01 Şubat 2009 Pazar

Uluslararası bir panelde konuşmacısınız.

Panelde konuşanlardan biri, insani duygusunu yitirmemiş herkesin tepki göstereceği sözler sarf ediyor.

Söz sırası size geliyor…

Heyecanlı bir şekilde konuşmaya başlıyorsunuz.

Dünya televizyonlarının canlı yayınladığı panelde, moderatör sizi eliyle ‘dürtüyor’

İşte, Başbakan Tayip Erdoğan’ı sinirlendiren ve kanı beyne sıçratan hareket.

Modetarör David Ignatius, Başbakan’ı dürtmemiş olsaydı böyle bir sonuç ortaya çıkmazdı.

Dürtüldüğünüz an diplomasi sona erer…

Ya elle karşılık vereceksiniz, ya da kalkıp gideceksiniz.

Başbakan ikisini de yaptı.

Omzunu dürten moderatörün elini tutarak engellemeye çalıştı, sözlü saldırı da cabası…

Sonrasında moderatör elle dürtmeye devam edince, Başbakan daha fazla dayanamadı ve “Daha Davos’a gelmem. Davos bitmiştir benim için” deyip dosyalarını topladı ve salonu terk etti.

İster seçim yatırımı deyin, ister planlı bir hareket deyin.

Tik’i olan birine yapılacak en son hareket, konsantrasyonunun dorukta olduğu bir anda dokunmaktır.

Eli dışında dokunduğunuz her yerinde sinirler gergindir.

Moderatör, Başbakan’ın sözünü kesmek için eline dokunsaydı bunlar yaşanmazdı…

Başbakan’ın ‘diplomatik’ davranmadığı için eleştiriyorlar.

Pek çok diplomatla tanıştım, görüştüm.

Diplomaside en önemli organlar göz ve dildir.

Diplomatlar, karşılarındaki insana hakaret etseler dahi gülümserler.

Konuşmaktan çok dinlemeyi tercih ederler.

Kolundan, popondan, sağından, solundan ve belinden dürten bir diplomat görmedim şu ana kadar.

Diplomaside ‘elle’ müdahale olmaz…

Diplomatlar, dilleriyle konuşur.

Elle müdahale ancak sokak kavgalarında olur.

Diplomatik davranmadı diye eleştirilen Başbakan’ın diplomat değil Başbakan olduğunu da göz ardı etmeyelim.

Başbakan, gülümseyerek ciğerini söken diplomatlar gibi davranmadı.

Hem samimiyetsizliği eleştiriyoruz, hem de samimi davrananları…

Başbakan’ın yaptığını başka bir devlet başkanı yapsaydı, imrenirdik.

Başbakan, tüm hareketlerinde samimiydi.

Moderatörün ‘elle’ dokunmasının ardından yüzünün aldığı ifade kafalardan silinemeyecek kadar önemli ve samimiydi.

Rol yapan birinin yüzü o kadar kızaramaz, öfkesini yüzüne bu kadar nedt yansıtamaz.

Yaprak Dökümü’nde evin babasını canlandıran Halil Ergül Türkiye’nin en başarılı oyuncuları arasında.

Ergül’den Davos krizinde Başbakan’ı oynamasını istesek, başarılı olamaz.

Çünkü, Başbakan her hareketinde samimiydi, kendisiydi ve rol yapmıyordu.

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, Filistinlilere özellikle İsrail ve ABD tarafından yapılan baskıyı kınadı.

Chavez tüm dünyanın gönlüne taht kurdu.

Şimdi, bu tahtta iki kişi oturuyor…