İspanyolların Valencia şehrinin Bunol kasabasında yıllardır yapılan domates festivalini hepimiz televizyonlardan izleriz. Giden varsada anlatsın. Nasıl başladığını kesin olarak bilinmemekle beraber bir efsane niteliğinde yıllardır yapılmakta. Bu sayede insanlar stres atmakta, eğlenmekte ve kasabada buraya gelen turistler sayesinde para kazanmakta. Büyük ihtimalle hasat sonu kutlaması ile başlayan eğlence 20 binin üstünde turisti kasabalarına çeken bir karnavala dönüşmüş. Yanılıyorsam düzeltin bir benzeri Hollanda da yapılıyor. Nerden çıktı bu domates hikayesi demeyin, şimdi anlatacağım.
Antalya da yaşamasak bile burayı çoğumuz tatil sayesinde görmüşüzdür. Bir tatil cenneti. Geçtiğimiz tatil günlerinde de buraya birçok insan akın etti. Otelciler rahat bir nefes aldı. Fakat bu şehrimiz özelliğini yeteri kadar kullanamıyor. Burası sadece tatilcilerin gözde eğlence mekanı değil aynı zamanda takımları da kamp için birinci sırada tercih ettikleri bir yer.
Malum Dünyada birçok lig tatile girdi. Çoğu takım bu şehrimize akın ediyor. Hatta beyzbol takımları bile. Tropikal iklimi ile takımlar için bulunmaz fırsat. Gelmesi beklenen sadece futbol takım sayısı 1200. Bir futbol takımı minimum 25 kişiden oluştuğunu düşünürseniz bu yapar 30000 kişi. Yani düşünün pastanın büyüklüğünü. En az 500 takımda ulaşım ve saha yetersizliği dolayısıyla buraya gelemiyormuş.
Antalya yıllardır bu güzel fırsatı yeteri kadar değerlendirmiyor. Organizasyonların yetersizliği büyük takımların burayı tercihlerini de en aza indirmekte. Son beş yıla kadar doğru dürüst bir turnuva bile düzenlenmiyordu. Zaten bunun içinde yeterli sahaya da sahip değil. Burası nerdeyse her yıl devre arasında "Mini Dünya Kupası" düzenleyebilecek bir yer haline geliyor. Efes Cup ve Antalya Cup adında iki turnuva düzenleniyor. Çok geç kalındı. Bakıldığında ben organizasyon yetersizliğinden bahsediyorum fakat iki turnuvayı kaldıracak saha olmadığı için turnuvanın biri otel sahasında yapılacak. Acilen Antalya bu sorunlarını halledip devre arası denince dünyanın aklına ilk gelecek yer olması lazım. Üstelik futbol takımı bir haftada, tatil amaçlı gelmiş 25 kişiden çok daha fazlasını bırakır. Çünkü onların yemek ve ulaşım gibi hizmetlerden beklentileri çok daha fazla ve kalitelidir.
Adamlar bir domates karnavalı uyduruyor ve binlerce turist çekiyor biz elimizdeki fırsatı değerlendirmiyoruz. Önceki bir yazımda doğa şartlarının bize verdiklerinden bahsetmiştim. Antalya’nın bu ılıman havası ve spora elverişli ortamını hiçbir teknoloji yapamaz. Güneş, tarih, eğlence turizminin yanında acilen spor turizmi de aktif hale getirilmeli sadece bununla kalınmayarak buna yönelik oteller ve tesisler yapılmalıdır. Antalya gelen takımlara lojistik destek sağlamalı.
Ruslar Antalya ya Spor köyü kurmayı planlıyormuş. Baktılar yapmaya niyetimiz yok biz bari yapalım parayı da yeriz diyorlar herhalde.
efes.jpgdometes.jpg
Tebessüm
Karadeniz kıyısındaki otele tam pansiyon kalmaya gelen İstanbullu turist iki gün sonra feryadı basmış: - Seyahat acentesi bizi buraya yollarken "yemekte serbest seçim" diye yolladı. Oysa iki gündür yemeklerde hamsiden başka birşey yok. Nerede serbest secim? Otelci durumu açıklamış: - ister yersiniz ister yemezsiniz. İşte size serbest seçim.
evlilik.jpg


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla

