![]() |
| | ||||||
| Spor Programları Sitemizin yazarlarından Çağlar Özkan'ın Spor Programları yazıları bu forum altında yayınlanmaktadır. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| ||||
|
“Para vererek izlemeye değer” Bu sözü futbolu takip edenler biryerden hatırlar. Zaman zaman kullanan Erman Toroğlu’nu elersek asıl sahibi Maradona’yı hatırlarız. Birazda kendi büyüklüğünü vurgulamak maksatlı, bazı futbolcular için kullandığı bu cümle inceden mesaj içeriyor. Yani futbolu insanların izlemek için vakit ayırır, üstüne para verir. Bunun içindir ki stada giden yada tv başında futbol izleyen seyircilere bunun hakkını vermek gerekir. Avrupa da futbolda başı çeken beş tane lig var. Hepside seyre değerler mi bir bakalım. Almanya: Bundesliga’nın üç tane kuralı var; disiplin disiplin disiplin. Araştırmışlar, istatistiklere göre kalecilerin penaltı atışı sırasında kurtarmak için tercih ettikleri köşe çoğunlukla sağ köşeymiş. Almanlarda 2002 dünya kupasında kalecilerine penaltı atanın sol köşeye atacağını bilseniz bile siz sağ köşeye atlıcıksınız demişler. Bu kadar katı kuralları olan bir anlayış. Yanı sıra futbolun güzelliklerini unutup aşırı disiplinli altyapı anlayışı yüzünden son yıllarda yıldız futbolcu çıkaramayan bir futbol kültürü. Futbolun 90dk olduğunu bütün dünyaya gösteren almanlar ne acıdır ki 99 şampiyonlar ligi finalinde Mancherster’e kupayı son dakikada yedikleri gollerle hediye etiler. Git gide düşen seyir zevkine rağmen bu ligin hala taraftarının olmasının nedeni galiba yine seyirci disiplini. Üzgünüm Almanlar için vaktim yok. Fransa: Aslında Fransız futbolu diye bir şey varmı emin değilim. Sömürge yönetiminin getirdiği, devşirme oyuncularla, altyapısı Senegal olan bir lig. Çarpıcı örneği ise, en büyük yıldızları Cezayirli Zinedine Zidan. Bunun yanı sıra Avrupa’nın Futbolcu fabrikası. Lig bazında çok heyecanlı olmasa da, diğer Avrupa liglerine heyecan getiren futbolcuların vatanı. 90 lardan buyana futbola önemli yatırımlar yaptılar ve 98 den sonra da meyvelerini toplamaya başladılar. Fransız futbolu fena değil ama ligini çok zevkli bulmuyorum. İspanya: La Liga, tipik Akdeniz kültürünü içinde barındıran bir futbol yapısına sahip. Teknik ağırlıklı, göze hoş gelen futbolunu, Real Madrid ve Barcelona gibi takımlar yıldız futbolcu transferleri ile süslüyorlar. Takımlar bazında en prestijli kupa olan şampiyonlar ligi kupasını en fazla alan takımda La Liganın temsilcisi Real Madrid. Fakat konu Milli Takım olunca hem biraz şansız hemde biraz beceriksizler. Hızlı futbol yapıları seyir zevkini üst seviyeye çıkartıyor. En iyi oldukları konulardan biride tek pas organizasyonları. Matadorların ülkesinin zevkle izlenen bir ligi olsada hala gönlümün sultanı değil. İtalya: Serie A bana göre tam bir futbol katliamı. Tek bildikleri kademe. Zaten İtalyan futbolu denince akla ilk gelenin Collina olması futbolları içindeki zevk unsurlarının nekadar az olduğunu gösteriyor. Bakıldığında Avrupa kupalarında en fazla ismi gecen takımlara sahip. Bundan da öte son Dünya Kupasının sahibi. Bu başarıları tamamen hatasız defans anlayışından kaynaklanıyor. Dikkat edin son 10 yıldır bütün büyük turnuvalarda çok gol atan takımlar değil az gol yiyen takımlar üst turlara çıktılar, hata kupa aldılar. Tabi buda seyircilere izlenecek pek birşey bırakmıyor. Sağ olsun İtalyanların mirası. Serie A’yı mücadeleci ve zevkli bulanlar olabilir. Bence dünya futbolu defansif sistemleri yüzünden körleştirip seyir zevkini azaltıyorlar. İtalyanların olmadığı bir turnuva futbol için yapılacak iyi işlerden biri. Bu arada İstanbul daki Şampiyonlar Ligi finalinde Terimin sözlerini hatırlayıp hala gülüyorum. İngiltere: Premier lig denince akla sadece futbol geliyor. Seyircilere o kadar çok izlenecek şey sundularki atletizm sahasını kaldırmak zorunda kaldılar. Her top atılan yerde bir futbolcunun olması beni her seferinde futbolcuları saymak zorunda bırakıyor. Hani derler ya ellinle çizsen bu kadar olur. Bence Prens Charles adaya girene bir çip takıyor ve o artık işlemcisi olan bir futbol makinesine dönüşüyor. Modern futbolu bulmakla kalmadılar her seferinde bakıma aldılar. Futbolun seyirci üzerine kurulu olduğunu gösteren en güzel lig. Ada futbolunda garip olan oynanan futbol kalitesinin bu kadar yüksek olmasına rağmen Dünya Kupası serüvenlerinin çok uzun sürmemesi. Herşeye rağmen oyunları künefeyle eşdeğer. Bir yöneticimiz “İngiltere kadar seyircimiz olsa bizimde paramız olur ve başarılı oluruz” demişti. Çok komik değilmi. Kimse İngilizleri başına silah dayayıp türbüne getirmiyor heralde. Bir bilge ne demiş; “İşte Premier Lig Bu” dunya-kupasi-almanya.jpg Tebessüm Albert Einstein ölmüş ve ahirete gitmiş. Bir adam ile karşılaşmış ve adam benim IQ 200 demiş. Bilge ooh demiş gel seninle quantum fiziği konuşuruz. Bir vakit sonra başka biri gelmiş. Adam benim IQ 90 demiş. Bilge gel gel demiş seninle siyaset konuşuruz. Derken üçüncü adam kapıyı çalmış. Benim IQ 5 demiş. Bilge biraz düşünmüş ve cevabı vermiş. Gel içeri seninle de Futbol konuşuruz. rağbet.jpg |
| Reklamlar |
| |||
|
Bence de futbol denilince akla ilk gelen ingiltere geliyor.Futbolun çatısı diye tabir edilen bu ülkede göze hoş gelebilecek hertürlü hareket ve showa sahipler.(Brezilya hariç ) Ben şahsen iddaa oynarken ingiliz kuluplerine kuponumda genellikle yer vermem,cünkü şu takım alır diye bir kaide kesinlikle olmuyor bu ülkede, her takım kendi ekolünde bir futbol resitali verebilecek bir kapasiteye sahip.Her nekadar dünya kupalarında bu yetenekleri ortaya cıkmasada adı üzerinde DÜNYA KUPASI...teşekkürler cağlar ustam yazın için
|
| ||||
|
Benim görüşüm ligleri kıyaslamak yersiz ancak , futbolun meyvesinin gol olduğunu düşünürsek , futbol seyircileri daha çok çekimeli ve bol gollü maçları seviyor galiba. Konu taraftarlık olursa , çoğu zaman sonuç önemli. Almanya: Bundesliga 1 de ne kadar disiplin olsa da , yeni jenerasyondan daha çok defansif yapıda oynayacak oyuncular çıkaramıyor. Takımlar arasında da dengesizlik var. Bu sene fazla takip edemesem de geçmiş zamanlardan aklımda kalan genelde maçlar gollü geçer. Bahis için üst oynamanız iyi olabilir Bu ligde gol yemeyen takımlara bakarsanız attıkları gol sayısının da düşük olduğunu görürsünüz. Tamamen İtalya'nın düzenlediği kısır sistemin düzeni içinde ilerliyorlar gibi geliyor bana. Ntv de yayınlanıyor bundesliga ligi sanırım hala. İzleyebilirsiniz. Yapacak