Sanal ortamda gezerken rastladığım bir haber.
“Beden eğitimi dersleri işkence gibi geçiyor
Beden eğitimi dersleri, altyapı eksikliği nedeniyle öğrencileri zorluyor.
Çocukların beden eğitimlerinin amaçlandığı dersler, bundan dolayı fonksiyonel değerlendirilemiyor. Bu konuda muzdarip olan şehirlerimizden biri de İzmir. Örneğin İzmir'in Konak ilçesinde 150 okuldan sadece 5 tanesinde spor salonu bulunuyor. Yağmur, soğuk ve rüzgarlı havalarda ise öğrenciler, beden eğitimi dersini yapmıyor.”
Haber bu. Diğer illerimizde durum farklı değil, hatta daha kötü. Kendinizin öğrencilik hayatını hatırlayın. Beden eğitimi dersleri nekadar gereksiz derslerdir. Öğretmen topu atar oynarsınız. Bilemedin takla atarsınız. Ben kendi adıma baktığımda o günlerden elime hiçbir şey kalmamış. Üzerinizi değiştirme yerleri sınıflar. Dersten sonra duş almak mı, kim kaybetmişte siz bulacaksınız. Terli terli diğer derse gir.
Beden eğitimi dersleri öğrencinin spor yapması, kondisyonun artması, farklı branşları tanıması, gurup psikolojisini yaşaması için yapılan derslerdir. Beden eğitimi öğretmenleri kişiye nasıl yürüneceğini bile öğretmekle mesuldür. Bunları sorgulayan hiç velide yoktur. Çünkü bunlardan haberi bile yoktur.
Birde madalyonun diğer tarafı var. Devlet belli yapmayacak. Sağ olsun bazı öğretmenlerimiz “budur işim ağrımaz başım” hesabı taşın altına elini sokmuyor. Okullarımızda durum belli, salonu geçtim malzeme bile yok. Çoğu öğretmenler top parasını bile öğrencilerden topluyor. Buna rağmen öğretmenlerimizin de, çocuklarımızın faydalanabileceği, kendilerini ifade edebileceği çalışmalar yapabileceklerine inanıyorum. Yaptıklarını diğer branş öğretmenleri de yapıyor. Bu işe baş koymuş, işini laiğiyle yapan arkadaşları tenzih ederek, madem farkları yoksa gerekte yok. Devletin beden eğitimi öğretmeni atamamasına bende kızmıyorum o zaman.
Birde öğrencilerin küçük yaşta uygun olmayan yarışlara sokulması yok mu. Adamı hepten çıldırtıyor. Uygun olan olmayan bir sürü yarışa yine yeterli olmayan çocuklar sokuluyor. İşin garip tarafı okullar arası yarışmaların mesafeleri belirleyen okullardaki beden eğitimi öğretmeni değil, yine bu eğitim sistemi. Beden eğitiminin amacı gurup içinde spor yapmalarını sağlamak temel becerileri öğretmektir. Uygun birkaç öğrenci varsa belirlenir, uzun vadeli planlama ile çocuk yönlendirilir. Tabi bunda okulun öğretmenden beklentilerinin olmasının da etkisi var. Öğretmenler baskı altında kalıyorlar. Okullardaki spor etkinlikleri ve halk oyunlarını ezeli yarıştan çıkartılıp şenlik havasına sokulması gerekir. Okullarda halk oyunu yapan çocuklara sorun bakalım kaç tanesi zevk alarak oynamış. Halk oyununun bir eğlence olduğunu büyük ihtimalle düğünlerde anlamışlardır.
Beden eğitimi öğretmenlerini işi takım çalıştırmak değildir ki. Okulun basketbol, voleybol, atletizm gibi takımlarını koç yani o konudaki uzman antrenör çalıştırır. Okullarda bir tane beden eğitimi öğretmeni olur ama takımların başında koçlar olur.
Ayranımız yok içmeye diyebilirsiniz. Beden eğitimi öğretmeni bile olmayan okullar varken çok komik kaçıyor ama işin doğrusu bu, bende yazıyorum.
Tebessüm
Genç kadının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar. Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir cocuğuda oyun alanın sonunda kenarda durduğunu görür.
Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek için yaklaşır ve çocuk iyi olduğunu söyler. Bir süre sonra genç kadın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görünce, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak, “senin arkadaşın olmamı istermisin” diye sorar. çocuk pek hevesli olmamakla beraber “tamam” der.
İlerleme kaydettiğini düşünen genç öğretmen “bütün çocuklar top peşinde koşturuyor, sen neden burada bekliyorsun” diye sorar. Afallayan çocuk “ çünkü ben kaleciyim” diye cevap verir.
karikatür.jpg


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla
okulda kı beden egıtımı ve toplumumuzda bu derse bakıs acısını ancak bukadar guzel anlatabılırdınız..!!! bu arda sızı tebrık edemeden geçemıycem..bı sıte de yazmaya basladıgınız gunden berı hergun kendınızı asıyor ve bızlerı aydınlatıcı yazılar yazıyorsunuz..bunun ıcın sıze tesekkur ederım..
