Türk sporu dünya sporunun neresinde. Aslında bu soruyu Türk soruyu nerde olması gerekiyor diye sormak lazım. Ülkelerin dünya spordaki rollerini belirleyen en önemli faktörlerden biri coğrafi koşullarıdır. Bunda ülkenin bulunduğu iklim kuşağı, yüksekliği gibi özellikler önemli rol oynamaktadır. Uzun mesafe koşucuların rakımı yüksek yerlerden çıkması bir örnektir. Türkiye deki uzun mesafe koşucularının genellikle Kars-Ardahan civarından çıkar. Aynı zamanda kayak sporcuları da. Yine uzun mesafe koşucularının Afrika ülkelerinden çıkmasının sebebi; sıcaklık nedeni ile deri altı yağ tabakasının az olması, gövdelerinin kısa, bacaklarının uzun olmasıdır. Bölgenin bulunduğu yerin oksijen yoğunluğu gibi faktörler belirleyici özelliktir. Brezilyanın futbola yatkınlığında, uzun sahil şeridine sahip olmasının büyük etkisi vardır. Özelliklerini tesadüf olmadığını hepiniz görebiliyoruz
Akdeniz ülkeleri genelde teknik, doğu bloğu ülkeler dayanıklılıkta başarılıdır. Tabiî ki istisnalar vardır. Nedenlerinden biride yukarda bahsettiğim gibi coğrafi koşullardır. Ülkemiz ise bu iki özelliği bir arada bulunduracak bir coğrafi konumda yer almaktadır. Bunun yanında Türkiye’nin rakımı 0-5000 arasında değişmesi, kendi içinde farklılığı sağlamaktadır. Buda bütün spor branşında başarılı olabilecek zemini oluşturmaktadır.
Fakat Avrupa bunlara rağmen bizden başarılıdır. Çünkü Avrupa her konuda olduğu gibi burada da sistemini oturmuş yeteneği neredeyse kendi oluşturmaktadır. Bizde ise bahsettiğim bazı özelliklerden dolayı, yeteneğin doğal olarak olmasına rağmen sistemsizlik yüzünden fazla başarılı olamıyoruz. Gösterilebilecek birkaç başarılı sporcu yada sonuç cevap olamaz. Çünkü bahsedilen ülkenin bir Spor Ekolü olması. Dünya sporuna yön verebilmesi. Maalesef bizim ülkemiz bu konuda güreş gibi bazı sporlar hariç böyle bir özelliği yok. Hayallerimizde bile olmadığı için bizim her türlü spor branşında dünyaya yön verebilecek yeteneklere sahip olduğumuzu kimse görmemektedir. Ülkemiz sporcuları, doğal yetenekleri ve bunun üzerine biraz süslemeyle bir yere gelebilmektedir.
Türkiye de yükseklik farkının yanında, üç tarafı denizlerle çevrili olması, bir tarafta kayak yapılabilirken bir tarafta denize girilebilmesi, dört mevsimin tam manasıyla yaşabilmesi gibi özellikler çeşitli insan tipini oluşturmakta ve yetenek seçme şansımızı kolaylaştırmaktadır. Avrupa da ise bu özellikler sınırlı olduğu halde, nüfus bakımından da bizim kadar zengin olmamasına rağmen uzun vadeli devlet politikaları ve basit sistemler sayesinde başarılı sporcular yetiştirmekte ve dünya sporuna yön vermektedir.
Sporda ülkelerin bu tip özelliklerini yanında siyasi etkilerde önemlidir. Komünist rejimle yönetilen bir ülkede yurt dışını çıkmak zordur. Fakat milli sporcular bunu kolaylıkla yapabilir. Yine bunun yanında gelir düzeyi az olan bir yerde farklı medeniyetleri görmenin yollarından biridir.
Bütün bun bilgiler ışında Türkiye’nin neler yapabileceğini tekrar düşünün. Coğrafi bakımından her türlü özelliğe sahip. Nüfus bakımından çoktan seçme şansı var. Ekonomik olarak her düzeyden insan mevcut. Peki, daha ne olsun?
70 milyon insanın yaşadığı ülkeden 11 tane adam çıkarıp dünya kupasına katılamıyoruz, 10 milyon nüfusu olan Yunanistan Avrupa şampiyonu oluyor, olimpiyatlarda hatırı sayılır yerdeler. Bu bütün soruların cevabı olsa gerek.
Tebessüm
İngiliz, Fransız, Türk uçakta yolculuk yapmaktadır.
İngiliz bir sigara yakar bir fırt çeker ve aşağıya atar. Hemen bizim Türk yaklaşır
- neden bir fırt çekip attın
İngiliz: Düşündüğün şeye bak bizde bundan çok
Fransız parfümü alır bir tane sıkıp atar
Türk: neden bir defa sıkıp attın
Fransız: düşündüğün şeye bak bizde bundan çok
Türk baktı olmayacak oradan bir tane yolcu bulur aşağıya atar. Hemen sorarlar
- neden attın adamı
Türk: düşündüğünüz şeye bakın bizde bunlardan çok.
süreyya ayan.jpg


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla
