Anadolu'dan Bir Kesit

misafirim, Kastamonu'nun bir dağ köyünde, şu an
İçerenköy'de içtiğim bir bardak çayın sıcaklığıyla geldim
ta buralara kadar
kar yağıp durdu yolculuk boyunca, kar

iyiden iyiye teslim almış buraları
bembeyaz bir nevresimle örter gibi örtmüş doğayı
soğuk ve taze hâliyle, bir ölüyü çağrıştırıyor
üzeri kefenle örtülü taze bir ölüyü

bak yine nüksetti şairliğim ve ressamlığım
erteledim ressamlığımı, bir sonraki Kış'a
empresyonistik şiirler yazacağım şimdi
anlık ve izlenimci

Anadolu'nun bağrındayım şimdi
sedirinde, ahşap bir evin
ana kucağı kadar sıcak
ana yüreği kadar, özgeci

işte bak çorbam da geldi kalaylı bakır tasta
yanında da bir tahta kaşık ve birkaç parça köy ekmeği
hepten alınlarının teri, hepten ellerinin emeği
olur mu bundan daha manidar bir misafir yemeği
sinmiş çorbanın tadına Anadulu'nun saflığı
Anadolu'nun gerçekliği

ah, Anadolu; ey, Kastamonu
hiç unutur muyum bunu
hep üstün tuttum Midyat'taki pirinçten
senin tarhananıı, bulgurunu
Ziya Öztürk