![]() |
| | ||||||
| Gece Gündüz Dizisi Gece Gündüz Dizisi forumudur. Gece Gündüz Dizisi Oyuncuları, Ekibi, Haberleri, Gece Gündüz Dizisi Bölümleri, Gece Gündüz Dizisi müzikleri, Fotoğrafları, Resimleri hakkında tüm düşüncelerinizi bu forumda paylaşabilirsiniz.Gece Gündüz izle |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| |||
![]() EDA ATALAY/İSTANBUL eda.atalay@gazeteport.com.tr Röportaj fotoğrafları: Asya Aslan İki şen 'Şakrak' oyuncu ve bir aile. Özge Borak Şakrak ve Bülent Şakrak. Evli olan çifti yeni evlerinde ziyaret ettim. Ev telaşlarının arasında, büyük bir sıcaklıkla karşılandıktan sonra röportajımıza başladık. Özge Şakrak her nekadar cool diye nitelendirilse de, içinde kocaman bir sevgiye ve enerjiye sahip . Bülent Şakrak da şaşırtmayacak biçimde aynı enerjide. Her ikisi de konservatuar kökenli olan oyuncuları birçok diziden tanıyoruz. Ama ikiliyi bir de tiyatro sahnesinde izlemek gerek. Kahkahalarıyla röportaja renk katan oyuncular bakın neler anlattı! Evlilik nasıl gidiyor? Bülent: Kimilerine de görev evlilik manasız geliyor olabilir. Ama biz evliliği destekleyen bir çiftiz. Sonuç olarak da evliyiz. Üstelik aynı mesleği yapıyoruz. “Hem oyuncusunuz hem evli nasıl oluyorsunuz?” ya da ‘Çok zor olmuyor mu?” diye de sordular bize. Bizim için hiç zor olmuyor. Aynı meslek gruplarından isimler olarak eleştirir misiniz birbirinizi çok? Özge: Eleştiri bizde sadece yerme olarak düşünülüyor. Tabi ki eleştiriyoruz. Ama sadece kötü konulara değinmiyoruz. Zaten bizim evimizde her zaman sinema, tiyatro konuşulmuyor. Biz sıradan bir çiftiz. Bülent: Metin ya da eser sana sunulduğu zaman meslektaş olarak ilk fikir aldığın insan tabi ki eşin oluyor. Bu anlamda şanslı bir çiftiz. Çünkü seni en iyi tanıyan ya da sana en gerçek yorumu getiren kişi eşin. İlk Yılan Hikâyesi dizisindeki çaycı olarak gördük sizi. Şimdi de o dizinin bir benzeri olduğunu düşündüğüm Gece Gündüz’desiniz. Benzerlikler sizin kararlarınızı fazla etkilemiyor mu? Bülent: İşin genel olarak benzerliğine takılmam. Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yapılan dizi işleri ticari meseleler. Buna bir itirazım yok. Ama ben kendi oynadığım tipin ya da karakterin bir diğerinden daha farklı olması için kendi kendime çalışırım. İkna olursam da bu işi yaparım. Gece Gündüz’deki çaycıyı oynamazdım tabi ki. Ama Gece Gündüz’deki Sipsi Yılan Hikâyesi’ndeki çaycı ile çok alakalı bir adam değil. Gece Gündüz benim üçüncü polisiye işim. Ben Zeliha’nın Gözleri’nde de komiseri oynamıştım. Yani ben emniyetin içinde kendini geliştiren bir kişiyim. Polisler de beni severler. Trafik suçum yok mesela (Kahkaha) Sahnede ortak proje düşünüyor musunuz? Özge: Keşke olsa. Bu sene ilk defa Eşref Saati dizisinde karşılıklı sahnelerimiz oldu. Hem biz çok eğlendik hem de insanlar. Tabi tiyatroda olsak birlikte çok daha başka olur. Bülent: Türkiye’de yapımcılar, yönetmenler karı koca ya da sevgili olan insanlarla çalışmayı çok fazla tercih etmiyorlar. Bunları hep duyardık. Ama evliliğimizin başlarında olmamıza rağmen biz bunu fazla yaşamadık. Bu karşılıklı güvenle de alakalı bir durum. Akşam evde beraber olduğun insanla ertesi gün sette ya da tiyatroda olmak çok güzel. Başka bir partnerden çok daha rahat çalışabilirsin. Beraber tiyatro teklifi gelirse çok güzel olur. Birlikte yemek yapıyoruz, tiyatro neden yapmayalım. ‘Babam çok zengin olsa’ ve ‘Sokakta yürüyemez hale gelirsem’ dizi çevirmeyi bırakırım. Sadece tiyatro