Bundan iki yıl önce doğdum.
Camdan bir fanusdu dünyam,
Öyle berraktı ki gökyüzü beraber büyüdük.
Anlatılan küçük bir masalmış,
Küçülünce anladım.
Şimdi babaevinde, eski bir dolabın üst rafında
Sakladığımız radyomuz
Ki ihtimal düşlerimizdi atmaya kıyamadığımız.
Yada babamın elinin kokusunu duyumsamaktı,
Düğmelerini bozamadığımız.
Bu gece uyuyamamak için fırlattım ilaçları.
Dağılan sadece onlar olsa iyi,
Yastığım ihbar edildi sabahın 04.00’nde,
Yakalandım.
Uzandığım tahta döşeğin çivileri,
Söktü sevdamı ciğerlerimden.
O battıkça sol yanıma dönüyordum
Ki önce Karadeniz gördü yenilgilerimi.
Artık kaçamazdım şair ceketli çocuk gibi...
Güz bitiyor, yeni bir kış doğuyor penceremden.
Nerede karlı umutlarım,
Soğuk sevinçlerim...
Çocuklar,
Ah çocuklar!
Ve mavi tekneler,
Sizde mi savruldunuz tek celsede.
Oysa yeşilçama sarmıştım karelerinizi,
Bir türlü tutunamadınız yeniçağ aşklarına.
Ah adını deniz koyduğum!
Ben seni anlamıştım da,
Yanlışlarıma gülüşünü sevdiğimden,
Söyleyemedim.
Yol herkesin,
Toprak ölümün.
Ben hiçbirşeyim.
Heyy Diyarbakır orda mısın...
Ben döndüm uzaklığıma,
Hadi başlat anonslarını.
"küçük bebeklerinizi uyandırın sıcaktan ölmeden önce"
Bak yabancı bayraklar çekildi üstüme,
Bir zamanlar "Arkası Yarın" diyorlarmış adına
Bitti...
Mine Gültepe
Yazar : miNa..


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla