+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 13 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Özür Bizden

  1. #1
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    31

    Standart Özür Bizden

    -İlkokuldaki öğretmenim, bize özürlüleri anlatırken bir gözünüzü kapatın nasıl oluyor bakın bakalım demişti. Bu şekilde biraz bekleyince kendimi çok kötü hissetmiştim. Bir gözüm vardı, dünyayı yinede görebiliyordum ama çok rahatsız olmuştum. O zaman anlamıştım özürlülüğün ne demek olduğunu. Hepimizin kendimizde bulduğu bir eksiklik vardır mutlaka. Bazılarımız saçından, bazıları burnundan, bazılarımız boyundan, kimide kocasından şikayetçidir. Bakıldığında bunların nerdeyse hepsini değiştirebiliriz. Bazılarımızın işini beğenmez, bazılarımız arkadaşını. Şikayet ederiz şuyum da olsa tamam başka eksiğim yok, bunu da yaptım mı daha ne isterim diye.
    -Bahsettiğim gibi hep eksiklerimizden bahsederiz ama bir gözümüzün eksik olmasına bile dayanamayız. Düşününki hayatta şikayet ettiğimiz birçok eksiğimizi tamamlayabiliriz, fakat onlar için bu imkansız. Bazıları hiçbir zaman renk nedir bilmeyecek, bazıları şarkıların sözleri hakkında yorum yapamayacak, bazıları sevdiğini sıkıca sarılamayacak. Bu o kadar ince bir çizgi ki, her an bizde onlar gibi birşeylerimiz eksik olabilir, her an bir kaza geçirebiliriz, beynimizdeki küçük bir kılcal damar sıkışması bir fonksiyonumuzu engelleyebilir. Bu normal insanlara çok uzak bir durum değil.
    -Ülkemizde 7,5-8 milyon kadar özürlü vatandaşımız var. Yani nüfusumuzun %12 si civarında. Ülkemizde engellilerin yaşam alanları çok kısıtlı. Onların istediği sadece kendi başlarına dışarı çıkabilmek, tiyatroya gidebilmek, çalışarak bir yük gibi görünmekten kurtulmak. Birçoğu kendilerine fırsat verilirse üretimci olabiliyorlar. Çok da başarılılar. Hatta dünyanın şu anda yaşayan en iyi fizikçisinin de özürlü olduğunu düşünürsek engel insanın beyninde olduğunu görürüz. Bazıları da kendilerini spora vermişler. Engelliler için spor 1945 yıllarında rehabilitasyon maksatlı yapılan çalışmalarla başlamış. O dönemde savaşta yaralananların tedavileri için kurulmuş merkezlerde sporu da kullanılmış ve günümüze kadar gelişerek gelmiş. Hatta şu andan olimpiyatları bile yapılmaktadır. Geçen gün bir gazetede okudum “engelliler basketbol takımına devlet tarafından tekerlekli sandalye hediye edildi” diye. Bugün için yapılan işlerden biri daha. Göz boyamadan başka bişey değil. En azından bu sayede bişeyler yapılıyor oda güzel. Akdeniz üniversitesinde bu konuda çok güzel çalışmalar yapılıyor. Oradaki gönüllü arkadaşlar, gönüllerinden gelerek engelli kişilerin spor yapmalarını sağlıyor. Okula başladığım ilk yıllarımda bende onların arasında biraz bulunmuştum. Bir tane çocuk vardı hiçbir eklemi tutmuyordu. Değil ayakta durmak birinin yardımı olmadan oturamıyordu bile. Onu içimizde bir arkadaşımız kucağında bütün parkurları dolaştırıyor takla filan attırıyordu. Az sonra onu gördüm ki su içmeye yine kucağında götürmüştü. Salon içinde pek fark etmemiştim fedakarlığını ama orda görünce anladım nasıl bir iş yaptığını.
    -Bu gün dünya engelliler günü. Onların bizden istediği sadece yaşam alanlarını kolaylaştırmak. Zaten birçok işlerini kendileri yapabilmekte. Biz sadece engel olmayalım onlara yeter. Birde onları spor yaparken görseniz gerçekten kendinizden utanırdınız. Ben bu duyguyu birçok defa yaşadım.

    Tebessüm
    -Bir dükkan sahibi dükkanının vitrinine üzerinde Satılık Köpek yavruları yazan bir tabela asarken, yanında küçük bir erkek çocuğu belirdi. "Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?" diye sordu. Adam çocuğa yavruların en az 50 dolar ettiğini söyledi. Çocuk elini cebine attı, biraz bozuk para çıkardı, dükkan sahibine bakıp "İki dolar otuz beş sentim var. Onlara bakabilir miyim?" dedi. Dükkan sahibi çocuğa gülümsedi ve bir islik çaldı. Lady adli bir köpek dükkanın içindeki kulübesinden çıkıp onlara doğru koşmaya başladı.

    Arkasında beş tane küçük yun yumağı vardı. Yavrulardan biri, diğerlerinin gerisinden topallayarak geliyordu. Bu küçük çocuğun hemen dikkatini çekti.

    "Bu yavrunun nesi var?" Dükkan sahibi "Veterinerin dediğine göre, kalçasında bir kemik eksikmiş" diye yanıt verdi. "Hep böyle topallayacakmış."
    Küçük çocuk hemen, "Onu almak istiyorum" dedi. Dükkan sahibi "Sahi mi?.. O yavruyu gerçekten istiyorsan sana bedava verebilirim" dedi.
    Çocuk dükkan sahibine yaklaştı ve öfkeyle "Onu bana bedava vermenizi istemiyorum. Bu yavru da diğer yavrular kadar değerli. Fiyatı neyse size ödeyeceğim.

