+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 23 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Mehmet Akif Ersoy

  1. #11
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Mehmet Akif Ersoy: Seyfi Baba

    Mehmet Akif Ersoy: Seyfi Baba



    Geçen akşam eve geldim. Dediler:
    -Seyfi Baba
    Hastalanmış, yatıyormuş.
    -Nesi varmış acaba?
    -Bilmeyiz, oğlu haber verdi geçerken bu sabah.
    -Keşki ben evde olaydım... Esef ettim, vah vah!
    Bir fener yok mu, verin... Nerde sopam? Kız çabuk ol...
    Gecikirsem kalırım beklemeyin... Zîrâ yol
    Hem uzun, hem de bataktır...
    -Daha a'lâ, kalınız:
    Teyzeniz geldi, bu akşam, değiliz biz yalınız.



    Sopa sağ elde, kırık camlı fener sol elde;
    Boşanan yağmur iliklerde, çamur ta belde.
    Hani, çoktan gömülen kaldırımın, hortlayarak,
    "Gel!" diyen taşları kurtarmasa, insan batacak.
    Saksağanlar gibi sektikçe birinden birine,
    Boğuyordum müteveffâyı bütün âferine.
    Sormayın derdimi, bitmez mi o taşlar, giderek,
    Düştü artık bize göllerde pekâlâ yüzmek!
    Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim,
    Çifte sandal, yüzüyorduk, o yüzer, ben yüzerim!
    Çok mu yüzdük bilemem, toprağı bulduk neyse;
    Fenerim başladı etrâfını tektük hisse.
    Vâkıâ ben de yoruldum, o fakat pek yorgun...
    Bakıyordum daha mahmurluğu üstünde onun:
    Kâh olur, kör gibi Çarpar sıvasız bir duvara;
    Kâh olur, mürde şuâ'âtı düşer bir mezara;
    Kâh bir sakfı çökük hânenin altında koşar;
    Kâh bir ma'bed-i fersûdenin üstünden aşar;

    Vakt olur pek sapa yerlerde, bakarsın, dolaşır;
    Sonra en korkulu eşhâsa çekinmez, sataşır;
    Gecenin sütre-i yeldâsını çekmiş, üryan,
    Sokulup bir saçağın altına gûyâ uyuyan
    Hânüman yoksulu binlerce sefilân-ı beşer;
    Sesi dinmiş yuvalar, hâke serilmiş evler;
    Kocasından boşanan bir sürü bîçâre karı;
    O kopan râbıtanın, darmadağın yavruları;
    Zulmetin, yer yer, içinden kabaran mezbeleler:
    Evi sırtında, sokaklarda gezen âileler!
    Gece rehzen, sabah olmaz mı bakarsın, sâil!
    Serserî, derbeder, âvâre, harâmî, kâtil...
    Böyle kaç manzara gördüyse bizim kör kandil
    Bana göstermeli bir kerre... Niçin? Belli değil!
    Ya o bîçâre de râhmet suyu nûş eyliyerek,
    Hatm-i enfâs edivermez mi hemen "cız!" diyerek?
    O zaman sâmi'anın, lâmisenin sevkıyle
    Yürüyen körlere döndüm, o ne dehşetti hele!
    Sopam artık bana hem göz, hem ayak, hem eldi...
    Ne yalan söyliyeyim kalbime haşyet geldi.

    Hele yâ Rabbi şükür, karşıdan üç tâne fener
    Geçiyor... Sapmıyarak doğru yürürlerse eğer,
    Giderim arkalarından... Yolu buldum zâten.
    Yolu buldum, diyorum, gelmiş iken hâlâ ben!
    İşte karşımda bizim yâr-ı kadîmin yurdu.
    Bakalım var mı ışık? Yoksa muhakkak uyudu.
    Kapının orta yerinden ucu değnekli bir ip
    Sarkıtılmış olacak, bir onu bulsam da çekip
    Açıversem... İyi amma kapı zâten aralık...
    Gâlibâ bir çıkan olmuş... Neme lâzım, artık
    Girerim ben diyerek kendimi attım içeri,
    Ayağımdan çıkarıp lâstiği geçtim ileri.
    Sağa döndüm, azıcık gitmeden üç beş basamak
    Merdiven geldi ki zorcaydı biraz tırmanmak!
    Sola döndüm, odanın eski şayak perdesini,
    Aralarken kulağım duydu fakîrin sesini:

    - Nerde kaldın? Beni hiç yoklamadın evlâdım!
    Haklısın, bende kabâhat ki haber yollamadım.
    Bilirim çoktur işin, sonra bizim yol pek uzun...
    Hele dinlen azıcık anlaşılan yorgunsun.
    Bereket versin ateş koydu demin komşu kadın...
    Üşüyorsan eşiver mangalı, eş eş de ısın.

    Odanın loşluğu kasvet veriyor pek, baktım
    Şu fener yansa, deyip bir kutu kibrit çaktım.
    Hele son kibriti tuttum da yakından yüzüne,
    Sürme çekmiş gibi nûr indi mumun körgözüne!
    O zaman nîm açılıp perde-i zulmet, nâgâh,
    Gördü bir sahne-i üryân-ı sefâlet ki nigâh,
    Şâir olsam yine tasvîri otur bence muhâl:
    O perîşanlığı derpîş edemez çünkü hayâl!

    Çekerek dizlerinin üstüne bir eski aba,
    Sürünüp mangala yaklaştı bizim Seyfı Baba.
    -Ihlamur verdi demin komşu... Bulaydık, şunu, bir...
    -Sen otur, ben ararım...
    -Olsa içerdik, iyidir...
    Aha buldum, aramak istemez oğlum, gitme...
    Ben de bir karnı geniş cezve geçirdim elime,
    Başladım kaynatarak vemeye fincan fincan,
    Azıcık geldi bizim ihtiyarın benzine kan.

    -Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın?
    Nezle oldun sanırım, çünkü bu kış pek salgın.
    -Mehmed Ağa'nın evi akmış. Onu aktarmak için
    Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün.
    Ne işin var kiremitlerde a sersem desene!
    İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene.
    Hadi aktamıyayım... Kim getirir ekmeğimi?
    Oturup kör gibi, nâmerde el açmak iyi mi?
    Kim kazanmazsa bu dünyâda bir ekmek parası:
    Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası!
    Yoksa yetmiş beşi geçmiş bir adam iç yapamaz;
    Ona ancak yapacak: Beş vakit abdestle namaz.
    Hastalandım, bakacak kimseciğim yok; Osman
    Gece gündüz koşuyor iş diye, bilmem ne zaman
    Eli ekmek tutacak? İşte saat belki de üç
    Görüyorsun daha gelmez... Yalınızlık pek güç.
    Ba'zı bir hafta geçer, uğrayan olmaz yanıma;
    Kimsesizlik bu sefer tak dedi artık canıma!
    -Seni bir terleteyim sımsıkı örtüp bu gece!
    Açılırsın, sanırım, terlemiş olsan iyice.

    İhtiyar terliyedursun gömülüp yorganına...
    Atarak ben de geniş bir kebe mangal yanına,
    Başladım uyku teharrîsine, lâkin ne gezer!
    Sızmışım bir aralık neyse yorulmuş da meğer.
    Ortalık açmış, uyandım. Dedim, artık gideyim,
    Önce amma şu fakîr âdemi memnûn edeyim.
    Bir de baktım ki: Tek onluk bile yokmuş kesede;
    Mühürüm boynunu bükmüş duruyormuş sâde!
    O zaman koptu içimden şu tehassür ebedî:
    Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi!


    Mehmet Akif Ersoy: Seyfi Baba

  2. #12
    gürhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gürhan isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    504

    Standart

    yıllardır mehmet akifi okurum ama bu şiirini ilk defa okudum.çok güzel bir şiir teşekkürler yavuz bey...
    vatan toprağı kutsaldır.kaderıne terk edılemez...
    (...karanlık gecede el uzattık hilale'' şafak karanlık''...)

  3. #13
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Mehmet Akif Ersoy BAYRAM

    BAYRAM

    Gelin de bayramı Fatih'te seyredin, zira
    Hayale, hatıra sığmaz o herc ü merc-i safa,
    Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan
    Tutun da, ta dedemiz demlerinden arta kalan,
    Asırlar ölçüsü boy boy asali nesle kadar,
    Büyük küçük bütün efrad-i belde, hepsi de var!
    Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,
    İçinde darbuka, teflerle zilli şakşaklar,
    Biraz gidin; Kocaman bir çadır... önünde bütün,
    Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için
    Nöbetle bekleşiyorlar; acep içinde ne var?
    "Caponya'dan gelen insan suratlı bir canavar!"
    Geçin: sırayla çadırlar, önünde her birinin.
    Diyor: "Kuzum, girecek varsa durmasın girsin."
    Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir ilan,
    "Alın gözüm buna derler..." sedası her yandan.
    Alettirikçilerin keyfi pek yolunda hele:
    Gelen yapışmada bir, mutlaka o saplı tele,
    Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi
    İnince binmede artık onun da hemşerisi:
    "Hak okka çünki bu kantar... Frenk icadı gıram
    Değil! Diremleri dörtyüz, hesapta şaşmaz adam."
    "Muhallebim ne de kaymak!
    "Şifalıdır macun!"
    "Simit mi istedin ağa!" "Yokmuş onluğun, dursun."
    O başta: Kuşkunu kopmuş eğerli düldüller
    Bu başta: Paldimi düşmüş semerli bülbüller
    Baloncular, hacıyatmazlar, fırıldaklar,
    Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;
    Sağında atlıkarınca, solunda tahtırevan
    Önünde bir sürü çekçek, tepende çifte kolan
    Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer...
    Ferag-ı bal ile birden geviş getirmedeler,
    Koşan, gezen, oturan, maniler düzüp çağıran.
    Davullu zurnalı "dans" eyliyen, coşup bağıran,
    Bu kainat-i sürurun içinde gezdikçe,
    Çocukların tarafındaydı en çok eğlence,
    Güzelce süslenerek dest-i naz-ı maderle,
    Birer çiçek gibi nevvar olan bebeklerle
    Gelirdi safha-i mevvac-i iyde başka hayat...
    Bütün sürur u setaretti gördüğüm harekat,
    Onar parayla biraz sallandırdılar... derken,
    Dururdu "Yandı!" sadasıyle türküler birden,
    - Ayol, demin daha yanmıştı a! Herif sen de,
    - Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.

    "Deniz dalgasız olmaz
    Gönül sevdasız olmaz
    Yari güzel olanın
    Başı belasız olmaz!
    Haydindi mini mini maşallah
    Kavuşuruz inşallah..."

    Fakat bu levha-i handana karşı, pek yaşlı,
    Bir ihtiyar kadının koltuğunda gür kaşlı,
    Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.
    Gelen geçen "Bu niçin ağlıyor?" deyip soruyor.
    - Yetim ayol... Bana evlat belasıdır bu acı
    Çocuk değil mi, 'salıncak' diyor...
    - Salıncakçı!
    Kuzum, biraz da bu binsin... Ne var sevabına say...
    Yetim sevindirenin ömrü çok olur...
    - Hay hay!
    Hemen o kız da salıncakçının mürüvvetine
    Katıldı ağlamıyan kızların setaretine.

    Mehmet Akif Ersoy

  4. #14
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Mehmet Akif Ersoy ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE

    ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE

    Şu boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi?
    En kesif orduların, yükleniyor dördü beşi

    Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar...
    O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,

    Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
    Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
    Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

    Herc ü merc ettiğin edvara yetmez o kitab...
    Seni ancak ebediyyetler eder istiab.

    "Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına;
    Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

    Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle,
    Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
    Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;

    Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,

    Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultanı Salahaddin'i,

    Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
    Sen ki islamı kuşatmış, doğuyorken hüsran,

    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

    Sen ki; a'şara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

    Mehmet Akif Ersoy

  5. #15
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Mehmet Akif Ersoy Fotoğrafları






    Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy Nur İçinde yat. Toprağın bol, mekanın Cennet olsun...
    Konu Yavuz tarafından (02-03-2007 Saat 01:56 PM ) değiştirilmiştir.

  6. #16
    haberler isimli Üye şimdilik offline konumundadır Güncel Haberler
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    5,847

    Standart "İstiklal Marşı" 86 Yaşında

    "İstiklal Marşı" 86 YaşındaBaşbakan Erdoğan, "12 Mart Milli Gün olacak" dedi.


    İstiklal Marşı'nın kabulünün 86'ncı yıldönümü kutlanıyor.

