Ölüm gelmesin ne çıkar


Ölümler gelmesin ne çıkar
Şaraptan kan damlatırız

Ateşi kesen
Kızgın karlar serpiştiririz

Dört mevsim dudak çatlayan
Sevinçlerimizden toprak fışkırır
Kanadı yok ölümün
Maviye uçmaz yıldızlar

Kara deliğin rüyası kâbus

Milyonlarca dikilmiş taş
Toprak taşıyor bedende
Her biri gönderilmemiş mektup

El yazılı hikâyesi var kiminin
Kiminin yazılmadan duvak
Mürekkebin tırnağı çizmemiş
Bedenlerinden çalınmış huzur

Hüzün yığını perdelere açılmakta
Mimarı kim bu ağırlığın

Bilinmez bir labirentte bir mum yanıyor
Kırık bir camdan sızıyor ışığı
Suyunu çekiyor toprak
Ölüm ağır ağır terk ediyor vücudu

Ölümler gelmesin ne çıkar
Biz budanmış gözyaşlarından yaprak damlatırız sonbahara

Akif Tütüncü
<font color="#808080">