başka şeyler varsa , o işi bırakıp maç izlemeye de değmez bir lig. Bayern Munich ambargosundan sonra bu ligin toparlanması zaman alacağa benzer..Tribünlerin de Türkiye'de ki gibi ''laylaylalalayy oo .... '' diye bağırılırsa şaşırmayın. Leverkusen ve Frankfurt tribünlerinde duymuştum bunu. Fransa : Her özellikde oyuncu olsa da , O.Lyon harici takımların oynadığı futboldan zevk almak zor. Geçen sene Lens takımı biraz izleyenleri mutlu eden futbol oynasa da bu sene onlar da kaybetmiş kendini. Irkçılığın yansımaları her zaman mevcut bu ligte. Genelde maçlarda bazı istisna takımları saymazsak az gol olur. Beraberliklerle dolu haftalar da, size şaşırtıcı gelmez. Fransa'da çok uluslu bir devlet olduğu için , ne kadar iyi futbolcular çıkarsalar da hiç bir zaman , Fransa ekolü kurup onu dünya da yaygınlaştıramaz. Bu ligte Marsilya-P.S.G maçlarının atmosferi gayet güzel olur. İki kulüp yönetimleri ve taraftarları anlaşamaz. Geçen sene Paris'te ki maçta , Marsilyalılar sağlanan bilet sayısını beğenmediği için , taraftar götürmeme kararı aldı ve yedek takım ile sahaya çıktı. Bu açıklamayı öğrenen tüm bahis büroları bu maçı listelerinden çıkardılar. P.S.G Marsilya'nın çoğunlukla yedek ve paf takımından oluşan kadroyu yenemedi. Marsilyalı gençler şampiyon olmuş gibi sevindi. Geçen sene böyle bir olay yaşanmıştı. Bu ligin maçları kanal1 de yayınlanıyor. Can sıkıntısı olursa göz atın. Vasat denecek bir lig. İspanya : La Liga'da endüstriyel futbolun kalelerinden biri. Akdeniz'in vurdumduymazlığından mı yoksa paranın kokusundan mı desem , liglerinde iyi futbolcular var da , iş milli takıma gelince değişiyor . Bu ligde bazı karşılaşmaların kendine has özelliği var. Real Madrid Barcelona derbisi her zaman her koşulda izlenir. Diktatör'ün takımı Real Madrid'e karşı , Barcelona tribünlerinden her zaman Katalan bayrağı açılır. Bu olayları başka zaman irdeleriz ancak , Real Madrid taraftarı faşist diktatörün , devre arasında Barcelona soyunma odasına girerek masaya silahını bırakması olayların boyutunu açıklamaya yeter de artar. Bu maçın sonucunu sorarsanız Real Madrid ikinci yarı coşmuştur ve 7 gol atmıştır. Bu maçların eski atmosferi , içine paranın bulaştığı futbolda kaybolup gider. İki takımında antrenmanlarını izlemek için bilet basıldığını düşünürsek durum vahim.. Atletico Madrid'i desteklerim ben de bu ligde.. Frente Atletico Atletico Madrid -Real Madrid maçları da gerçekten cok iyi geçer. La Liga Maçları Ntv veriyor. İzlenecek düzeyde maçlar olur , pişman olmazsanız genelde.. İtalya: Futbolda pislik kaçınılmaz ama en çok olan yer ise kuşkusuz İtalya'dır. Irkçılık takip edebildiğim kadarıyla , çok yaygın.. Futbolun tüm çirkin yönlerini göstermelerine rağmen , futbol oynanamaları ya da kendilerine göre futbol oynamayı defans olarak görmeleri düşündürücü bir durum. Ancak son dünya kupasını aldıklarını düşünürsek , önemli olanın futbol değil başarı olduğunu görüyoruz. 2004 Avrupa Şampiyonası'nda da , komşumuz Yunanistan aynı stili uygulayarak kupayı almıştı. Bildiğimiz gibi geçen sene ki olaylardan sonra Juventus kümeye düştü ve eksi puanla Seri B'ye başladı. Roma-Lazio derbisi taraftarlar arasında eskiye oranla değer kaybetmeye başladı. Sol görüşlü Roma tribünleri ve aşırı sağcı Lazio tribünleri arasında ki olaylar eskiden çok fazlaydı ancak , şimdi olaylar bitmese de durulma noktasına geldi , en azından eskisi gibi değil. Roma tribünlerini idare eden grup tamamen sol görşülü olmaktan çıkıp , aralarına sağ görüşlü Romalılar'da karıştı. Olaylar ne yönde bilmiyorum ama iki tribününde beni eskisi kadar heyecanlandırmadığı bir gerçek. Politika'nın futbolun üstüne çıktığı ender liglerden biridir İtalya Seri A. Milan baskanı Başbakan olmuştu hatırlarsanız. Kendilerinin devrimci olduğunu bildiğimiz Livornolular seri A ya çıkmadan önce bir pankart yaptırıp şehirlerine astırmışlardı. ''Berlusconi Geliyoruz'' anlamına gelen . İtalya tribünleri , sokağın tribüne yansımasıdır denecek kadar iyidir. Livorno-Lazio maçları politik sebepten ötürü iki tribün arasında da gayet hoş geçer.Bunların yanınıda Torino-Juventus , Milan - İnter maçlarının iki taraf içinde anlamları vardır. Napoli ikinci ligte 35 bin kişiye oynamıştır her zaman. Napoli'de Maradona oynamıştı oradan aklınızda kalmıs olabilir. Dünya Kupası'nda üçüncülük maçında Arjantin İtalya maçı Napoli'de oynanmaktadır. Maradona'nın ''onlar sizi senede bir kez anca hatırlıyor , ben her zaman'' demesinden sonra bir grup Napoli taraftarı üçüncülük maçında Arjantin'i desteklemiştir. Napolinin gelir düzeyi düşük olduğunu ve dönemin iktidarı tarafından çingene muamelesini gördüklerini unutmamak gerekir. İtalya'da , her ultras tribün grubunun manfestosu vardır. NO Al Calcio Moderno , diye başlayan maddeler endüstriyel futbolu reddederler. Modern futbol karşıtı bu manifesto , gerçek taraftardan aşağıda ki maddeleri benimsemesini ister. Alıntı:
İtalya Seri A , maçlarını Tv8 yayınlıyor. İngiltere : Futbol izleyicilerinin tek geçtiği lig İngiltere Priemir Ligi sanırım. Bu lig güzel futbol oynanmasından öte , futbol endüstrisinin hepsini içine alır. Futbolun ekonomisinin kalbi , abartmak gibi olmasın ama buradan başlar. İngiltere futbolu üzerine ve dolayısıyla futbol üzerine yüzlerce kitap yazılmıştır. Türkçe'ye çevrilen ise 10-15 kadar.İmkanınız olursa alıp okuyabilirsiniz. Ekonomisine örnek vermek gerekirse , Manchester United kulübü taraftarı bir grup ,takımlarının satılmasını sebep göstererek , amatör kulüp kurarak 10. ligden baslamıtı.Şimdi öğrendiğime göre 7. kümedeler. Maçlarını yaklaşık 5 bin kişi takip ediyormuş.Futbol endüstrisi o ölçüde yani. Herkes oturduğu yerin takımını desteklemesinden dolayı , tüm takımlar stadı kapasitesini neredeyse doldurur. Lig farketmez , aslolan futboldur. İzlerken coşturan derbiler de mevcut bu ülkede. Liverpool - Everton maçları başta gelir. Maviler ve Kırmızılar. Liman işçileri ''Liverpool'da iki takım vardır. Liverpool ve yedekleri'' der. Newcastle United - Sunderland.. Bu maçlarda da senelerdir olaylar çıkar. Sevmez iki takımda birbirini. Uzatmayalım neyse ,Eski Liverpool Teknik Direktör'ü Bill Shankly der ki ; ''Bazı insanlar futbolun ölüm kalım meselesi olduğunu düşünür. Size temin ederim ki , o bundan çok daha ciddi bireydir.'' herkesi tatmin edecek ligi Tv8 yayınlıyor.. Konu newcastle tarafından (01-22-2007 Saat 03:37 AM ) değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Alıntı:
|
| ||||
| Rusya : Bir dönem devlet kontrolünde gerçekleşen lig , hatta olayı öyle abartmışlar ki , Afrika'da ki gibi ; her kurumun desteklediği bir takım varmış. Rejimin yıkılmasından sonra ; biz Galatasarayla maç yapmasından dolayı ilk önce Spartak Moskova'yı tanıdık sanırım. Rusya ligi hakkında ufal bilgi geçmek gerekirse , Rusya ikliminden dolayı malum maçlar burada ligler tatil olduğu zaman başlar. Ligten öte isimler ön plana geliyor bu ligde de . Fiziğe dayanıyor , kampa gelen bir rus takımını izledim boy ön planda , fizik ön planda ama teknik akıllara zarar.. Spartak Moskova'dan baska da tanınmışlık fazla yok. Moskova'da zaten , chelseanın baskanı iş başında , kara para aklama olayı Bahis oynanması şiddetle tavsiye edilmez , Rus mafyaları her zaman iş başında.İddaa'da çalışan biriyle konuştuğumuz kadarıyla ; En çok şike yapılan İskandinav Ligleri'nden bir tanesi Rusya'da..İskoçya : Deyim yerindeyse , ''kendisi için değil patronu için çalışır'' Patronu'da tahmin ettiğiniz gibi İngiltere. Ada'da oynayanların bir alt ligi konumunda , gölgesinde kalmıştır her zaman . Hatırlarsanız ; Tugay Kerimoğlu bu ligten gitmişti İngiltere'ye. Lis statüsünün değişik olduğu kesin de , yanlış hatırlamıyorsam 10 takım birbirleriyle tam 4 tane maç yapar. Glasgow Rangers ve Celtic , Avrupa'da da ismi bilinen takımları. Son dönemlerde Hearts'da adından bahsettirmeye başladı. Glasgow Rangers- Celtic maçları , dünyanın en büyük derbilerinden sayılır. Katolikler ve Pretostanların takımıdır ikisi de . Tamamen bir dinin iki ayrı , mezhepinden dolayı bu iki takımın maçlarında bol bol olaylara rastlanabilir Maç yayını Türkiye'de yok. Ancak Ölüdeniz'de bu ülkenin maçları canlı seyrediliyor Hollanda : Fransa gibi kaliteli futbolcular yetiştirse de , ülke liginin vasat olmasından dolayı ; hepsi başka liglere yöneliyor . P.S.V ve Ajaxla tanınan lige son zamanlarda Az Alkmaar'da katılmış durumda. Özellikle Ajax'a ayrı bir parantez açmak gerekirse alt yapısı dünyaya bir anlamda nam salmıştır. Futbolcu fabrikası gibidir ancak hatırladığım kadarıyla , yakın zamanda Avrupa'da öyle ahım şahım bir başarısı yok. P.S.V yi de son dönemlerde türk takımlarıyla yaptığı maçlardan tanıyoruz. Az Alkmaar'da Fenerbahce ile eşleşti. Lig hakkında bildiğimiz bu takımların sivrildiği ve genelde üst taraflarda ligi bitirdiği. P.s.v yi izlemiştik , şimdi de Alkmaar'ı izleyeceğimiz. Televizyonda yayınlanmıyor maçlar.. Simon Kuper'in '' Ajax Hollandalılar ve Savaş'' adlı kitapı var. Alıp okunabilir Ajax ve dönemin Alman nazileri arasında geçen ilişkiler anlatılıyor kitapda. Brezilya : Bünyesinden bir çok yıldız çıkaran ülke , son zamanlarda milli takım bazında düşüşte. Düşüşte derken , halen yıldızlar çıkmaya devam ediyor ama , milli maçlarda eski çalımlar , showlar kalmadı gibi. Araştırdığım kadarıyla son Dünya Kupası'nda kadroya hep Avrupa'da oynayan oyuncuları aldığından dolayı , antrenöre yoğun eleştiriler varmış. Gazeteciler , Avrupa'da ki oyun sistemine alışan futbolcuların , milli maçlarında alıştığımız Brezilya stilini sahaya yansıtamamalarını sebep gösteriyormuş. Brezilya denince zaten aklımıza teknik ve belini kıran çalımlar , pres , şut , gol , romario ,plaj futbolu, hatta eskiye gidersek Pele tarzı topçular geliyor . Brezilya , son iki dünya kupasında da bu beklentilerimizi karşılayamamıştı. İzlediğim belgeselde halkta tepkiliydi , eskisi gibi sokakta oynayacak alanların kaybolduklarını felan anlatılıyordu belgeselde.Ayrıca , Arjantin milli takımıyla yaptığı maçlar derbi tadında geçer. İkili birbirini çok sever Liglerine dönersek , geçen sene kanal 1 naklen yayınlıyordu maçları. Şu an LigTv ye geçmiş maçlar. Gecenin bir yarısı 3 gibi falan başlardı maçlar Uykusuz gecelerde iyi gidiyordu bol güllü geçiyor genelde. Çok gol oluyor orta saha diye bir şey yok , topu kapan hücüma gidiyor , rakip alınca orta sahayı hemen geçip kaleciye yaklaşıyorlar. Geçen sene durum böyleydi izlediğim maçlarda. Arjantin : Tribün bazında en beğendiğim ülke. El emeği pankartlar bayraklar , meşaleler , futbolculara gider vermeler Her neyse Bildiğimiz gibi Boca Juniors ve River Plate derbisi dünyanın en büyük derbilerinden biri sayılır. River Plate'liler Bocalılara kenar mahalle cocukları v.s diyerek hep aşağılarlar. Kendilerinin o zamanlar maddi durumları yerindedir ve en kibarca tarifle sosyete olarak anılırlar. Bocalıların yaşadığı mahalle ise tam bir varoşları andırır. Neredeyse hala devam eden olayların önüne geçilemez. Futbol orada iki kesimden birinin dışa vurumu haline gelmiştir. Bu iki takımın taraftarlarının yaşadığı bir olayı yazmak gerekirse ; River Plate Boca Juniorsu 2.0 mağlup etmiştir. Maç çıkışında her zaman ki gibi kavga çıkar ve Bocalılar iki tane Riverlıyı öldürür. Bir kaç gün sonra ise Riverlıların yaşadığı semtlere gidip skor 2.2 oldu diye duvarları spreylerler. Ayrıca Bocalı futbolcular eskiden ne zaman River'a yenilse , taraftarlar tesisleri basarak topçuları tokatlarlarmış. Gene yenilgili bir maçta , şimdi adını unuttuğum bir grup , tesisleri basmış. Futbolcularla olay çıkardıktan sonra , Maradona'yı oynatması için hocaya baskı yapmışlar. Ve maradona o günden sonra kaptan olarak Boca'da forma giymeye başlamış. İki takımın birbirinden nefretini anlatan başka olay da ; Bocalı biri ölmüş. Vasiyetinde yazan ise ; ''Beni Gömerken River Plate forması giydirin. Bizimkiler bir riverlı öldü diye sevinirler '' yazıyormuş. Boca Juniors taraftarları River Plate taraftarları ![]() ''Futbol sert kızlar için çok iyi oyun alabilir; ama narin oğlanlara pek uygun sayılmaz'' demiş Oscar Wilde.. |
| |||
|
çağlar hocam daha önceki yazılarınızda mıydı, yoksa size cevaben yazılanların içinde miydi hatırlayamıyorum; rusyada gol atıldığında futbolcular hiç sevinmezmiş çünkü bunu iş olarak görüp, işlerinin gereği olarak düşündükleri için sevinç gösterisinde bulunmazlarmış. sanırım özellikle almanya ligi için söylediğiniz disiplin de, işini zevkle yapmanın önüne geçmiş olmalı sanırım.. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| En İyisi | şiirler | Şiirler Karışık | 0 | 10-31-2009 07:43 AM |
| Şimdi Sen Gitme En İyisi | şiirler | Şiirler Karışık | 0 | 07-31-2009 11:50 PM |
| İyisi mi | şiirler | Şiirler Karışık | 0 | 02-18-2009 11:30 PM |
| İyisi | Fıkralar | Fıkralar | 0 | 12-09-2008 05:33 AM |
| Doktorun İyisi | Fıkralar | Fıkralar | 0 | 12-09-2008 04:43 AM |