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, İstiklal Marşı'nın, Türk ulusunun, bağımsız yaşama tutkusundan ödün vermeden, haksızlıklara karşı dimdik ayakta durarak yeniden varoluşunun, ulusal birlik ve bütünlüğünün simgesi olduğunu söyledi.
    Meclis Başkanı Bülent Arınç da, İstiklal Marşı'nın sadece milli bir marş değil, bir meydan okuma ve esarete başkaldırı olduğunu belirtti.
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, 12 Mart'ın, bundan böyle Türkiye'de 'milli gün' olacağını bildirdi.
    Cumhurbaşkanı: Ersoy Bağımsızlık Savaşını Ölümsüzleştirdi
    Cumhurbaşkanı Sezer, İstiklal Marşı'nın kabulünün 86'ıncı yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Kurtuluş Savaşı'yla tutsaklığa boyun eğmeyen bir ulus yaratılırken, şair Mehmet Akif Ersoy'un, bağımsızlık savaşımını ölümsüzleştirdiğini ifade etti.
    Sezer, "Ulusumuzun tarihindeki en zorlu döneminde birliğini pekiştiren, bağımsız Türk devletinin kurulması yolunda atılan önemli bir adım olan İstiklal Marşı, yurttaşlarımıza yaşattığı ortak duygu ve coşkularla, olumsuzluklara karşı dayanma gücünü artırmıştır" dedi.
    TBMM'de Anma Toplantısı
    Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de Mehmet Akif Ersoy'u anma toplantısı düzenlendi.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Personeli Korosu'nun İstiklal Marşı'nı okumasının ardından, ilköğretim öğrencileri arasında yapılan yarışmada dereceye giren öğrenciler sırayla İstiklal Marşı'ndan birer kıta okudular.
    Küçükler İstiklal Marşı'nın son kıtasını hep bir ağızdan okurken, dinleyicilere de bayrak sürprizi yaptılar.
    TBMM Başkanı: İstiklal Marşı ile Yenilgi Reddedildi
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç İstiklal Marşı'nın yenilgiyi, pes etmeyi, bağımsızlıktan vazgeçmeyi reddettiğini belirtti.
    Arınç şunları söyledi:
    "Bu marş bizim için sadece mili marş değildir. Aynı zamanda unutmamamız gereken bir mücadelenin destansı tarifidir. İstiklal Marşı bir meydan okumadır. Esarete isyandır, başkaldırıdır. Bir devrimin manifestosudur. İçinde bitmeyen bir ülke aşkı, özgürlük tutkusu ve mücadele ruhu vardır."
    Başbakan: İstiklal Marşı Milli Birliğin Mutabakat Belgesidir
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, İstiklal Marşı'nın millet olarak ihtiyaç duyulan milli birlik ve beraberlik idealinin mutabakat belgesi olduğunu ifade etti.
    Erdoğan, "Hedefimiz en büyük varlığımız olan devleti, Cumhuriyeti 100'üncü yılında hak ettiği güce, itibara ulaştırmaktır. Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet hedefinin üzerine çıkmamız, hem köklerimize sahip çıkmamaz, hem hızımızı kesmeden yürüyüşümüze bağlıdır." diye konuştu.
    Milleti millet yapan değerlere iyi sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, hiçbir gücün bu değerlere zarar vermesine izin verilmeyeceğini kaydetti.
    Başbakan Erdoğan, "Bakanlar Kurulu toplantısında bugün karar aldık. Bundan sonra İstiklal Marşı'nın kabulü olan bugünü milli bir gün olarak ilan etme kararı aldık. Allah milletimize bir kez daha İstiklal Marşı yazdırmasın." dedi. Törende okunan Çanakkale kasidesi başta Arınç ve Başbakan Erdoğan olmak üzere dinleyenleri duygulandırdı.

  7. #17
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Cevap: Mehmet Akif Ersoy

    Çok yerinde olur bence 12 mart ın milli gün ilan edilmesi. çok ama çok geç kalınmış bir olay. aynı duyarlılığ milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy içinde gösterilmeli ve doğum günü veya ölüm yıldönümünde anma töreni düzenlenmeli. Dünya da birçok örneğinin olduğunu duymuştum, milli şairleri için ülkelerin ölüm yada doğum günlerinde anma törenleri düzenlendiğini.

  8. #18
    tuğçe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    tuğçe isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    California
    Mesajlar
    687

    Standart Cevap: Mehmet Akif Ersoy

    Nazım Hikmet için film çeviriyorlar, Mehmet Akif'i hatırlayan soran yok ne yazık ki.

  9. #19
    Mirzas isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    345

    Standart Cevap: Mehmet Akif Ersoy

    aynen katiliyorum,cocukken hatirliyorum trt cok ucuz bi belgesel yapmisti M.Akif hakkinda baska da ne duydum ne gordum,bir insanin hatirlanmasi icin baska ne yapmasi lazim merak ediyorum

  10. #20
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Cevap: Mehmet Akif Ersoy

    bu bizim çok büyük bir ayıbımız. nirzas trt den bahsettin. trt de yayınlanan bir dizi var. tam anlamıyla dizi sayılırmı bilemem. http://www.yayinakisi.com/program/25...cikaririm.html link verirsem daha anlaşılır olur. türk miletinin bilmem kaçta kaçı aptaldır diyen bir adamın eserlerini her hafta yayınlıyor da milli şairimiz mehmet akif için dediğin gibi pek birşey yapılmıyor. hoş hakkını yememek lazım aynı gün mehmet akif ersoy için hazırlanmış bir belgeselde var.
    http://www.yayinakisi.com/program/25...kif-ersoy.html

    ne zaman doğmuş ne zaman ölmüş. bu günlerde anılmalı.

+ Konuyu Cevapla

Benzer Konular

  1. Mehmet Akif Ersoy seni çok seviyorum
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 03-26-2009, 01:10 PM
  2. ...'Mehmet Akif Ersoy
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 03-24-2009, 06:50 PM
  3. Mehmet Akif Ersoy
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 03-17-2009, 09:31 AM
  4. Mehmet Akif Ersoy
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 03-05-2009, 08:40 PM
  5. Mehmet Akif Ersoy Biyografisi
    Konuyu Açan: Biyografi, Forum: Biyografiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-20-2008, 05:42 PM

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.