çağlar özkan:
Herkesin uzaktan yakından bir spor branşı ile ilgisi vardır. Bazıları bizzat yapar, bazıları da o spor branşına ilgi duyar ve seyrederler. Bu arkadaş meclislerinde zaman zaman muhabbet konusudur. Bazen de konuya yabancı kalmayayım diye takip edilir. Enteresan olan ise, kızlarla erkeklerin temel ayrılıklarından biridir. Erkekler çoğunlukla futbolun eşsiz bir spor, bayanlarda dünyada yapılabilecek en gereksiz iş olarak görürler. Neredeyse cinsiyetin temel farklılıklarından biridir. Çoğu erkeğin Pazar hayali bira içip maç seyretmek bayanlarında inatla aynı gün temizlik yapmaktır.
Bu işin bir yönü. Asıl konumuz ise spor branşlarının kendi içindeki savaşı. Öncede söylediğim gibi herkes sporun farklı bir branşından hoşlanıyor yada yapar. Bununla birlikte çoğunun iddiası o ki kendi branşının daha iyi olduğu. Bir başka boyut kendi ilgilendiği branşının taraftar profilinin daha kaliteli olduğu. Öylemiymiş bir bakalım.
Bu tartışma en yoğun olarak basketbol ile futbol taraftarları arasında yaşandı. Basketbol severler genelde futbolun ve taraftarlarının çok kaba olduğunu düşünürler. Son zamanlarda bakıyoruz basketbol maçı içersinde yumruklaşmalar, türbinler de kavgalar çıkmaya başladı. Hatta geçen sene Yunanistan’daki basket maçında yaşananlar hala aklımızda. Bu konunun daha ileri boyutu ise tenis, eskirim, golf gibi sporların diğerlerinden çok farklı olduğu ve taraftar kitlesinin de daha iyi olduğudur. Gerçekten böylemi? Baktığımızda hiçbir tenis maçında hakemin yanlış kararından sonra uğultudan başka bir şey duyulmuyor. Kimse çıkıp rakip tenisçiye kafa atmıyor. O zaman doğrumu demektir? Peki, futbol veya basketbol gibi branşların taraftarları insan evladı da diğerlerini uzaydan mı geldi. Bahsettiğim bazı spor dalların bizzat içinde, bazılarının da yakından takipçisi olarak söyleyebilirim ki bu konunu sporun branşıyla alakalı yoktur. Tabiî ki bazı spor dalları temasa dayanan unsurlar içerir. Etkisi mutlaka göz ardı edilemez. Bir nedeni bazı branşlar içinde disiplin cezalarının çok ağır olması. Asıl nedeni ise sporun ulaştığı izleyici kitlesi. Bu kitlenin yaş, ekonomi, yaşantı şekliyle ve sayısıyla ilintili bir konu. Bir spor branşı ne kadar çok kişiye ulaşıyorsa, o kadar farklı insanla muhatap demektir. Belirli branşların biraz daha özel olmasının temel farkı da budur. İnsanlar bizzat kendisinin de yapmadıkları şeyi pek izlemezler.
Sporun her branşı güzeldir. Biraz rahat bırakalım insanları istedikleri şeyin tarafında olsunlar. Sporun taraftar kalitesini belirleyenler sonuçta insanlardır. Aynı spor dalının farklı ülkelerdeki algılanma şekline de bakılırsa haksızlık etmemek gerektiğini görürüz. Konun üstünde daha çok yazmak gerekir, bununla sınırlı değil. Gevezelik yapacağım diye asıl konu hakkında yeterince yazmadım. Sonra devam ederim artık.
Bugün Pazar, beylerin maç günü. Hanımlar rahat bırakında adamlar stresini atsın. Yoksa size patlarlar. Yapın pazarlığınızı maçtan sonra sizi yemeğe götürsünler. Beyler ise maça gidiyorlarsa dönüşte arayın “maç hiç zevkli değildi keşke gitmeseydim, seninle vakit geçirmeyi tercih ederdim” deyin yeterli. Bir daha ki maça kadar kim öle kim kala.
Tebessüm
Temel kompartımanın kapısını açmış
Birde ne görsün
Bir faslı, bir Kızılderili, birde Eskimo
Temel
- tüh demiş yanlış fıkra, çıkıp gitmiş.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile Cevapla