Kadınların sporda kabul görmemesi eski yunan olimpiyatlarına kadar dayanır. 1924 de yani modern olimpiyatların 20 sene sonrasında anca kabul edilebilmişlerdir. Kadının spor yapması toplumdaki rolüyle, kabul edilmişlikle alakalı bir şeydir. Kadınların ev işleri ile uğraşması, çocuklarıyla ilgilenmesi gibi gündelik işlere uygun görülmüş. Günümüzde ise kadınların rolü hem ekonomik şartlar hem de iletişim cağının getirdikleriyle değişim göstermiştir. Özellikle ülkemizde kadınların çalışması bile zordu. Artık erkeklerinde çalışan bir kadına ihyacı olduğu için bu safhayı da atlattılar. Her şeyde olduğu gibi sporda kendilerini gösteriyorlar. Sadece çalışan kadınlar değil ev hanımları da oldukça rahatlar. Hatta bazı mahallerde yerel yönetimler rekreasyon alanlarının anlayışını değiştirip sadece oturulacak yer değil egzersiz yapılabilecek alanlar haline getirmiştir. Çok ücra mahaller de bile bu görülmektedir. Kasları yorulan kadınlarda bu saye daha az dedi kodu yapması da hem kendileri hem de erkekler için olumlu bir gelişme olmuştur.
Kadınların erkeklerden ayrılan bazı fizyolojik özellikleri bakımından egzersiz yapmaları sağlıkları için çok önemlidir. Kadınlarda en çok görülen rahatsızlıklardan olan kemik erimesinin bu sayede giderilebildiği de görülmüştür. Yaşı kaç olursa olsun egzersiz yapan bir vücutta kemik yoğunluğu artmakta ve güçlenme olmaktadır. Bunun yanında beslenme alışkanlığı olarak ta kadınların mutlaka süt içmeleri gerekmektedir. Tabi ki erkeklerinde aslan sütünün yanında arada bir inek sütü de içmeleri gerekir.
Aynı şekilde meme kanseri de kadınlar için kanser vakalarından en yakın olandır. Bu hastalık riskinin de egzersiz sayesinde en aza indirilebildiği ispatlanmıştır. Gerekçe olarak ta egzersiz yapan bir vücuda da yağ dokusunun azalması olarak gösterilmiş. Tabiî ki sadece bununla sınırlı değil. Kadınlarda kalp krizi riski kadınlık hormonun olan östrojen sayesinde daha düşüktür ama bu da olmayacak anlamına gelmemektedir. Egzersiz sayesinde damar tıkanıklığı gibi sorunların yaşanma olasılığını iyice düşmektedir. Çünkü kilo problemi yaşanmamaktadır. Kilo ve stres tansiyonu direk etkileyen faktörlerden biridir ve Türkiye’deki ölümlerde tansiyon önemli rol oynamaktadır.
Artık belli bir duruma (90 kilo) geldikten sonra yada sağlık sorunumuz baş gösterdiğinde değil, hayatımızın her döneminde spor yapmamız gerekir. Spor ek uğraş değil bir yaşam kültürü olması gerekir. Egzersizin faydalı olabilmesi, devamlı olmasıyla alakalıdır. “Hadi bugün biraz yürüyelim alış veriş yaparız hem de spor yapmış oluruz " ile olmaz bu işler. Egzersiz bayanlara kendine güven, daha üretken olma ve çevresine daha faydalı olma gibi çok önemli özelliğini de taşıma şansıda vermektedir. Tabiî ki kıyafetlerin içine rahat girmeyi saymıyorum. Egzersiz sayesinde hastalıklara karşı direncimizde artmakta, bu sayede tedavi masrafı gibi sorunumuzda olmamaktadır. Bakıldığında ülkelerde tedavi masrafına harcanan paranın çok daha azıyla spor etkinlikleri yapılabilir, bununla birlikte insanlar acı çekmeden bu dertten de kurtulurlar.
Bu kadar dile de artık yaparsınız bir şeyler. İnanın aşırı kilolu bayanları görmek oldukça üzücü. Hadi erkekte bir nebze gidiyor. “Göbek adamı zengin gösterir” derler. Şaka bir yana genç, lise çağındaki kızları görüyorum çoğu şimdiden kilo problemi yaşamakta. Buda onların yaşamını olumsuz etkilemekte, kendilerine güvenlerini kaybetmelerine sebep olmakta. Sorun da yukarda da bahsettiğim gibi sporun bir yaşam kültürü olamamasından kaynaklanmaktadır. Beslenme alışkanlığı ise başlı başına facia. Kadınların hangi sporları yapabileceğini, yada ne tür egzersizler yapabileceğini de daha sonraki yazılarımda yazacağım.
Tebessüm
Adamın biri çok şişmanmış. Diyete girip zayıflamak istiyormuş ve doktora gitmiş.
Doktor saymaya başlamış.
- kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, iki zeytin, bir dilim ekmek…….
ve saymasını bitirince adam sormuş
- peki ben bunları yemekten öncemi sonramı alacağım?


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla
)kilo almamak için salatayı eksik etmezler.

