehmet Altıoklar : Teşekkürler.

Skuğusu: Yapımlarınızı seçerken en çok nelere dikkat ediyorsunuz?

Mehmet Altıoklar : Ticari getirisindense konusu çok önemli. Bizden olmalı. Yaşamı anlatmalı ve Altıoklar yapımın yapabileceği tarzda olmalı.

Skuğusu : Şimdi Bats--17 rumuzlu arkadaşımızın sorusunu soracağım; Mehmet Altıoklar'a talebimizi kırmadığı için teşekkür ediyoruz.
İpek Özkök'ün tam rolüne göre seçilmiş biri ve ben bununla ilgli sorularım var.
Benim sorum İpek Özkök'ün başrolde oynamasını nasıl belirlendi.
Belirleyici etkenler nelerdi ? Neden İpek Özkök?

Mehmet Altıoklar : Gözlerinden alev çıkan (adı da buradan konuldu) ama yine de sevdiği zaman çok sevecen olabilen bir kız arıyorduk.
Karakterin gerektirdiği buydu. Bir çok deneme ve görüşme yaptık, en çok aklımıza yatan İpek oldu.

Skuğusu: Yelişş rumuzlu arkadaşımızın sorusu ; benim de dizideki senaristlerin neden bu kadar çok sık değiştiği ile ilgili bir sorum olacak.

Mehmet Altıoklar : Polisiye tarzda bir dizi yazmak hiç kolay değil. Yazacak kişi organizeyi ve asayişi iyi bilmeliydi. İşte bizde sizi en iyiyi yansıtmak için birçok kere bu yolu seçtik. Ama her gelen kendince birşeyler kattı diziye. 5. bölümden itibaren treatmanları Kerem Deren yazıyor. O bu konuda en iyisi.

Skuğusu : Sade rumuzlu arkadaşımızın sorusu; polisiye dizilerde düşük bütçeli yapımların ne kadar başarılı olduğunu düşünüyorsunuz? Yani Gece Gündüz'de istediğinizi bulabiliyor musunuz?

Mehmet Altıoklar : En büyük sorunumuz bütçe. Rakibimiz polisiye dizilerin bütçeleri bizimkinden %50 daha fazla. Düşük bütçeyle biz ancak bu kadar yapabiliyoruz. Ama zarar ediyoruz. Gece Gündüz'de bizden başka herkes kazanıyor. Biz de reytingler yükselirse prim alıp hiç olmazsa yaptığımız işten zarar etmeyeceğimiz günleri bekliyoruz, ümitle...

Skuğusu : AVRUPA ASLANI rumuzlu arkadaşımızın sorunu; Gece Gündüz dizisi nasıl ortaya çıktı? Nasıl başladı? Bu konu, bu oyuncular kimin fikriydi ve hangi özelliklere göre dizimizdeki değerli oyuncular seçilmiş??

Mehmet Altıoklar : 2007'de Zeliha'nın Gözleri dizisinden sonra baktık ki polisiye tarzda yapımlar dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok dikkat çekiyor. Bizde bunun üzerine polisiye tarzında üç proje hazırladık. Bize Kanal D'de İrfan Şahin'den bu konuda çok destek geldi. Biz projeleri sunduğumuzda İrfan Şahin ve Pelin bu projeyi seçti. 1 yıl boyunca senaryo ve karakterler üzerinde çalışıldı.
Bugün zamanı geri sarsalar ve önümüze bütçesini hiç düşünmeden Türkiye'deki tüm oyuncuları koysalar, yine aynı oyuncuları seçeriz. Aslan karakteri hem deli, hem çok duygusal olmalıydı. Güldüğü zaman sevimli oğlan çocuğu, kızdığı zaman önünden kaçılacak bir boğa...
Sarp'ı tarif ettim di mi?

Skuğusu: Evet. Kesinlikle...

