+ Konuyu Cevapla
Toplam 8 sonuçtan 1 ile 8 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: istanbul'a yazılmış şiirler

  1. #1
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart istanbul'a yazılmış şiirler

    Yazan:Abdulhak Hamit
    İstanbul düşman istilası altında iken Çamlıca’da

    Hey Çamlıca mehtâbı ne olmuş sana öyle?..
    Küskün duruyorsun.
    Bir şey kuruyorsun.
    Seyrinle ıyan et bana, ilhâm ile söyle:
    Aksetmede âlâm-ı vatandan mı bu halet?..
    Anlat; bu tahavvül neye etmekte delâlet.
    Vaktiyle ederken bu havâliyi zılâlin Bir sâha-i nilî.
    Ey neyyir-i leylî,
    Matem döküyor arza bugün bedr ü hilâlin
    Bir şeb ki, zîrinde küsûfun,
    Seyrangehi olmakda tuyûfun.

    Mâzîden esip gelmede bir nevha-i vâveyl.. Bir âh-ı müebbed.
    Hangi güneşin mâtemidir zulmetin ey leyl, Ey şi’r-i muakkad
    Yıldızlar olur bence meâlin gibi nâ-yab
    Atîde görünmezse o mâzideki mehtâb Olmazdı
    sabahın da yarın gülmeye meyli Pîşinde bu dîdar-ı mahûfun.
    Kartallara baktım düşüyorlar yere bi-ta’b;
    Oldum sanıyordum Melekü’l Mevt ile hem-hâb.



    Yazan: Yahya Kemal Beyatlı
    Bir başka tepeden

    Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
    Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
    Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
    Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

    Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
    Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
    Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.



    Yazan: Nazım Hikmet Ran
    İstanbul’da

    İstanbul’da, Tevkifane avlusunda, güneşli bir kış günü,
    yağmurdan sonra, bulutlar, kırmızı kiremitler, duvarlar ve benim yüzüm
    yerde su birikintilerinde kımıldanırken, ben, nefsimin ne kadar cesur, ne kadar alçak,
    ne kadar kuvvetli, ne kadar zayıf şeyi varsa hepsini taşıyarak;
    dünyayı, memleketimi ve seni düşündüm... 1939 Şubat İstanbul Tevkifanesi



    Yazan:Ümit Yaşar Oğuzcan
    İstanbul

    Evin içinde bir oda, odada İstanbul
    Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
    Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
    Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
    Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
    Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
    Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
    Şişede İstanbul, masada İstanbul
    Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
    Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
    İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
    Nereye gidersen git, orada İstanbul.



    Yazan:Sultan II.Mahmut
    Şarkı

    Pek hâhişi var gönlümün ey serv-i bülendim
    Yarın gidelim Çamlıca’ya cânım efendim

    Redditme sakın bu sözüm şâh-ı levendim
    Yarın gidelim Çamlıca’ya cânım efendim

    Râhat mı olur anda iken cümle ahibbâ
    İster ki gönül zevk idelim biz bize tenhâ

    Bir gün de Fenerbağçesi’ne gitmeli ammâ
    Yarın gidelim Çamlıca’ya cânım efendim



    Yazan: Cahit Sıtkı Tarancı
    Bahar sarhoşluğu

    İlk sevgilinin gülüşüne benzer
    Bir Nisan havası değil mi esen?
    Zincirlere, kelepçelere inat,
    Kanatlarımı açmak zamanıdır;
    Allaha ısmarladık kaldırımlar.

    Giyenler düşünsün dar elbiseyi,
    Ölçülü sözü, hesaplı adımı
    Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
    Saltanat sürer gibi uçuyorum,
    Erik ağacı gelin olduğu gün.


    Hayranım bu şehrin bacalarına
    İrili ufaklı hep bir ağızdan.
    Nasıl derinden bu gökyüzüne doğru
    Bir türkü söylüyorlar öyle sessiz!
    Dumanın daim olsun güzel baca!

    Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
    Yavrusu dallara emanet serçe,
    Derken camiler üstünde güvercin
    Minareler katından geçiyorum
    Gökyüzü mahallesi İstanbul’un

    Süt beyaz bir martıyım açıklarda
    Gemilere ben yol gösteriyorum,
    Buğday ve ilaç yüklü gemilere
    Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
    Bir süzülüşte vatanım dalgalar!



    Yazan:Özdemir Asaf
    Boğaz Gezintisi

    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Gelip geçmiş!

    Vapurlar değil, Boğaz'dan geçen;
    Boğaz'dan yalılar geçiyor,
    Toplamış buralardan eteklerini...
    Dairesine çekilen bir saraylı gibi
    Yalılar gelmiyen alemlerine gidiyor
    Bırakıp bu sessiz gecelerini.
    Deniz kenarında denizsiz kalmış yalılar.
    Ortaklığı ayrılmış kıt'aların
    Anadolu günden güne Rumeli'ye küsmüş...
    Bugün biz değiliz bakan yalılara;
    Yalılar boynu eğik bize bakıyor
    Biz değiliz sarkan hatıralara..
    Göğüs gererek dalgalara
    Yalılar bir hayal için denize sarkıyor
    Yalılar bize bakıyor, denize bakıyor.
    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Gelip geçmiş!


    Yazan:Ziya Osman Saba
    İstanbul

    Seni görüyorum yine İstanbul
    Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
    Minare minare, ev ev,
    Yol, meydan.

    Geliyor Boğaziçi'nden doğru
    Bir iskeleden kalkan vapurun sesi,
    Mavi sular üstünde yine
    Bembeyaz Kızkulesi.

    Bir yanda, serin sabahlarla beraber,
    Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım.
    Baktıkça hep, semt semt, yer yer,
    Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım!

    Durmuş bir tepende okuduğum mektep,
    Askerlik ettiğim kışladır ötesi.
    Bir gün bir kızını benim eden
    Evlendirme dairesi.

    Benim de sayılmaz mı oralar?
    Elimi tutar gibi iki yanımdan,
    Babamın yattığı Küçüksu,
    Anamın toprağı Eyüpsultan.

    Önümde, açık kollarıyla boğaz,
    Çengelköy'den aktarma Rumelihisarı.
    İstanbul, İstanbul'um benim,
    Kadıköy'ü, Üsküdar'ı...

    Gün olur, Köprü ortasında durur
    Anarım, Adalar'da çamların uykusunu.
    Gün olur, Beyoğlu'nu özler içim,
    Koklamak isterim Tünel'in kokusunu.

    Bulut geçer üstünden,
    Gemi gelir yanaşır
    Bir eski türküdür, kulağıma fısıldar,
    "İçi dolu çamaşır."

    Göğünde tanıdım ayın ondördünü.
    Kırlarında bilirim baharı,
    Herşey içimde, herşey,
    İstanbul yadigarı.

    Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle,
    Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.
    Ey doğup yaşadığım yerde her taşını
    Öpüp başıma koymak istediğim şehir


    Yazan: Orhan Veli
    İstanbul'u Dinliyorum

    İstanbul'u Dinliyorum
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
    İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı;
    Kuşlar geçiyor derken
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
    Bir kadının suya değiyor ayakları;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Serin serin Kapalıçarşı,
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular,
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Başında eski alemlerin sarhoşluğu,
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
    İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Bir şey düşüyor elinden yere;
    Bir gül olmalı.
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
    Alnın sıcak mı, değil mi bilmiyorum;
    Dudakların ıslak mı değil mi, bilmiyorum
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
    İstanbul'u dinliyorum.


    Yazan:Hasan Gezer
    İstanbul Gün ve gece bir başka tablo İstanbul'da;
    Sabah erken, akşam geç olur İstanbul'da...

    Kalbin uzak ise, O'na yakın olsan da;
    Hasret yaman, sevda güç olur İstanbul'da!...

    Birazcık gölge, bir yudum çay Çamlıca'da;
    Mana derin, madde hiç olur İstanbul'da...

    Gün gelip, nefes bitip, vade dolduğunda
    Yıl ne zaman, saat kaç olur İstanbul'da?


    Yazan: Nuh KENİŞ
    İSTANBUL ŞİİRİ


    Ben anlatmayayım be İstanbul seni
    Sen kendin anlat
    Galata Köprünü anlat
    İrili ufaklı canlı kanlı balık tutanları
    Karanlık köşelerinde büzülüp yatanları anlat
    Öte yakanı beri yakanı
    Yakasına kırmızı gül takanı
    Tarihin koynunda yatanı anlat


    Ben anlatmayayım be İstanbul seni
    Sen kendin anlat
    Eminönü'ndeki,Sirkeci'ndeki
    Mahmutpaşa'ndaki,Kapalı Çarşı'ndaki
    Mahşeri kalabalık ne yana gider,ne yana döner
    Kimi biner trenlere,nereye gider
    Kimi iner trenlerden dikilir kalır
    Niye kalır be İstanbul
    Sen anlat


    Boğaz hattına,Adalar'a giden vapurlar
    Kadıköy'e,Üsküdara giden vapurlar
    Kaç yolcu taşır
    Kaçı gençtir,kaçı ihtiyardır bunların
    Kaçı sevdalı,kaçı bahtı karalı
    Kaçı işli,kaçı işsiz,kaçı ayık,kaçı sarhoştur
    Kaçı umutlarını yitirmiştir bir yerlerde
    Kaçı umut yolculuğuna yeni çıkmaktadır
    Sen iyi bilirsin be İstanbul
    Sen anlat


    Ben anlatmayayım be İstanbul seni
    Sen kendin anlat
    Kaç babayiğidi un ufak ettin sokaklarında
    Kaç çocuğu ağlattın
    Kaç körpe kızı telef ettin
    Kaç delikanlıyı kirli meydanlarında
    Anasından doğduğuna pişman ettin
    Anlat be İstanbul
    Sen anlat


    Güvercinler doluşur cami avlularına
    Tabak tabak atılan yemlere üşüşür
    Bir hile sezdiler mi hemen kaçışır
    İnsanlar bağrışır
    İnsanlar çağrışır
    İnsanlar sarılmış birbirine ağlaşır da ağlaşır
    Niye ağlaşır be İstanbul
    Sen anlat


    Ben anlatmayayım be İstanbul seni
    Sen kendin anlat
    Taşın toprağın altın mıdır
    Yüreğin yufka mı,yoksa katı mıdır
    Nedir be İstanbul
    Sen anlat


    Niye sever seni insanlar
    Niye bağlanır kalır sana
    Niye ayrılamaz,niye ayrılmak istemez senden
    Ayrılsa da bir parçası sen de kalır
    Büyü mü edersin
    Ne edersin be İstanbul
    Sen anlat


    Ağacında ne öter
    Toprağında ne biter
    Fırınlarında pişen ekmekler kime yeter
    Yeter be İstanbul yeter
    Sen anlat


    Ben anlatmayayım be İstanbul seni
    Sen kendin anlat
    Anlat
    Hazır bir dinleyicin varken karşında
    Kaçırma
    Anlat


    Yazan: Nihat İncekara
    E Y Ü P

    İstanbul'un fethiyle anılır adı
    Tarihler boyunca hiç unutulmadı
    Ensari'den bizlere yadigar kaldı
    Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp

    Her köşesi bir tarih bir efsanedir
    Kalblere nur veren ziyarethanedir
    Orda dua orda niyaz halisanedir
    Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp

    Mavi Haliç sahilinden gezerek gelin
    Mihmandarın türbesinde dualar edin
    Piyerlotiden bakıp şehri seyredin
    Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp

  2. #2
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler

    İSTANBUL TÜRKÜSÜ

    İstanbul’da Boğaziçi’nde
    Bir fakir Orhan Veliyim,
    Eli’nin oğluyum,
    Tarifsiz kederler içinde.
    Rumeli Hisarı’na oturmuşum;
    Oturmuşta bir türkü tutturmuşum:

    'İstanbul’un mermer taşları;
    Başıma da konuyor aman martı kuşları;
    Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
    Edalım
    Senin yüzünden bu halim.
    İstanbul’un orta yeri sinema;
    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
    El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
    Sevdalım
    Boynuna vebalim!'

    İstanbul’da Boğaziçi’nde
    Bir fakir Orhan Veli;
    Eli’nin oğlu;
    Tarifsiz kederler içindeyim.


    Orhan Veli Kanık

  3. #3
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler

    İSTANBULU DİNLİYORUM

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda,
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Kuşlar geçiyor, derken;
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
    Bir kadının suya değiyor ayakları;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Serin serin Kapalıçarşı
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Bir şey düşüyor elinden yere;
    Bir gül olmalı;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
    Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
    Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
    İstanbul'u dinliyorum.


    Orhan Veli Kanık

  4. #4
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler

    Canım İstanbul / Necip Fazıl Kısakürek

    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

    İstanbul benim canim;
    Vatanim da vatanim...
    İstanbul,
    İstanbul...

    Tarihin gözleri var, surlarda delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
    Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
    Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...

    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul’da bul!
    İstanbul,
    İstanbul...

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
    Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir...

    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.
    İstanbul,
    İstanbul...

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
    Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
    Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

    Gecesi sümbül kokan
    Türkçe’si bülbül kokan,
    İstanbul,
    İstanbul...


    necip fazıl kısakürek

  5. #5
    orçun isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    715

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler

    Yavuz ne güzel şiirler bunlar. İstanbulda yaşamak ayrı bir aşk arkadaş. Burada olmadığımda bir yarım burada kalmış gibi oluyor.
    Hastasıyım ortamların

  6. #6
    buse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    418

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler

    BİR BAŞKA TEPEDEN / Yahya Kemal Beyatlı



    Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul!

    Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.

    Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!

    Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.



    Nice revnaklı şehirler görünür dünyâda,

    Lâkin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.

    Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü'yâda

    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

    Yahya Kemal Beyatlı

    İstanbul'a yazılmış bir şiirde benden arkadaşlar. Üstat çok güzel söylemiş; '' Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.''

  7. #7
    buse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    418

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler , Bir başka tepeden...

    BİR BAŞKA TEPEDEN / Yahya Kemal Beyatlı



    Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul!

    Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.

    Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!

    Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.



    Nice revnaklı şehirler görünür dünyâda,

    Lâkin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.

    Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü'yâda

    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

    Yahya Kemal Beyatlı

    İstanbul'a yazılmış bir şiirde benden arkadaşlar. Üstat çok güzel söylemiş; '' Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.''

  8. #8
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart Cevap: istanbul'a yazılmış şiirler, Belki gelmem gelemem

    BELKİ GELMEM GELEMEM

    Sen istinyede bekle ben burdayım
    İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
    Çünkü ben buradayım karanlıktayım
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
    Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
    Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
    Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

    Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
    Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
    Karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu
    Ben senin olmadığını arıyorum
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
    Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
    Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
    Hiçbiri benim değil
    Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
    Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
    Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

    ATTİLA İLHAN

+ Konuyu Cevapla

Benzer Konular

  1. Bir Serseri Suya Yazılmış
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-16-2009, 12:54 PM
  2. Peygamber Konulu Şiirler, Dini Şiirler. = Ya Muhammed =
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-15-2009, 11:50 PM
  3. Şiir : iStanbul'a belki
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-10-2008, 04:20 PM
  4. Şiir : Yazılmış...
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-10-2008, 04:23 AM
  5. Istanbul'a transfer oldu
    Konuyu Açan: handan, Forum: Magazin Haberleri.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-20-2008, 01:43 PM

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.