yaparım” demişsiniz. Bunu belli bir doygunluğu edindikten sonra mı rahatlıkla söylüyorsunuz? Özge: Ben bunu başlık olsun diye söylememiştim. Hatta beni rahatsız etmişti böyle yazılması. Sadece ayrıntıydı. Tiyatrodan yeteri kadar para kazanamadığımız gerçek. Benim dizi kavramım çok farklı. Tamamen ticari bakıyorum. Çok zor bir iş. Gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bülent de ben de gece hayatını seven insanlar değiliz. Ev ortamını ve sakin yaşamı seviyoruz. Bazen bizim de delirdiğimiz, hareketli şeyler yaptığımız muhakkak oluyor. Bu yüzden bize bu işi yapmak daha zor geliyor. Gerçekten tiyatrodan yeteri kadar para kazanabiliyor olsaydım ve ya ‘Babam zengin olsaydı’ dizilerde çalışmak zorunda kalmazdım. Şu an zorundayız. Şöhretten çok etkilenmeyen bir çiftsiniz. Özge: Şöhrete de çok inanmam. O ‘şey’e kendimi kaptırdığım zaman, yollarda önüm kesildiği, adım atamaz hale geldiğim ya da alışveriş yapamaz duruma geldiğim zaman para da umurumda olmaz. Hiçbir şey yapmam. Bunu durumu da kişi yaratır bence. Biz bunu yapmadığımız için çok rahat yaşıyoruz. Yanlış anlaşılmasın çok sıcak tepkiler aldığımızda çok mutlu oluyoruz. Ama ben sadece bunun dozundan bahsediyorum. Bülent: Çıkış noktamız hiçbir zaman ünlü olmak olmadı. Biz konservatuarda tiyatro oyunculuğu dersi aldık. Ne kamera ne de set gördük. Bizim asal mesleğimiz oyunculuk. Dizilerde, reklamlarda ya da filmlerde de oyunculuk yapıyoruz. Dizi sektörü sinema gibi de değil. Diziler artık 90 dakikaya çıktığı için, 60 kişilik bir grup neredeyse bir film çekmeye çalışıyor. Dizilerde insanüstü bir kuvvet gerekiyor. Ama getirisi de inkâr edilemez. Çalışıyoruz ve çalıştığımızı da kazanıyoruz. Emeğimizin dışında bir şey kazandığımız söylenemez. İnsanı çok yıpratan çok tüketen bir şey. İzlediğiniz diziler var mı? Özge: Canım Ailem izliyoruz. Bülent de çok beğeniyor. Çok kaliteli bir iş. Başka bir ortak tutkunuz da Fenerbahçe. Maçlara gitme fırsatınız oluyor mu? Bülent: Hasta Fenerbahçeliyiz. Ama gidemiyoruz bu aralar. Hafta sonları ya oyun ya set oluyor. Ama çok seviyoruz. 2004 yılından beri Kenter Tiyatrosu oyuncususunuz. En son 39 Basamak’ta izledim sizi. Yeni bir proje var mı? Bülent: 39 Basamak bu sezon son, bitecek. Moliere’in Cimri oyununu Müşfik Kenter’le çalışıyoruz. Onun provaları başladı ve devam ediyoruz. Şehir Tiyatroları’nda çok uzun bir geçmişiniz var. Ama ara verdiniz sanıyorum. Özge: 8 yaşında girdim Şehir Tiyatroları’na.1990’dan 2006’ya kadar da oradaydım. 2006’da kişisel mazeretlerimden ötürü müsaade istedim. Ama şimdi geri dönüş için haber bekliyorum. Fazla bile ara verdim. Bir sene düşünüyordum ama 2,5 sene oldu. Dizilerde boy göstermeye başladıktan sonra, çalıştıkları devlet kurumlarından istifa eden oyuncular var. Sizin bu konuya bir tavrınız var mı? Özge: Bu kurumlarda çalışmak bazılarına ‘engel’ gibi geliyor olabilir. Diziye, sinema filmine ve reklama gitmek özellikle kadrolu oyuncular için zor olabiliyor. İzin alman ve asli görevi aksatmaman gerekiyor. Tiyatro da aksamaları affetmiyor. Bu durumda daha çok para kazanılan yeri tercih ediyorlar. Ama benim bırakma sebebim bu değildi. Kişisel gereksinimlerimden ötürü ara verdim. Tiyatroyu çok seviyorsanız gerçekten tiyatronun bırakılmasını anlayamıyorum. Ama maddi açıdan anlıyorum. Çünkü geçiminiz için daha fazla para sağlayan televizyon gibi bir kutu var. Bülent: Ben Şehir Tiyatroları ya da Devlet Tiyatroları’nda hiçbir zaman çalışamam. Çünkü meslekte