Alen, Kartal'ın rüya 11'ini çıkardı
Ünü sınırlarımızı bile aşan ve dünyanın en ateşlitaraftarları arasında gösterilen Çarşı Grubu'nun liderlerinden Alen Markaryan ile özel röportaj gerçekleştirdik.
Beşiktaş deyinceinsanların aklına önce Çarşı, Çarşı deyince de Alen Markaryan gelir. Karşılaşmalardan öncetaraftarlara çektirdiği üçlülerle, maç sırasında söylettiği sloganlarla, hemseyircileri hem defutbolcuları ateşleyen, isimdir Alen Markaryan.
Biz detaraftarın "Kebapçı mısın amigo musun" diyesevgi gösterisinde bulunduğu Alen Markaryan 'la kebaptan taraftara, Beşiktaş yönetiminden hayalindeki 11'e kadar birçok konuda soru sorduk.
- Size verilen maçlara girememe cezasından sonrataraftar takıma gereken desteği verebiliyor mu?
Kan kaybettiğiçokortada. Netice itibariyle ehemmiyetiyüksek karşılaşmalarda sahaya pozitifenerji verilemiyor.Bunun verilememesinin nedenitaraftarın gelişen olaylarda inanılmazderecede kalbinin kırılması.Taraftarın aklında hep bir soru işareti var. Buna dayalı olarak kongreden önce ve kongreden sonraki bölümlerdetaraftarlar biz kullanıldık mı? sorularının cevabını bulamadı. Kongreye kadar yapılan tezahüratlardataraftarlar da her golden sonra Yıldırım Demirören'e aleyhine tezahürat biçimi vardı. Kongreden sonra tekrar başkan seçildikten sonrataraftarın kafasında yönlendirecek kimse olmadığı için ne yapacaklarını bilmedikleri için oto kontrol kaybı, Beşiktaştaraftarını bu kadar dillere düşüren o sistematik mekanizması çalıştıramamaktan kaynaklandı bunların hepsi.
- Klasik bir soru olacak ama Çarşı yönetime karşı mı?
Giden yönetimin arkasındankonuşmak istemiyorum. Ama yetersiz oldukları aşikardı. Gelen yönetim neler yapacak hep birlikte göreceğiz. Geçen yönetime oranla daha zengin, daha etraflıinsanlar var şu anda. Ama tabi ki böyle olmalarıçok daha iyi yönetecekleri anlamına gelmiyor. Sizin sorunuza gelince Çarşı yönetime karşı değil, Çarşı yapılan haksızlıklara karşı.
-Seçimden önce yapılan anketler de Murat Aksu, Yıldırım Demirören'e göre daha fazla oy alıyordu. Fakat kongre tam tersine başkanlığayeniden Demirören'i seçti. Aradaki fark nereden kaynaklanıyor sizce?
Beşiktaş'ta Murat Aksu - Yıldırım Demirören yarışı 1984 yılındaki Süleyman Seba- Mehmet Üstünkayaseçiminden sonra en çekişmeli, en hararetli yarış oldu. Buseçime en maksimum beklendi. İki taraftaseçimle ilgilibütün detayları tek tek inceledi. Murat Aksu'da 2500- 2700 civarında oy alacağını biliyordu. Aksu'nun aldığı oylar arasında tepki olanı da vardı. Murat Aksu'yutribünlerdeki Yıldırım Demirören aleyhine tezahüratlar etkilemiş olması büyük bir ihtimaldi. Yıldırım Demirören genel de camiada sevilen oyu olaninsanları seçti. Aksu ise tam aksine hiç oyu olmaya hiç yüzü eskimeyeninsanları buldu. Ama kazanırsam kimseye gebe olmadankazanmaktı. Yani sonucun bu olması kaçınılmazdı.
YENİ YÖNETİMDE KIVANÇ OKTAY OLMALIYDI
-Yeni yönetimde şu isim kesinlikle yönetimde olmalıydı dediğiniz bir isim var mı?
Beşiktaş yöneticilerininhemen hemen hepsiyle aram iyidir. Şimdi birisini söylesem diğeri kırılır. Bana göre başkan sanki 2-3 sene sonrasının hesabını yaptı bana göre. Ama Kıvanç Oktay'ın olmasını isterdim açıkçası. Akraba olması hiç önemli değil. Eğer iyi işler yapmak Kıvanç Oktay biçilmiş kaftandı. Şu anda da yönetimin dışından ciddi olarak desteğinin olduğunu düşünüyorum.
- Sizce Çarşı Grubu'ndan başka dünyada en ateşlitaraftara hangi ülke ve takımlar sahip?
Avrupa'da maç içerisinde bu kadar konsantre olabilentaraftarçok az. Ama örnek verecek olursam Yunanistan'ın Olympiakos takımının ateşli bir takımı var. Daha sonra Dortmund, Arjantin ve Brezilya liginde de var. İtalya da Roma, Livorno'da var. Liverpooltaraftarlarına Kop derler mesela. Ben bir kere maça gitmiştim.Sadece 85.dakikada kalkıp kendilerine ait marşı söylediler. O da garip ünlemlerle dolu bir marştı. Benceuzaktan yakından bizim buradaki en kötütribünler bile geçemezler.
-Türkiye'dekitaraftarları değerlendirirsek…
Aklıma ilk olarak Göztepe, Karşıyaka, Sakarya, Eskişehir, hiç sevmeme rağmenBursa, Galatasaray,Fenerbahçe ve Beşiktaştaraftarları geliyor. Taraftarın sahaya pozitifenerji vermesi vefutbolcularında bu atmosferi alması bence her statta maalesef olmuyor. Onun için biz sahayı paralellemesine seyredentribünden çıkmak istemiyoruz. Diğer takımlar çıktı bir tek biz kaldık. Galatasaray veFenerbahçekale arkasına geçti. Biz türlü baskılara rağmen, Bizansoyunlarına rağmen orada durmakta ısrar ediyoruz.
DENİZLİ'NİN BAZI TAKINTILARI VAR
-Yıldırım Demirören'inteknik direktör MustafaDenizli ile dahauzun yıllar çalışmak istediği öğrenildi. Sizce doğru bir karar mı?
(Gülüyor) MustafaDenizli beyninde Beşiktaş'ı hala bir köşede oturtuyorsa hastalığı o kadar da engel değil. Denizli'nin bana göre konsantrasyon alanında handikabı var. Yani busezon başından belliydi. Gördüğüm ve hissettiğim kadarıyla 10 ya da 11. haftada takıma adapte olabildi. Takım içerisinde bazıfutbolcular (Holosko,Bobo, Nobre,Tello)Denizli'deki konsantrasyon eksikliğindenzarar gördüler. Aslında takımyeni yeni kendine gelmeye başladı Ama bana göreDenizli'nin bazı takıntıları var.
- Ne gibi takıntıları var mesela
Nihat'a inanıyorsan Nihat'ı mutlu son veya mutsuz son illa bitirene kadar kullanmak istiyor. İlla mutlu sonla bitecek bir film yok. Dolayısıyla Nihat kararının takımazarar vereceğini vetaraftarın tepkisini çekeceğini düşünmüyor. Nihat'a tanınan tolerans Tabata'ya neden tanınmıyor. Bunların hepsitaraftar ve yönetimin aklında soru işaretli yaratıyor.Denizli Nihat'a verdiği şansı Tabata'ya tanımadı.
- İnönüStadı'nda 30 bin kişiye talimat vermek nasıl bir duygu?
Benfutbolcu değilim, yönetici değilim. Beşiktaş'a kahramanlık da yapmadım.Sadece Beşiktaşlılığımı yaşıyorum. 30 bin kişinin Alen diye bağırması farklı bir şey. Birinsanı bu kadar onure etmekherkese de nasip olmaz bana göre.Türkiye'nin neresine gidersem gideyim tanınıyorum bir kere. Bazen acaba kot pantolonu çıkartıp takım elbise mi giysem, kongreye mi yönelsem gibi düşünceler oluşuyor. Çünkü Beşiktaş'ta yapacak dahaçok işim var.
YILDIRIMTARAFTARI MÜŞTERİ GİBİ GÖRÜYOR
- Aziz Yıldırım iletaraftar ilişkisini nasıl buluyorsunuz?
Aziz Yıldırım karşısındaki kitleyi hep müşteri olarak görüyor. Bence o yüzden kaybediyor. Tesisleşme alanındabaşarılı amataraftarlar arasında hala birsevgisizlik var. Bu tipteki takımların başkanlarıtaraftarları kucaklaması gerekiyor. Çünkü bu gönül işi.
YUMURTA KIRMASINI BİLE BİLMEM
- Peki kebap açma fikri nereden aklınıza geldi?
Aslında esas mesleğim kuyumculuk. 17 sene kuyumcu işçiliği yaptım. Ama oturarak çalışmak istemediğimi anladım askerlik döneminden sonra. Hep aklımda ocak başı açmak vardı. 2001 yılında ocak başı açmaya karar verdim ve açtım. Ben yumurta kırmayı dahi bilmem ama ustalar sayesinde bugünlere geldik. Ben yemek yapmayı değil ama yemeyi severim. Başkası olsa bu seneye kadar öğrenirdi fakat beni ilgimi çekmiyor.
- Peki yöneticilerden gelen oluyor mu?
Yöneticiler dedikodu olur diye gelmek istemiyorlar açıkçası. Daha önce gelenler oldu tabi ki. Serdar Bilgili olsun, Yıldırım Demirören, Kıvanç Oktay gelmişti. Şimdi de gelenler oldu ama kimse görünmek istemiyor.
BU KIRGIN BU ZİNDAN - ALEN MARKARYAN
kaynak: sabah.com.tr


LinkBack URL
About LinkBacks







Alıntı ile Cevapla