Mehmet Altıoklar : Yakışıklı o olmalıydı tabi.
Kemal bildiğimiz aile babası, geleneklerine ve ailesine ölesiye bağlı, sapına kadar dürüst, yorulmuş ama yıpranmamış,
Emekliliği bekleyen ama yine de son dakikaya kadar işini hakkıyla yapacak bir başkomiser. Türk mü Türk. Hanzo değil, sağduyulu.
Alın size Settar.

Skuğusu : Onda şüphe yok.

Mehmet Altıoklar : İpek'i tarif ettim zaten.

Skuğusu : Evet.

Mehmet Altıoklar : Sipsi? Daha Sipsi'si var mı? Siz söyleyin...

Skuğusu : o zaten başlı başına ayrı bir merak konusu.

Mehmet Altıoklar : Biz Bülent Şakrak'la Zeliha'nın Gözleri'nde de çalıştık ve çok memnun kaldık. Set disiplini, yaratıcılığı ve oyunculuğu... Sete Bülent gelince gülmekten iş yapamıyor insanlar bazen. Bülent'i tiyatroda da birkaç kere izledim, orada da çok başarılı. Bütün bu oyuncularla ilgili en önemli konu takım oyununa uygun olmaları ve son derece ahlaklı ve profesyonel olmaları.
Aysun o da var. Konservatuar da okumuş ve oyuncu olmuş ama kasılmaktan oynamayı unutan ve kendini oldum zanneden oyuncular yerine başka disiplinlerden gelmiş ve oyuncu olmak için çalışan, iyi niyetli ve yetenekli insanları fazlasıyla tercih ediyorum. Aysun tam da böyle. iyi niyetli, çalışkan, yetenekli, fiziksel özellikleri de üstün olunca aradığınız kişi oluyor.
Dizimizi tasarlarken giriş zamanlamasını gidişe göre ayarlayacağımız bir kadın karakter sokmaya karar vermiştik.
Yani Yağmur karakteri başından beri vardı. sanırım doğru zamanda da diziye girdi. Çok doğru bir yeri de doldurdu.Yağmur güzel, vurdumduymaz, bir anlamda Aslan'a benzeyen bir karakter olacaktı.
Aysun da bunu geldi ve %100 doldurdu.

Skuğusu :
Hazır Aysun Kayacı konusuna değinmişken seyirci Yağmur karakterinin Aysun'un canlandırmasından rahatsızlık duyuyor bu konuda biz çok tepki alıyoruz siz de alıyor musunuz?

Mehmet Altıoklar : Seyirci Aysun Kayacı'ya tepki vermiyor.
Seyirci, Sevdiği ikilinin (Aslan Alev) arasına bir kadın girerse diye korkuyor.

Skuğusu : Tabi ki de o korku da var ama onu çok yapay buluyorlar

Mehmet Altıoklar : Bu kadın güzel ve alımlı bir kadın olunca gerçekten korkuyor.
Aysun'un oyunculuğu ile ilgili çok olumlu tepkiler aldık. Sektör içerisinden de dışından da. Ön yargılardan kurtulmak lazım,
Aysun, Yağmur karakterini gerçek kıldı ve çok başarılı.

Skuğusu : Bahsettiğiniz önyargılardan kurtulmak biraz da o oyuncunun yaptıklarıyla ya da yapacaklarıyla alakalı değilmi sizce?

Mehmet Altıoklar : Tabi ki. O zaman da bekleyin ve görün diyorum.

Skuğusu : Tamam.

Mehmet Altıoklar : Kızmayın.

Skuğusu : Yok kızmadım ben aslında kendisinin açıklamalarını kastetmiştim.. Yani birkaç yerde dizi benim sayemde bir yerle geldi tarzında açıklamalar yaptı onca oyuncuyu hiçe sayarak seyirci o açıklamalar üzerine diğer oyunculara ve ekibe haksızlık olduğunu düşündüğü için ayrıca tepkili.

