“Aramızda Casus Var” filminde Coen kardeşler, görevinden alınmış bir CIA ajanının kaybettiği, içerisinde son derece önemli bilgilerin olduğu bir bilgisayar dosyasının, spor salonunda çalışan iki kafadarın eline geçmesi ile ilgili, yer yer kara mizaha kayan, seksi bir durum komedisine imza atıyorlar.

Birbiri ardına gelişen olaylar dizisi ile işler çığırından çıkarken, gizli bilgileri ele geçirmek isteyen şeytani güçlerin de devreye girmesiyle gizem perdesi aralanıyor.

Joel Coen, “Aramızda Casus Var”ın senaryosunu "No Country for Old Men" i filme uyarlarken yazdıklarını söylüyor. Ethan Coen projenin doğuş fikri ile ilgili olarak şunları ekliyor: “Tanıdığımız ve bir arada görmekten hoşlanacağımız oyuncular için bir takım roller üzerinde çalışmaya başladık. Brad hariç oyuncuların hemen hepsi ile, George Clooney, Richard Jenkins, Frances McDormand ile daha önceden çalışmıştık. Bu oyuncuların canlandıracağı karakterler üzerinde çalıştık ve oyuncuları görmek istediğimiz türden sahneler yarattık.” Joel Coen şöyle devam ediyor. ”Daha önce ikişer kez George ve Richard ile çalışmıştık. Fran ile de 4 film çektik. Bu isimler, bize kendileri için karakter yazmamız konusunda ilham veren isimler. Tıpkı Brad gibi, John Malkovich ile de uzun süredir beraber çalışmak istiyorduk. Bu yüzden onun rolü de özellikle Malkovich düşünülerek yazıldı.”

Coen’ler “Aramızda Casus Var”daki karakterlerin sevimli dangalaklar olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Oyuncularımızdan da içlerindeki dangalağı ortaya çıkarmalarını istedik.” Joel Coen sözlerine şöyle devam ediyor. “Film hayatında profesyonel, kişisel ya da cinsel krizler geçiren bir grup orta yaşlı bireyin, ulusal güvenlik kavramı ekseninde gelişen hikayesini konu ediniyor. İşte bu yüzden filme bir Washington masalı diyoruz. Öykü birbirinden ilgisiz iki dünyayı bir araya getiriyor. Vücut geliştirme merkezleri ve ulusal istihbarat merkezi CIA. Bir de bunların arasına internet üzerinden sevgili arama meselesi giriyor.”

“Film bizimde yabancı olmadığımız türe ait bir film, komedi. Daha önce pek çok komedi fimi yaptık ancak Washington D.C.’de geçen, komplolu, casuslu bir film daha önce hiç yapmamıştık.” diyor ve ekliyor Ethan Coen. “Yıllar, yılar önce Super 8 formatında bir Advise ve Consent uyarlaması yapmıştık. O zamandan bu yana Amerikan politikası ile ilgili bir film yapmamıştık Maalesef o filmin uyarlandığı Allen Drury’nin romanına ilişkin hakları satın alamamıştık. Bu yüzden film ticari bir gösterim şansı bulamamıştı. “Aramızda Casus Var” bir bakıma bizim Tony Scott/Jason Bourne-vari filmimiz. Tabii bu türün içinde patlama sahneleri olmayan bir variasyonu.”

“Bir nevi ‘Mayıs 6 Gün’ tarzı bir film” diye ekliyor Joel.

Daha önce de politik yanı ile ön plana çıkan filmlerde oynamış ve yönetmeniş olan oyuncu George Clooney “Her ne kadar filmin öyküsü Washington’da geçiyor olsa da, bu film akıllara durgunluk verecek kadar aptal insanların yaptıkları salakça şeylerle ilgili bir film. Karakterlerin politikacı olmamaları bence filmi daha da ilginç kılıyor.” diyor.

“Benimle irtibata geçtikleri anda, projeyi kabul edeceğimi biliyordum. Bundan daha iyi ne olabilir ki? Eninde sonunda, Coen Biraderlerden bahsediyoruz. Biraderler, daha önce başkalarının bir oyuncu olarak size vermeyi düşünmeyeceği cinsten rolleri yaratıp kendinizi kanıtlamanıza olanak sağlıyorlar. Ancak bu kez rolü benim düşünerek yazdıklarını öğrendiğimde gerçekten endişelendim….”

Ethan Coen ise konu ilgili olarak şöyle söylüyor. “George yaşlandıkça onun oynamasını istediğimiz karakterler de yaşlanıyorlar ancak daha aklı başında olgun karakterler haline gelmiyorlar.”

“Harry, Coen’lerin diğer filmlerinde canlandırdığım ahmaklara benzemiyor. Karakterin hüzünlü, salak bir yanı var. Ancak öte yandan ‘O, Brother Where Art Thou?’da ki Everett’de mesela olmayan kötücül bir yanı da var Harry karakterinin. Senaryo daha ilk okuyuşta beni içine çekti. Çok çılgıncaydı. Okurken kendimi kaptırdım. Sakalımı uzatıp sete geldim. Nihayet Fran ile çalışma şansını yakalamıştım.” diye söze giriyor Clooney.

Francess McDormand’ın senaryo ile ilgili ilk düşünceleri ise epeyce farklı: “Senaryoda kendi karakterim ile ilgili ilk sahnede aynen şunlar yazıyordu. –Bir kadının kıçını yakın plandan görüyoruz. Beyaz. Solgun. Çıplak. Orta yaşlı – İnsan böyle bir şeyi okup, böyle bir senaryoyu nasıl okumaya devam eder. Böyle bir rolü nasıl kabul eder?”

Ethan Coen ise Francess McDormand’ın senaryoya dahili ile ilgili şunları anlatıyor: “Francess’i düşünerek bir senaryo yazmak çok eğlencelidir. Çünkü onun harika bir oyuncu olduğunu ve çok iyi bir iş çıkaracağını bilirsiniz. Ancak o senaryoyu Fran’e okutmak o kadar eğlenceli bir deneyim değildir, çünkü senaryoyu okurken size bağrınmaya başlar.”

Brad Pitt de uzun zamandan beri bir Coen kardeşler filminde oynamak için can atıyormuş. Sonunda beklediği teklif gelmiş. Yakışıklı aktör karakteri ile ilgili olarak şöyle konuşuyor: "Başlangıçta sürekli sakız çiğneyen, aklı fikri içtiği enerji içeceğinde olan, ipod bağımlısı tam bir salağı canlandırmaktan endişelendim. Joel’le Ethan’a ama bu adam tam bir geri-zekalı dedim." Clooney ise Brad Pitt’in performansından çok etkilenmişe benziyor. “Brad bu filmdeki oyunculuğu ile göz dolduracak.”

Pitt, gibi John Malkovich de uzun yıllardan beri Coen kardeşlerle çalışma istiyormuş. "Beni arayıp, benim için bir rol yazdıklarını söyledikleri zaman çok mutlu oldum. Bütün senaryo, insanların kendilerini değiştirme çabaları ile ilgiliydi."

“Aramızda Casus Var” filmini bu oyuncu kadrosu ile birlikte gerçekleştirmenin karşısındaki en büyük sorun, oyuncuların zamanlamalarından kaynaklanmış. Bütün oyuncuların uygun oldukları bir tarih bulunamadığı için Coen kardeşler "No Country For Old Men" filminin çekimini öne alarak, “Aramızda Casus Var” ileri itmişler.

Filmin oyuncu kadrosu, bulunduğu her noktaya paparazzi çekiyor olsa da, çekim süreci hemen her Coen kardeşler filminde olduğu gibi sorunsuz geçti.

Clooney, Coen kardeşlerin yönetmenlik disiplinine hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor. “Ben de kendi yönettiğim filmlerin setlerinde, Coen’lerin set yönetimine benzer bir metot uygulamaya çalışıyorum. Çünkü şu ana kadar çalıştığım en rahat yol bu oldu. Size kendi fikirlerinizi sunma, role bir şeyler katma fırsatını veriyorlar ama öte yandan ne istediklerini de çok iyi biliyorlar. Çektikleri sahne ya da senaryo ile ilgili son derece belirli bir planları olduğunu anlıyorsunuz. Storyboard kullanmanın önemini Coen’lerl çalışırken anladım. Her detayı, her planı önceden ince ince çizdirip tüm ekibe dağıtıyorlar. Bu çizimler setteki herkesin işini kolaylaştırdı. Ben de kendi yönettiğim filmler için aynı storyboard çalışmasını kullanmaya başladı.”

Bu noktada John Malkovich söze girerek “Coen’ler nasıl film çekeceklerini çok iyi biliyorlar. Ancak kontrol tutkunu değiller. Filmin her karesinde ne olması gerektiği, nasıl çekecekleri, o çekimleri nasıl kurgulayacakları ile ilgili çok net fikirleri var. Hiçbir şey için boşuna zaman kaybetmiyorsunuz. Bu sayede işler inanılmaz derecede hızlı ilerliyor” diyerek Clooney’e katılıyor.

Clooney “Coen kardeşler birlikte çalıştığımız her filmde bana takıntılı bir karakter yazdılar. O Brother’daki karakter saçına kafayı takmıştı, Intolerable Cruelty’deki karakter ise dişleri ile kafayı bozmuştu. Bu filmde ise… neyse nasılsa kendiniz göreceksiniz."