Turkcell Süper Ligi'nin 28. haftasında Beşiktaş, kendi sahasında Bursaspor ile golsüz berabere kalarak, zirve yarışında önemli bir yara aldı ve liderlik fırsatını tepti. Beşiktaşlı futbolcuların ortaya koymuş olduğu futbol beğenilirken, teknik direktör Mustafa Denizli verdiği kararlarla spor yazarları tarafından eleştirildi.
ALİ GÜLTİKEN: KAZANILAN BİR PUAN (SABAH)
Oynanan ikinci yarıdan sonra önce Beşiktaş'ı bir alkışlayalım. Bu kadar ciddi bir rakibe karşı uzun süre 10 kişi oynayıp böyle işler yapabilmek kolay değil.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...
Bursaspor'un eksik kalan Beşiktaş'a karşı öncelikle oyun temposunu düşürüp bol pas yaparak oyunu kontrol etme düşüncesi, Beşiktaş'ın mükemmel defansif ve orta alan mücadelesi sayesinde kendi sahasında yapılan birkaç yan ve geri pastan öteye geçemedi.
Bu maçtan sonra elbette oyunun ilk yarısında Bursaspor'un kaçırdığı pozisyonlar için üzülen taraf konuk ekip olurken, maçın ikinci yarısındaki futbol ve performansın ardından eksik olmasına rağmen bu maçta kaybettiği iki puana üzülen taraf, haklı olarak Beşiktaş ve Mustafa Denizli olacaktır.
Beşiktaş açısından bu kadar güzel bir gösteriden sonra kaybedilen iki puan değil, şampiyonluk yarışında kazanılan bir puan olduğunu düşünüyorum.
İSKENDER GÜNEN: EVDEKİ HESAP... (SABAH)
Türkiye ligi kurulduğundan bugüne kadar böylesi bir sezon yaşandığını düşünmüyorum. Özellikle ligin ikinci yarısında her takım birbirine şampiyonluğu hediye etmeye çalışıyor.
Beşiktaş'ın oyun planında Nobresizlik büyük sorun, çünkü Bobo bir Nobre değil. Yani rakip savunmayla boğuşacak, sırtı kaleye dönük oynamasını bilecek her pozisyonda pres yapacak top saklayacak özellikleri taşımıyor, Bobo ileri ikilide daha yararlı olabilir.
Oyunun ilk yarısının son dakikalarında İbrahim Toroman'ın ikinci sarı karttan atılmasıyla birlikte ikinci yarıya çıkarken, Beşiktaş'ın daha farklı bir oyun organizasyonu oluşturma planları da yok doldu.
TURGAY DEMİR: FERMUAR SIKIŞTI (FOTOMAÇ)
Beşiktaş değil ama Mustafa Denizli bu yenilgiyi yerden göğe kadar hak etti. Hacettepe maçından beri her hafta şapkadan yeni bir tavşan çıkaran ve kazandıkça doğru yaptığını zanneden Denizli bir türlü ders almadı.
Tello almış başını gitmiş, Delgado santrfor oynuyor, Bobo ve Holosko da öyle, koca orta alan kalıyor Ernst'in başına. Sivok diyecekseniz demeyin çünkü o Denizli'nin 3. stoperi. Beşiktaş'ın karşısında iki pas yapamayan bir Bursaspor var. Her fırsatta yere yatıyorlar. Böyle bir rakibe karşı pozisyon bile bulamadı siyah-beyazlı takım. Bunun tek sebebi Denizli'nin karman çorman sistemi.
Denizli maceracı ruhunun faturasını Beşiktaş'a ödetti sonunda. Şu gün istifa edip gitse bu takım şampiyon olur. Öyle bir şey olmayacağına göre de şampiyonluk zor. Çünkü Mustafa hocanın şu maçtan bile ders alacağına inanmıyorum. O önümüzdeki hafta başka tavşanların peşinde koşacaktır. İyi koşmalar. Farkındaysanız hakem hakkında tek kelime etmiyorum. Kötü yönetti ama çok önemli değil. Malum, Deniz Çoban şöhret olmaya çalışıyor. Olabilir. Sen şampiyonluğa oynuyorsan hakemi de yeneceksin. Bu işin mazereti yok. Geçen hafta Denizli, "Femuardayız" demişti, dün akşam o fermuar sıkıştı.
İLKER ATEŞ: KUMAR FACİASI! (FOTOMAÇ)
Eğer Beşiktaş şampiyonluğu kaybederse sebebi bu maç olacak. Sorumlusu da elbette Denizli. Çünkü en önemli maçta en olmadık hataları yaptığı için. Birçok maçta olduğu gibi yine ilk 45 dakikayı çöp sepetine attığı için.
Allah aşkına, Delgado'yu oynatmak ne anlama geliyordu. Bu adam spastik bir on numara! Senin elinde Yusuf gibi Delgado'yu beşe katlayacak süper bir adam var, onu kenarda oturtuyorsun.
FATİH DOĞAN: KOLTUK STRESİ... (FOTOMAÇ)
Beşiktaş'ın önüne liderlik koltuğuna oturma şansı gelmişti. Sivas'ı deplasmanda yenemeyerek ertelediği o şansını dün Bursa'yı kendi evinde deviremeyerek bir kez daha erteledi. İnönü'de bunun için dün her ortam müsaitti.
Ancak sakat olduğu için hafta içinde idmanlara fazla katılamayan Delgado'nun performansı takımın performansının gerisinde kaldı. Delgado'nun bekleneni verememesi, liderlik stresi, taraftar baskısıyla da birleşince takımın kimyası bozuldu.
Beşiktaş taraftarının maçtan sonra takımını tribüne çağırıp desteklemesi. İkincisi maç bittikten sonra birkaç taraftarın Sağlam aleyhine tezahürat girişiminin çoğunluk tarafından hemen susturulması. Camialar sadece saha sonuçlarıyla değil davranışlarıyla da büyüklüğü hak ederler.
Kaynak : Sabah Haber


LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı ile Cevapla