    Şimdi size iki dolar otuz beş sent vereceğim, kalan parayı da ayda elli sent, elli sent ödeyeceğim!" dedi.
    Dükkan sahibi "O sakat yavruyu ne yapacaksın? O hiçbir zaman diğer köpekler gibi koşup, oynayamayacak" dedi. Küçük çocuk pantolonunun paçasını yukarı kaldırdı ve iki çelik bağla desteklenmiş eğri sol bacağını gösterdi. "Ben de pek koşamıyorum" dedi

  2. #2
    burçak isimli Üye şimdilik offline konumundadır Junior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    13

    Standart

    Mükemmel bir yazı olmuş. Özürlü vatandaşlarımız genelde toplumun görmezden gelmeyi tercih ettiği bir kitle. Ama onlar aramızda, yanıbaşımızda. Duyarlı bir yazı, topluma böyle bir mesaj verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

  3. #3
    ahmet gürleyen isimli Üye şimdilik offline konumundadır Junior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    2

    Standart tek kelimeyle MÜKEMMEL

    şuanda kendimden utanıyorum çünkü bu anlamlı ve önemli günün bugün olduğunu bu yazıyı okuyunca anladım harika bir yazı özellikle tebessüm bölümündeki yazıya tebessüm edemedim çünkü ağlayarak bitirdim.Çevremizde gerçekten binlerce milyonlarca sakat insan var ne olur sahip olduklarımızın kıymetini bilelim ve unutmayalım ki her sağlıklı kişi bir sakat bir insan olmaya yakındır çünkü yaşamda insanoğlunun başına herşey geliyor umarım çevremizdeki sakatlara gereken önemi saygıyı gösteriyoruzdur.Çağlar ÖZKAN'I bu mükemmel yazısından dolayı tebrik ediyor ve duyalılığından dolayı teşekkür ediyorum sevgi ve saygılarımla

  4. #4
    hatice isimli Üye şimdilik offline konumundadır Junior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    28

    Standart

    'Beni dışladılar'
    Şimdi 22 yaşında olan Erdoğdu, azim ve umut dolu yaşamını şöyle özetliyor: "Ben cahillikten çok çektim, bol bol okumaya çalıştım, insanları tanımaya ve onların dünyasına girmeye çalıştım. En önemlisi ve en zoru olan insanları sevmeyi öğrendim. Amcam beni yanında gezdirmezdi, 'Senin kolların yok senin yanında gezmekten utanıyoruz' derdi. Kendime renkli giysiler aldığımda 'Neden böyle giyiniyorsun ki senin ellerin yok' diyordu. Arkadaşlarım benim ellerim olmadığı için benimle top bile oynamıyordu. Ben şimdi, hiç bilmediğim bir dili öğrendim, takım kaptanı oldum, girdiğim yarışmalardan da eli boş çıkmadım. Kısacası ben engelimi aştım; ama ailem babam, amcam halen engellerini aşamadılar ve onlar böyle düşündükçe de aşamayacaklar." İSTANBUL
    Bilememişizki biz, EKSİKLİK KENDİ ÖZÜMÜZDE...

  5. #5
    hatice isimli Üye şimdilik offline konumundadır Junior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    28

    Standart

    Biz balık tutmasınıda öğrendik, yeterki bize balık tutacak yer göstersinler...

  6. #6
    ayşegül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ayşegül isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    510

    Standart

    yazınız çok güzel olmuş, başlık da tam oturmuş.

  7. #7
    buse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Süper Asistan
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    418

    Standart

    bu balık olayını anlamadım. balık nasıl oturmuş??

  8. #8
    hatice isimli Üye şimdilik offline konumundadır Junior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    28

    Standart

    başlıktan bahsedilmiş ve sen nereyi okuyorsun?zaten anlamanı beklememiştik...yazıkki ne yazık

  9. #9
    hayta6 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    hayta6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Asistan
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    Antalya
    Mesajlar
    153

    Standart

    Çağlar bey köşe yazarımız sağol varol

  10. #10
    Yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yavuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır YÖNETİCİ
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    527

    Standart

    Ablamın bir kedisi vardı; sol tarafı tamamen felç hiçbir şekilde işlemiyordu. Kuyruğu yoktu Sol gözünün boşluğu vardı ama içerisinde göz yoktu, sağ gözü tam görmüyordu. Beş santim bir yükseklikten inmeye çalışsa, düşüyor ve 3 gün ölü gibi yatıyordu. Üç – dört aylık olunca biraz toparladı kendisini, kendi başına sokağa çıkmaya başladı, nedense çıkıyordu çıkmasına da dönemiyordu. Evin yakınlarında yüksek bir yere çıkmış inemiyordur büyük bir ihtimalle, oradan alıp geliyorduk. Bir yaşını bile doldurmadan öldü.
    Bu bir kediydi ya bir insan olsaydı nasıl olurdu diye düşündüğüm çok zaman oluyor. Herkesin sağlıklı ve tam olmasını diliyorum.

+ Konuyu Cevapla

Benzer Konular

  1. Bizden değil.
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-14-2009, 09:40 PM
  2. Bizden Kardeşim
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-07-2009, 12:10 PM
  3. Bizden
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-31-2009, 09:30 AM
  4. Biz de bizden özür dileyeceğiz
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-18-2009, 07:00 PM
  5. Ermeniler Bizden Özür Dilemelile
    Konuyu Açan: şiirler, Forum: Şiirler Karışık.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-20-2008, 05:30 PM

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.