Mehmet Altıoklar : Aysun dememiştir.
Gazetecileri bilmezsiniz. "Sizin diziye katkınız oldumu sizce?" sormuşlardır.
Kız doğal olarak "evet" deyince de yazmışlardır artık akıllarına ne gelirse..
Sadece Aysun'la dizi kurtulmaz da batmaz da.
Sarp, Settar, İpek, Bülent, diğer oyuncular, yazarlar, yönetmen ve reji ekibi, bütün ekip, 80 kişi çalışıyoruz.
Hepsinin katkısı var, kiminin biraz çok, kiminin biraz daha az.

Skuğusu: Onun farkındayız tabi ki başından beri her bölümünü defalarca izliyoruz ve kaliteli bir yapım olduğuna inanmasak bu kadar arkassında durmaz ve sahiplenmezdik.

Mehmet Altıoklar : Teşekkürler.

Skuğusu : Gelelim lethe90 rumuzlu arkadaşımızın sorusuna; öncelikle bizim sitemizi seçtiği içintesekkur ederiz benim sorularım sunlar:

1) Gece Gunduz dizisi yaz dizisi olarak baslamıstı genelde yaz dizileri tutmaz derler ama Gece Gündüz güzel bir başarıyla yoluna devam etti bu başarıyı neye bağlıyorsunuz?

2) Sarp levendoğlu'nun yönetmenligi hakkında düşünceleriniz nelerdir, illeride birlikte bir flim projesi düşünüyor musunuz?

3) Geçtiğimiz günlerde Sinema Emekçileri Sendikası'na üye olan set çalısanları ağır çalışma koşulları nedeniyle bir eylem yaptılar bazı oyuncularda bu eyleme destek verdi siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mehmet Altıoklar :
1) Yaz dizisi olarak başlarken kışın devam etmeyi hedefleyen bir iş olmasına Kanal D ile karar vermiştik.
Herşeyi de baştan buna göre kurduk hedefimiz yazın tutturup, kışın da sürmesiydi. Hedefe ulaştık, çok mutluyuz.
2) Sarp çook yetenekli. Yönetmenliği de çok çok iyi. Eee, ilk gözlemlerini ve temel eğitimini Mustafa Dayısı'nın (Altıoklar) yanında aldı.
Şu anda Kültür Üniv. de okuyor.
sonra Kartal Tibet'le Emret komutanım çekerken pratik ve hızlı olmayı öğrendi.
oyuncu olarak çalıştığı her işte yönetmenin iyi taraflarını gözlemleyip bir fayda çıkaran bir yapısı var
Şimdi ise Oğuzhan Tercan gibi çok iyi bir yönetmenle beraber çekiyorlar.
Sarp çok iyi bir yönetmenler sentezinin üstüne kendi yeteneklerini koyan bir parlak yönetmen.
Evet, sarp'la film yapmayı düşünüyoruz.
para kazanırsak ilk işlerimizden birisi bu olacak.
3) Eylem'in ne olduğunun tam da belli olmadığı görüşündeyim. Bir kostümcüyü 2 saat beklerseniz, başrolün o sahnedeki kostümünü hazırlamadığı için, ışıkçıyı beklerseniz, 2 saatte sürerse ışık yapmak ya da herhangi bir arıza olur, yedeği yoksa, günde 18 saat de çalışılır, 24 saatte.
Neden bazı setler 5 günde, günde 12 saat çalışıyor da bazılar bir türlü bitmiyor.
Kendine güvensiz, hazırlıksız sete çıkan yönetmen 50 tane plan çekecekse 7 gün de yetmez.
Yani bir sahne için 50 plan...

S kuğusu : Anladım.

Mehmet Altıoklar : Birilerinin dönüp şuna da bakması lazım; çalışanların hataları, eksik uzmanlıkları, yeterli olmayışları ve umursamazlıkları yüzünden ne kadar süre ve ne kadar para kaybediliyor.
Sendika iki tarafa da bakmalı Arjantin'de, Brezilya'da, Meksika'da günde 45dk. dizi çekiyorlar, çünkü sektör var.
Önce nasıl sektör oluştururuza bakmalı hayatını kaybeden genç iki insan için üzülmemek elde değil.
Ama bunu kullanmak bana doğru gelmiyor.

Skuğusu : Tabiki de haklısınız bu konuda.

Mehmet Altıoklar : Sektörün her kesimi bir araya gelsin ve sektör dinamikleri tartışılsın.
Benim ilk soracağım sorulardan biri şunlar olacaktır, hak hukuk diye bağıranlara:
Yeni mezun ve büyük bir hevesle sete çıkan genç bir kız çocuğuna o sette en az 20 kişinin sarkmamasını nasıl garanti edeceksiniz?
İşini doğru yapmayan çalışandan dolayı kaybedilen parayı kim ödeyecek?
Önce eğitin üyelerinizi, sonra hak hukuk...
Tabi ki bu söylediklerim herkes için değil, genelleneme ama işe iki tarafından da bakmak lazım.

Skuğusu : Çok haklısınız işlerin o tarafları hiç gündeme getirilmiyor. Çünkü işlerine gelmiyor.

Mehmet Altıoklar : Tek altını çizmek istediğim bu.

Skuğusu : aslıyok rumuzlu arkadaşımızın sorusuna geçiyorum.

Senaristlere müdahale edebiliyor musunuz? Edebiliyorsanız Alev karakterinin git gide silikleştirilmesine, sanki figüranmış gibi sadece Aslan'ın yanında 2-3 sahnede gözükmesine neden müsade ediyorsunuz , engel olacak mısınız bu duruma? (Eski Alev'imizi geri istiyoruz...)

Ekonomik kriz sebebiyle ara verilen dizimizin akibeti sizce ne olacak? Eğer yolumuza Kanal D ile devam edemezsek başka kanallara geçmeyi düşünüyor musunuz? (Bizler her zaman hangi kanal olursa olsun yanınızdayız unutmayın.)

Mehmet Altıoklar : aslıyok, senaristlere tabi ki müdahele edebiliriz; profesyonel çerçevede. Senarist sadece söyleneni yazan sekreter değildir, yaratıcıdır. Biz fikir verir, beğenmediğimiz yerleri söyleriz, yaratmak onların işi.
Alev her canlı varlık gibi, her insan gibi, hayatında dönemler olan, kimi zaman içine kapanan, kimi zaman dışa vurumu yüksek olan bir karakter.
Bu konuda sizlerden bana e-posta yolu ile ulaşan arkadaşlara şunları yazmıştım. Bizim karakterlerimiz yaşayan karakterler. 1.bölüm ne ise, 100. bölümde de aynı olan karakterli diziler var: Aliye Maliye... G&G onlardan değil. O nedenle karakterin iniş çıkışlarını göreceğiz.
sadece bir tüyo verebilirim; Alev'iniz eskisinden de daha iyi olarak çıkacak karşınıza ilerleyen bölümlerde...

Ocak sonu 1 bölüm, şubatta 2 bölüm, martta normal devam.
Başka kanala geçmeyi Kanal D işi durdurmadıkça düşünmeyiz. Bize Emret Komutanım'ı yaparken de çok transfer teklifi geldi, biz hepsini reddettik.
Bir kanal ile yola çıkınca yolda bırakmayı doğru bulmuyorum.
Tabi ki koşullar iki tarafın da anlaşarak ayrılması noktasına getirebilir sizi.
O zaman medeni şekilde ayrılırsınız.
Ama evlilikte de böyledir, ilk sorun da eşler kaçmalar birbirlerine destek olurlar.
Şu anda karşılıklı destekle devam ediyoruz.

Skuğusu: Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.

Mehmet Altıoklar : Ben teşekkür ederim...

Alıntı...