“Öğrenmediğim tek şey aşk”
Necati Şaşmaz ve Polat Alemdar…. İkisi birbiriyle o kadar çok iç içe geçmiş ki, pek çok kişi karıştırıp, ona Polat bey diye hitap ediyor.Tüm söyleşimiz boyunca Şaşmaz, Polat karakterinden farklı olarak attığı kahkahalar dışında, her zamanki gibi perdeyi pek aralamadı; kontrolü elden bırakmadı.Ancak üzerine giydiği Polat karekteri miladını tamamladığında, Şaşmaz bizi farklı projelerle şaşırtacağının sinyalini şimdiden verdi.
Dizi bir süre yayınlanmadı.Neler yaptınız bu arada?
Bu zaman içinde yüzümü dinlendirdim.Çin’e gidip geldim.Bu aralar röportaj vermiyorum, televizyona çıkmıyorum.TRT’ye de daha önceden söz verdiğim için çıktım.Fakat kaldığımız yerden, aynı tempoyla yeniden başlayacağımızdan eminim.
Neden özellikle Çin’e gittiniz?
Daha önce Çin’e gideceğimi hiç düşünmemiştim.Belgesellerde izlemiştim sadece.Birçok şehrini gezdim.Senaristimiz Bahadır’ın ağabeyi gidiyordu, ben gidiyorum demeye gelmişti.Biz de mi gelsek deyip, Hasan Kaçan ile birlikte “Kadri’nin götürdüğü yere” gittik.
Senaryonun, bazı olaylar gerçekleşmeden önce yansıtması dikkat çekti.Beslendiğiniz kaynaklar var mı?
Özel olarak bir yerden beslenmeye gerek yok.Her gün gazetelere bakarsanız yeterince malzeme var.
“Kurtlar Vadisi” için bir ömür biçtiniz mi? Ne zaman bitebilir?
Bilmiyorum öyle bir planımız yok.Bittiği yerde bitmiştir.Ama bitinceye kadar varız.
Oyuncu koçunuz var mı? Tanıdığımız isimler mi?
“Kurtlar Vadisi”nde, Deve Tuncay olarak tanıdığınız Osman Wöber, yine Halo diye tanıdığınız Sönmez Atasoy ile çalışıyorum.Osman Wöber ile beden dili, Sönmez Atasoy ile diksiyon, Deli Hikmet’i canlandıran Erdem Ergüney ile de fırsat buldukça sahne çalışması yapıyoruz.
Hayatınıza oyuncu olarak mı devam edeceksiniz? Yoksa başka planlarınız var mı?
Çok çalıştım, hala da çalışmaktayım.Bundan sonraki oyunculuk hayatımda daha çok çalışacağım.Çok iyi projelerle oyunculuğa devam edeceğim.
Üç kardeş birlikte çalışıyorsunuz.Bu üç kardeşin çocukluğu nasıl geçti? Didişerek mi birlikte oynayarak mı?
Raci ile ben çok daha fazla içli dışlı, samimiyizdir.O nedenle beni çok iyi bilir.Ben de onu çok iyi bilirim.Beni iyi tanıdığı için, Polat’ı yazarken bundan faydalanmıştır ama zorlandığı taraflarda olmuştur.Ben de senaryoda hangisi Raci’nin lafı hangisi Bahadır’ın anlarım.
Bir marka olarak pazarlanıyorsunuz.Polat markası ile aranıza bir mesafe koyabiliyor musunuz?
Polat bir marka tabi.Ve çok sevildiğinide biliyorum.ben de o sevgiden paye alıyorum.Sokakta gördüklerinde Polat’a sarılıyorlar ama aynı zamanda Necati Şaşmaz’a sarılanlar da var.İnsanların teveccühüne karşılık vermeye çalışıyorum.Çünkü aynı zamanda şöhret ve ilgi zor bir şey.Ama ben alışığım buna.Sevilen ve büyük bir ailemiz vardı.Aradaki tek fark, önceden sevdiğim insanları tanıyordum, şimdi ise tanımadığım insanlar da seviyor.Çünkü onların evine haftada bir gün gidip oturmuş gibi oluyorum.Oyunculuk açısından Polat markasına zarar vermemek için başka bir karakter oynamıyorum.Kendi sesimi kullanamıyorum.Diksiyon dersleri alarak kendi sesimi kullanacak kıvama geldim.Ama sırf Polat’a zarar vermemek için bunu yapamıyorum.Sabretmem gerekiyor.Ancak başka bir projede kendi sesimi kullanabileceğim.
Rüyalarınızda kendinizi Polat olarak gördüğünüz oluyor mu?
Bir kere sadece Elif ile ilgili bir sahnenin nereye bağlanacağı çözümlenememişti; onu rüyamda görmüştüm.Ama sonra rüyamdaki gibi de olmadı.
Aşık olmadığınızı söylüyorsunuz her röportajda. Bu son zamanda değişmiş sanırım.Doğru mu?
Hayır, bu hiçbir zaman değişmedi.Fakat ben röportajlarımda iki şeyi görmekten bıktım.Biri ünlü olmadan Amerika’ya gitme kararımla ilgili olarak “11 eylülde giderken” diye başlayan paragraf.Diğeri de “Hiç aşık olmadım” başlığı.Bu okuyucuya da bıkkınlık veriyor artık.
Aşk hayatınızda bir değişiklik olduğunu söyleseydiniz, işte o zaman heyecan verici olabilirdi okuyucu için!
Hayır, hiç aşık olmadım.Bu bir ayıp mı, bilemem.
Aşık olmasanız da evlilik planları var mı? Vakti saati geldi deyip, anneniz babanız sizi evlendirebilir mi?
Ölmeden önce bir gün neden olmasın.O duyguyu da tatmak isterim.Ama tadarım, tatmam; bilemem Allah bilir.
Röportajlarınızda hep babanızı referans gösteriyorsunuz.Bizse annenizi merak ediyoruz.
Ben ikisini ayırmam birbirinden.Aslında baba derken, aynı zamanda anne de diyorum. Çünkü ben birbirine bu denli aşık olan bir ikili daha görmedim.Kırk yıllık bir aşk onlarınki.Aile sevgisini onlarda gördüm ama galiba öğrenemediğim tek şey aşk.
Annenizle babanızın aşkına benzer bir aşk arıyorsunuz belki de!
Bilmiyorum, belki de.Hiç böyle düşünmemiştim.
Annenize benzeyen yönleriniz var mı?
Babam dinlemeyi daha çok sever.Annem biraz benim gibi sabırsızdır.Ben annemin o tarafını almışım.
Film izler misiniz?
Evde izliyorum.Ama özel olarak değil.Ne rast gelirse izliyorum.Aman şu filmi izleyeyim diye bir şey yok.Ama özellikle animasyon filmlerini takip ediyorum.Dünya o tarafa doğru gidiyor çünkü.Artık oyuncuların bile oynamadığı bir film sektörü oluşuyor.Oyuncular belki de bundan sonra sadece ses ve vücut hareketleriyle yaratıklara, hayvanlara can verecekler.Geçmişte söylenirdi bunlar, bugün artık yapılıyor.Belki bir böcek ya da karşındaki boş duvarla oynamak zorunda kalacaksın.Oyuncunun gelişimi için bunları izliyorum.Bu tavşanı ben oynasam, bu geyiği ben konuşsam nasıl yapardım diye çalışıyorum.
PANA Film bir animasyon çalışması yapacak mı?
İlerleyen zamanlarda neden olmasın!


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla