Geçenlerde Akdeniz üniversitesinde Yılmaz Vural’a söyleşi vardı. Girişini mesleki hayatını anlatarak yapan hoca her zamanki şairane üslubundaydı. Bu tip toplantılara mümkün olduğunca katılmaya çalışıyorum. Adamlar yıların bilgi birikimini birkaç saat içinde anlatıyorlar. Dinleyenlerde bazı olayları tecrübe etmeden başlarına ne gelebilecekleri kestirebiliyorlar. Anlatılanlar 30 yıl öncesinden başlayan hikayeler. Yani o zaman liseyi bitiren kral oluyordu. Alıp direk günümüzde kullanmak mümkün değil. Günümüz şartlarına uyarlamak gerekir.
Sohbet esnasında en çok dikkatimi çeken konuşması Türkiye deki yabancı antrenörler ile ilgili konuşmasıydı. Hocaya büyük takımların başına neden Türk antrenörü tercih etmiyorlar diye bir soru soruldu. Soru üzerine Türkiye de yaşananları özetleyen bir cevap verdi. Size cevabını aklımda kaldığı kadar yazıyım.
“ Bir dönem Beşiktaş’ı en son Fenerbahçe’yi çalıştıran Daun ile eğitimimizi aynı yerde aldık. Daha sonra Almanya da yardımcı hocalık yaparken antrenörün istifasıyla başa geçti ve başarılı oldu. Sonra Türkiye’ye uzanan bir serüveni var.” Fakat Yılmaz hoca büyük takımlar neden ona şans veriyor da bana vermiyor diyor. “Adam kokain kullanıyor gelip burada kral oluyor, bizi şov yapıyor diye almıyorlar.” İnsanlar hata yapabileceğini ve tabiî ki de affedilebileceğini belirtiyor. “Fakat ben şov yapıyorum diye beni affetmiyorlar”. Bu anlattıklarını kendi orda olma isteğinden çok Türk insanının ve antrenörünün gördüğü değer için üzüldüğü belli.
Maalesef biz kendimize güvenmiyoruz. Türkiye’ye yabancı antrenörler gelmeli ve bizim antrenörlerimiz onlardan bir şeyler öğrenmeli. Zaman zaman böylede olmuştur. Fakat çoğu zaman gelen antrenörler Türkiye’ye bir şeyler vermekten çok milyon dolarları götürmüş ve götürmeye de devam etmektedir. Bizim antrenörlerimizde suç yok mu? bence onlarda da var. Bilginin gerisinde kaldığı zamanlar olmuştur.
Bu konuyla ilgili olarak Cuma gecesi beyazın programını izliyorum. Konuğu Uğur Dündar bir zamanlar Fenerbahçe de yöneticilik yapmış biri. Konu Fenere gelince Beyazıt “abi yeter artık rezalet bu dedi” Fenerin futbolu için. Seyircilerden birden tepkiler geldi. Uğur Dündar konuyu çok güzel bağladı. “Fenerin bu kadar kötü oynamaya hakkı yok”. Evet Fenerbahçe özerk bir kulüp olabilir ama Türkiye’yi temsil ediyor ve bu kadar kötü oynamaya gerçekten hakkı yok. Bende konuyu Yılmaz Hocayla bağlıyayım. Fenerin antrenörü malumunuz Arthur Zico. Bir zamanların efsane futbolcusu. Gelirken adam dediki, ben hücum futbolu oynatacağım. Peki Zico’nun antrenörlük bek raunt nedir. Rekreasyon için futbol oynayan Japonyo’da çalışmak. Sen tut Avrupa da Türkiye’yi temsil edecek bir takımın başına getir. Hücum futbolu oynayan takımın kaleyi görmesi ancak ikinci yarı sahaları değişince oluyor. Gel de şimdi Yılmaz hocaya hak verme. O olsaydı bundan kötümü olacaktı.
Neden konuya Beyazıt’la başladığıma gelince. Seyircinin tepki göstermesinden. Yani biz Fenerliyiz kimse takıma laf söylemesin. Arkadaşlar bir taraftarla ancak bu kadar dalga geçilebilir. Sen Avrupa da başarılı olacağım diyorsun Avrupa’yı anca tatilde görmüş bir teknik adamla çalışıyorsun. Asıl tepki Fenerli taraftarların Beyazıt’ı alkışlamasıyla olmalıydı.
Konu biraz dağıldı. İşin özü biz kendi değerlerimizin kıymetini bilmiyoruz. Neye tepki göstermemiz neye sahip çıkmamız gerektiğini, alkışı kimin hak ettiğini, kimin eleştirilmesi gerektiğini bilmiyoruz. Fanatik duygular içinde gerçekleri göremiyoruz. Yabancı antrenörler bazıları Türkiye’ye çok şey katmıştır ama sadece bazıları.
Eklenti 85
Tebessüm
Hakim sorar
"Yurt dışından kaçakcılık yaptığın söyleniyor ne diyeceksin buna"
Sanık
"Yalan hakim bey ben fenerliyim"
karikatür1.jpg


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla
beşiktaşlıyım, bildiğim en son türk antronör rasim kara. bjk veya diğer takımlarda birçok yabancı antronör. özellikle futbolu takip etmememe rağmen sanırım şu da var; yetiştirme, kendini geliştirme..fetih terim gs başarısından sonra yurtdışına gitti, sanırım şu anda da türkiyede milli takımlar teknik direktörü. milli takım da değil...
brawo