seçim şansım olmasını isterim. Hayatta da öyle. Dolayısıyla istemediğim bir şeyi yapmak istemem. Böyle kurumlarda oyun asılır ve rol karşısında eğer isminiz yazıyorsa siz oynarsınız. Ama ben oynamak istemiyorsam oynamam. Bunu yapabilen insanlara asla saygısızlık etmiyorum. Bu biraz insan tabiatıyla ilgili bir durum. Eşinizi balerin olarak izlemek ister miydiniz sahnede. Yoksa tiyatro yine tercihiniz mi olurdu? Bülent: Hiç kimse sormamıştı böyle bir soru. Sorudan etkilendiğimi söylemek istiyorum. Ama hemen cevap vereceğim. Hayır! Kesinlikle hayır! Bale sanatını çok seviyorum. Ailemizde çok bale sanatçısı var. Ama ben eşimin Türkiye’deki en iyi kadın oyunculardan biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de hem güzel hem de yetenekli kadın oyuncu çok olduğunu düşünmüyorum. Benim gibi düşünen de çok insan var. Bu anlamda Özge’nin şanslı olduğunu düşünüyorum. Oyuncu olarak hem kendini hem de seyirciyi tatmin eder hale geliyor Özge. O yüzden ben balerin olarak görmek istemezdim. Ama balerin olsaydı o da beni çok mutlu ederdi. Ama Özge oyuncu, ben oyuncuyum. Biz böyle bir aileyiz. Peki, sizin balede aklınız kaldı mı? Özge: Ben çok istemiştim. Çünkü gözümü açtım ki annem, babam hepsi Devlet Opera ve Balesi’ndeler. Hemen hemen her derslerine gidiyorum. Balenin içinde büyüdüm. Benden beklerlerken abim oldu. Şimdi de dans etmeyi çok seviyorum. Babam da koreograf olduğu için bir ayağı da tiyatroda. Çok istemiştim baleyi ama iyi ki de olmamış Çünkü çok kısa ömürlü bir iş. Real olarak 40 yaşına kadar yapabildiğin, daha sonra karakter rollere çıktığın bir iş. Ama tiyatro öyle değil. Allah ne kadar ömür verdiyse o kadar yapabileceğiniz bir iş. O yüzden iyi ki tiyatroyu seçmişim. Ama keşke müzikal olsa da hem şarkı söylesem hem de dans etsem. Birbirinizin en sevdiğiniz yönleri neler? Bülent: Özge’nin insan seviyor olması. Bu bizim birçok işimizi ve ilişkimizi de kolaylaştırıyor. Yapıcı bir kadın. Bunun dışında saçlarını çok seviyorum. Özge’yi çok seviyorum. Gerisi hikâye. Özge: Bülent’in en sevdiğim yönü çok güzel iş bitiriyor olması. Mesela “Bilmem ne bilmem ne?” olmuş dersin anında halleder. Problemi anında çözer. Pratiktir. Birbirinize soru sorup siz cevaplar mısınz? Bülent sorar: “Gerçek bir hayvan sever misin?” Özge: Evet. İki tane köpeğimiz var daha ne olsun. Bülent sorar: “Eve bir köpek daha alsam ne dersin?" Özge: Kaplumbağalar var, balıklar var. İki de köpek var kapıda. Bir köpek daha olmasın lütfen. (Kahkaha) Özge sorar: “Gemlik’te büyümekten memnun musun, yoksa başka yerde büyüseydim daha farklı yerlere gelirdim diyor musun?” Bülent: Gemlik’te büyüdüğüm için çok memnunum. Mesleki olarak durduğum yerden çok memnun değilim belki ama insan olarak durduğum yerde Gemlik’te büyümemin çok büyük bir etkisi var. Dolayısıyla iyi ki Gemlik’te büyümüşüm. |
| Reklamlar |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| "Elveda Rumeli" den "Elveda Anadolu" ya! Olur mu? Neden Olmasın? | handan | Elveda Rumeli Dizisi | 1 | 02-08-2009 07:10 PM |
| "Yengeç Dansı" mı, "Kolbastı" mı? | Spor Haberleri | Spor | 0 | 01-25-2009 11:30 AM |
| "Yengeç Dansı" mı, "Kolbastı" mı? | Spor Haberleri | Spor | 0 | 01-22-2009 12:30 PM |
| Sinan Çetin"in TRT"ye "Mert ile Gert" isimli komedi dizisi çekiyor. | handan | Mert ile Gert Dizisi | 0 | 10-07-2008 04:21 PM |
| Acaristanbul Olayinda Olan Işçilere Oldu. "kaos" Yüzünden Inşaatlar Durunca " | haberler | Haberler | 0 | 12-26-2006 02:52 PM |